Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya
-
Bizim “gıda” dediğimize, Farisidir ve çok eskiden ise “gaza” diyorlardı ve Türkmen halkımızda hâlâ, “biz o gazayı yaptık” sözü var, çocukluğumda işitir ve bir türlü anlamazdım, “daha önce yemek yedik”, anlamındadır. “Baya” yerine de, denetlemedim ve eğer doğru yazılmışsa, “baza” görüyoruz, On üçüncü yüzyıl dilidir, “mevla”, mulla veya Kürdi “mele” ile aynı sözcüktür, “üstad” diyebiliriz,…
-
Aristakes Grigoryan’ın Tanıklığı (D. 1900, Şarur, Khanlukhlar Köyü) Türkün Ermeni’yi katletmede sevdiği şekil boğazlamaktı; vücudunun farklı organlarını kesiyor ve sıcak kan şadırvan gibi akıyordu. Değil mi ki o katil, Allah’ın cennetine gidecekti… Sf. 761 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları,…
-
Gülinya Tseruni Musoyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kesab, Galaduran Köyü) Biz Der Zor’a gitmedik Oraya gidenlerden kurtulan olmadı. Orda çok insan kestiler. Biz Hamma Köyü’ne gittik. Bir Türk’ün evine yerleştik. O Türkler çok iyi insanlardı. Amcam orda hastalanıp öldü. Ev sahibi bize dedi ki: “Niye gece bize haber vermediniz. Hastanızın derdine bir çare bulup yardım ederdik.”…
-
Sedrak Grigori Poğikyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Aleksandret [İskenderiye]) Aleksandret küçük bir Ermenistan’a dönmüştü; Ermeniler çoğalmış, aileler kurmuşlardı. Yakın bir Türk arkadaşım vardı, şöyle derdi: “Ermeni’yi ne kadar kesersen, o kadar sık yetişir.” Bizim evde Türkçe konuşmuyorduk, her tarafta “Türkçe konuşma! İki milyonu hatırla!” çağrısı vardı. Sf. 696 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) –…
-
Vergine Torosi Mayikyan’ın Tanıklığı (D. 1898, Maraş) Katliamdan sonraki üçüncü gündü; ama çömlekçi fırını gibi kızarmış olan kilisenin duvarları hala sıcaktı. İçeri girdim ki ne göreyim! Türk kadınların her biri kilisede bir yer kapmış kimsenin kendi sınırından içeri girmesine izin vermiyor ve birbirine bağırıyor: kim sınırımı aşarsa öldürürüm!…’ Benimle gelen kadın bana dönerek dedi ki:…
-
Vrej Edüryan’ın Tanıklığı (D. 1906, Adana) O yüzbaşının askerleri gelip bizi kumların içinden çıkardılar; bir kamyona bindirdiler ve askeri hastaneye götürdüler. Alman bir doktor vardı; o bizi tedavi etti. Ama Gukas dayanamadı; öldü. Bir tek ben kaldım. Yüzbaşının adı Selahattin’di. Bana: “Biz Ermeni çocuklarına karşı savaşmıyoruz” dedi ve beni alıp İstanbul’a götürdü; bir yetimhaneye koydu.…
-
Dolores Grigori Zohrap-Lıebmann’ın Tanıklığı (D. 1892, İstanbul) Annem elimden tutup, beni de tanıdık Türklerin evlerine gidiyorduk. Annem onlara: “Yalvarırım bize yardım edin! Grigor Zohrap gibi bir mebusa elinizi sürmeye hakkınız yok” diyordu. Ama kimse onu dinlemiyordu. Evimize kadar gelen Talat’ı [Paşa], onu o kadar iyi hatırlıyorum ki, babam götürüldükten sonra bir gün sokakta beni gördü,…
-
Haykuhi Azaryan’ın Tanıklığı (D. 1908, Adapazarı) Adapazarı’nda Türkler bile Ermenice bilirlerdi. Sf. 611 Evimiz harabeye çevrilmiş; ama içine Türkler yerleşmiş yaşıyorlardı. Büyükannem onları evden çıkardı; Türkler gittiler. Dürüst, yapıcı halkımız evlerini yeniden inşa etmeye başladı. Amcalarımın, dayılarımın evleri boş kaldı. Babam bir dikiş makinesi satın alıp, terzi dükkânı açtı. Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…
-
Garegin Abrahami Hişeyant’ın Tanıklığı (D. 1896, Adapazarı) Adapazarı 1915 yılında safi 30.000 Ermeni nüfusa sahipti, bunların yüksek kültür aydınlanma düzeyi Konstantinopolis’ten sonra gelirdi. Sf. 607 [Türkler] savaş öncesinde Ermeni erkeklerini topladılar, yol inşaatlarına yolladılar. Parti üyeleriniyse silah toplama bahanesiyle astılar. Ermeniler müstakil bir bankaya sahiptiler. Genellikle ticaret Ermenilerin elindeydi, doktorluk da. On doktor ve dört…
-
Asatuk Hovsepi Menecyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) Sokağımızda Ermeni bir bakkal ailesi vardı. Türkler adamı, onun karısını ve erkek çocuğunu kestiler; kızına ise tecavüz ettiler. Bizim iyi kalpli Türk komşumuz o kıza acıdı; onu içeri alıp bizimle birlikte ona da baktı. Öyle ki, Türklerin içinde de iyi olanlar vardır. Sf. 576 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan…
-
Sargis Yetaryan’ın Tanıklığı (D. 1907, Afyonkarahisar) 1915’te Afyonkarahisar, Uşak, Eskişehir, Akşehir, Bursa, Bilecik, Kütahya, Adana Maraş ve Ayıntap’ta yaşayan Ermenilerin büyük bir kısmının konuştuğu dil Türkçeydi Bütün bu insanlar da sürgüne gönderildiler. Günahlarının ne olduğunu kendileri de bilmiyorlardı. Sf. 574 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Boşanma yoktu. Kız kaçırma geleneği de vardı; ama herkes papaz tarafından evlendirilmeliydi. Katliama kadar iki kişi Türklerle evlendi. Bir Türk’ün, biri Ermeni, diğeri Türk iki karısı vardı. Adam Ermeni’yle konuşurken yüzünü ekşitiyor, Türk karısıyla konuşurken ise gülümseyerek konuşuyordu. Sf. 538 Deri kaplı büyük bir “Haysmavurq”, Ermenice…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) En büyük sülale Araboğlu Gevorg Ağa’nınkiydi. O, koyun, yün tüccarıydı. Ermeni kuyumcular vardı; her türlü takı imal ediyorlardı: yüzükler, zincirler, bilezikler. Ermenileri iyi yaşıyorlardı. Türkler zavallıydı; yamalı, yırtık pırtık elbiseleri vardı. Mülk sahibi, çiftçi çalıştıran zengin Beyler vardı. Sf. 537 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının…
-
Veronika Gaspari Berberyan’ın Tanıklığı (D. 1907, Yozgat, Boğazlıyan Köyü) Bizde düğünlerde Türkçe şarkılar söylemeye başlamışlardı. Ermeniler ve Türklerin tarlaları ayrıydı; ama birbirimize karşı hep sevgiyle davranırdık. Ermeni mahallesi daha iyi, daha temizdi ve ıslah olmuştu; ama Türk mahallesi daha karanlıktı; sokakları karmakarışıktı. Sf. 536 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden…
-
Arşakuhi Petrosyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Yozgat) “Bir de baktık ki bir tellal geldi; başladı bağırmaya; “Haydi gâvur kesmeye gidelim! Balta, kürek alalım! Gâvur kesmeye gidelim!” Orada bir Türk Köyü vardı. Türk kadınlar gelip bizim için gözyaşı döktüler; öyle bir ağladılar ki sanki önlerine cenaze konmuştu. Sf. 527 O yaralı Ermenileri boğazlamadan evvel onların elbiselerini üzerlerinden…
-
İmastuhi Stepani Galacıyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Sebastiya [Sivas]) Evinde Ermeni saklayan Türklerin evlerinin kapısının önünde asılacaklarına dair Türk Hükümeti’nden emir verilmiş olmasına rağmen, o Türk, Ali Paşa anneme: “Sizi kurtaracağım” dedi. Memurlarından birine: “Hekimhane’ye vardığınızda, bu kadını ailesiyle birlikte muhtara teslim edin” demiş. Sf. 495 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian,…
-
Grigor Ekizyan’ın Tanıklığı (D 1921 Malatya) Babam Malatya’ya gitmiş; karısının ve çocuğunun sürgün yollarında öldürüldüğünü duymuş… Mecburen yeniden bir Ermeni’yle evlenmiş; yeniden ev bark kurmuş. Ben, Grigor, babamın ilk çocuğuyum; 1921’de doğdum. Sonra, 1925’te diğer erkek kardeşim doğdu. 1929 yılına kadar babamın ailesi o Türk Hüseyin’in altı erkek kardeşiyle çok sıkı ilişkiler içerisindeydi; zira onlar…
-
Sargis Karapeti Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kharberd [Harput], Khula Köyü) Türklerin arasında da iyi insanlar vardı. Bütün Türklerin kötü olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk aileleri pek çok Ermeni’yi yanlarına alıp saklamıştır; bazılarını da para karşılığında saklamışlardır. Büyük annem sık sık beni tanıdığımız bir Türk Bey’in evine götürürdü. Bey’in annesi bana Türkçe şiir okuturdu. Büyük annem…
-
Nektar Hovnani Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Ardvin, Tandzot Köyü) “Yabancılar bize yardım etmek istemediler; Ruslar bize yardımda bulundular. Şunu da söylemeliyim ki bütün Türkler kötü değildir; onların içinde de iyileri vardır. O İttihatçıların tertiplediği bir olaydı; yoksa halk iyiydi ve biz Türklerle hep iyi ilişkiler içerisindeydik. Şu da bir gerçek ki, onların arasında da iyi…
-
(Satenik Nazari Petrosyan’ın Tanıklığı J (D. 1908, Muş, Gümgüm Köyü) “Türkler geldi. Biz yürüyerek Kharberd’e [Harput] gittik. Bütün köylerin Ermenileri göç etmişlerdi. Ali Efendi beni kendi evine götürdü; bana kendi o Türk ailesi Malatya’ya gitti. Türk öldü. Karısı beni dutunu satın almaya gönderdi. Gidip baktım: iki kız analarıyla oturmuş. Onlar beni götürüp giysiler giydirdiler. Anne…