Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • “1- Abdalanlı 2-Alanlı 3- Arelli (Arılı)  4- Balaban (Dimetoka’dan geldiklerini biliyorlar)   5-Caferanlı (Cafranlı)  6- Yarakli (Çarıklı)  7- Demenanlı 8- Elhanlı 9- Hadikanlı (Hedik Uşağı)  10-Haydaranlı 11- Hormekli 12-İzollu 13- Karsanlı 14- Kemanlı 15- Kobanlı 16- Kureyşanlı 17- Lolanlı 18- Pilvenkli 19- Butanlı 20- Silanlı (zilanlı) 21- Sisanlı 22- Şavalanlı 23- Yusufanlı 24- Zimtekli aşiretleridir.” Alıntı:…

  • “Yukarı Abbasanlar Tunceli – Pülümür ilçesinin Danzig kasabasının Gur köyünde otururlar. Ovacık ve Erzincan’ın Girlevik ve diğer köylerinde bulunurlar. Aşağı Abbasanlar Tunceli’nin Hozat ve Ovacık ilçelerinde toplu yaşarlar. Abbasan adı Abbasilerden veya başka bir Kafkas ırkı olan Abkhaz, Çerkezlerin Abhaz soyundan gelmiş olabilir. Bahtiyar Uşakları; Tunceli-Hozat ve İran’da yaşıyorlar. Gülabi; öz Türkçe bir isim, gül…

  • “Türklerin antropolojik olarak kafataslarının % 85 oranında yuvarlak (brakisefal) olduğu tespit edilmiştir. Kurmanç ve Zazalarda da bu oran aynı. Oysa Arian (Aryani) ırk uzun başlı (Dolikisefal) dir. İkisinin ortası olan mezosefal Türk, Kürt ve Zazalarda % 15 tir. Zazalar iki büyük bölüme ayrılabilirler; Zazalar ve Dümbeliler. Zazalar da kendi arasında Şeyh Hasanlılar (bunların da Seydanlılar…

  • “Kürtçeden bazı kelimeler. Çer-Çır= Türkü (Eski Türkçede Yır.) Çirak= Türkülü hikâye. Kal / Kalik / Kâl =Yaşlı ihtiyar. (Kaşgarlı Mahmut’ta da Kal dır.)  Kek / Keke / Kako / Keko = Ağabey demek. (Sibirler’de; Kek, Yakutlarda; Keki. K. Mahmut’ta; Kek, Mek, Er. (1) Ko / Ke / Ki = Bu ekler aile adları veya sıfatlarının…

  • “Amca dilimize Arapçadan geçmedir. Türkçesi Apa veya Apağa. Kürtlerdeki Apo sözü dilimize daha yakın. Bibi = hala Kürt dilindeki bu kelime Özbekçede de var. Eski Van Milletvekili İbrahim Arvas anlatıyor  “Şemdikan Kaymakamı iken Gerdi aşireti reisi Oğuz Bey’e bu adı nereden aldığını sordum. Ben 21. Oğuz’um dedi …” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut…

  • “David Neil Mackenzie’nin iki ciltlik Kurdush Dialect Studies adlı eserinden; “Halen Kürtlerde kullanılan şu kelimeler Türkçedir ve çok eskidir. Çirkin, mundar, …Türkçede, Arapçada olduğu gibi şedde yok ve bir ses iki kere söylenmiyor. (1) Bu yüzden de halkımız çocuklarına Muhammed (m harfi şeddeli) değil de memet demektedir. Kürtler bu Türkçe kuralına o kadar sadık kaldılar…

  • “Oğuz ve Kıpçakların kelime başlarındaki “Y” seslerini yutarak konuştuklarını Kaşgarlı Mahmut Divanı’nda belirtmektedir. Kürtlerde de bu durum söz konusu. Eğit/ İgit = Yiğit, Em= Yem, Eprax = Yaprak, Urt= Yurt gibi.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978,  Sf. 69) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır.

  • “Kaşgarlı Mahmud’un belirttiği gibi Türk dilindeki 9 sesli ( a, e, ı, i, o, ö, u, ü)  öteki sessiz harfleri Kürtlerde de görmekteyiz. Türkçede olmayan sesler Kürtçede de yok.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978,  Sf. 65) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Artık bu iddia doğru değil. İnce ve…

  • “Şerefnâme’den: “Dede Korkut Oğuznâmesi’ne göre; “Oğuz-Hanlılar .. İslam dinini benimsediklerini arz eylemek üzere (622-632) Hz. Muhammed’e elçi olarak Kürtlerin İlbeyi sülalesinden Boğduz adlı heybetli ve dev yapılı birisini gönderdiler. Bu korkunç yüzlü elçi uruğunu soran Peygambere ‘ Kürtler Taifesindenim’ dedi.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978,  Sf. 60) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek…

  • “Tarihte kıtaları kolayca aşmaya alışmış Türk kavimlerinde mesafe daima yakın gösterilir.“ Alıntı: Hatıralar – Zeki Velidi Togan (1978, Sf. 197) kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU(2009): Bu anlayış Türklerin çok uzak mesafelere hareket etmiş bir millet olduğunu gösterir. Göçebe ile tüccar toplumlar birbirinden ayrılır bu ayırtlardan biri de mesafe anlayışlarıdır. Türkler göçebe değil…

  • “Timur memleketini “yasa” ve “tüzük” ile yönetti. Şems İci’nin yazıp Timur’a sunduğu “Tuhfa” (armağan) adlı eserinde “Şeriat yerine yasaya ve din karşısında da Riyazî (matematik) ilimlere öncelik tanınmalı” diyor. Atatürk’e bu eserden bahsettiğimde” Yaman bir Türk bu Timur” dedi.” Alıntı: Hatıralar – Zeki Velidi Togan (1978, Sf. 125) kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.

  • “Bazı Başkurtça kelimeler Alkış= Dua, Kargış= Beddua (Harput’ta karış diyorlar.) Kürege= Külek (ahşap kavanoz),  Gurut = Kurut (kurutulmuş çökelek),  Usgur= Uşkur (Harput’ta üsküre) .. Köyümüzde akrabamız olan Ehil Molla adında yaşlı imam çoğu zaman içkili olurmuş ve içkili halde halka namaz kıldırırmış…. Annemde kürege denen ağaç kapta “acı bal” denen bu içkiyi yapar ve babamdan gizli…

  • “Şimdiye kadar Cengiz çocukları bizim tarihlerimizde Moğol veya Tatar diye anılarak yabancı bir devlet veya hanedan (kraliyet ailesi, soyu) gibi gösterilmiştir……. Cengiz Han kültür ve ülkü bakımından da Türk’tü.” Alıntı: Türk Tarihinde Meseleler – Hüseyin Nihal Atsız, (Baskı 1975, Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marksizm’le kapitalizm arasında esaslı bir ayrım yoktur. Çünkü iki fikir de materyalizme dayalıdır. Alıntı: Milliyetçi Türkiye – Kurt Karaca (s. 19) kitabından birebir alıntıdır. BAKKAL’IN YORUMU (2007) Bu kitapta verilmek istenen ideolojinin felsefi hiçbir dayanağı yok. Böyle bir açılım da yok. Milliyetçi insanları cahilleştirme, sürüleştirme ve uydurma bir ideoloji ile Marksist veya sosyalistlere karşı donatma…

  • İngiliz elçisi “Daha ne kadar Ermeni öldüreceksiniz?” Abdülhamit; “Şu gün, şu saatte, Karadeniz’in falan limanına yaklaşıp, karaya, Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için, şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitacılara teslim eden İngiliz gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa, tam o kadar Ermeni öldüreceğiz.” Alıntı: Ajan Okulları, Necdet Sevinç (s.126) kitabından alınmıştır.

  • İl (devlet)  gider, Töre (toplumsal kurallar, adalet anlayışı da denilebilir)  gitmez. Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç (s. 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Türklerin tarih boyunca başarılı devlet idarelerinin ve bu sayede büyük ve güçlü devletler kurmalarının iç dinamiklerinden biri töredir. Yahudilerin de her türlü vatansızlık, sürgün, itilmişlik gibi olumsuzluklara rağmen yok olmamaları…

  • 1908 yılında Gaziantep’te Türklerin dokuz, azınlıkların yirmi okulu vardı. Alıntı; Ajan Okulları – Necdet Sevinç, (s. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • II. Abdülhamit “Ahmet Vefik Paşa Robert Koleji arsasını Amerikan misyonlarına satmakla Türkiye’yi büyük bir gaileye (sıkıntıya) soktu. Kendisi de Kayalar Kabristanı’nda çan sesi dinleyerek yatsın.” diyor.  Robert Koleji 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur. Bulgar ihtilalcisi ve Robert Kolej öğrencisi Mateef  “Dr S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girdiyse Hristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için, …

  • Moğollar Saray’a “orduevi” derlerdi. Türkler ilk zamanlar taştan yapılmış yapılara ” Bark” diyorlardı. Alıntı: Türk Kültürünün Gelişme Çağları II – Bahaeddin Ögel (s. 133) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Ev-bark deyimi o zamandan kalmış.

  • Göktürklerde Edgü il; iyi il, Kamaşığ İl ise Karışık il demektir. Alıntı: Türk Kültürünün Gelişme Çağları II – Bahaeddin Ögel (s. 53) kitabından birebir alınmıştır.