Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı

  • Meselâ üçkâğıtçı bir nalbant tespit edildiği zaman, “Nalbantların yiğitbaşına söyleyin, herifi üç gün meslekten men etsin” deniliyor. Herif de burada zanaatkâr demektir, “hifret”ten geliyor; “aşağılık herif ifadesindeki gibi bir anlamı yok. Sf. 294 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 294) kitabından birebir…

  • Osmanlı’da sadece asker değil, saraydaki Enderunlu da çamaşırını yıkamayı bilmek zorunda… Şehirdeki halk için de temizlik önemli; neredeyse hamamsız mahalle yok. Bunlar, vebayı azaltan sebeplerdir. Son tahlilde şunu söyleyebiliriz; Osmanlı’da veba var ama kırıcı olmuyor. Devlet-i Âliyye karantina sistemine de geçmiştir. Sf. 294 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş…

  • Osman Gazi’den bahsetmişken, kendisi halkla da bütünleşen bir yapıya sahip… Aynı zamanda da Selçuklularla bağlantıyı devam ettiren bir yönetim algısı var. Osman Gazi’nin önemli icraatlarından biri pazar kurması olmuştur. Nitekim pazar kurmak çok önemli; çünkü geleneksel devletlerde pazar yeri kurmak, belediye encümeni kararıyla olmaz. Mahallî halk izin ister, başlarında şeriat adamı olarak mutlaka kadı bulunması…

  • Gelibolu’daki kalelerin Venedik’e karşı savunulması için imparator Kantakuzenos bizden mersener, paralı asker istedi ve bu konuda yardım ettik. Sonra kaleleri işgal edip birine yerleştik ve o tarihten sonra da yarımadadan çıkmadık. Bu bir nevi Avrupa’ya geçiş anlamına gelir. Sf. 281 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı…

  • Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u kuşatırken ateşli silahlar ordusunun mareşalidir. Yavuz Sultan Selim de öyledir; zaten o sayede Memlukluları ve Safevileri kolayca yenmiştir. Yoksa kılıç kuvvetinde onlar da bizden aşağı kalmazlardı; sonuçta aynı ırkın askerlerinden bahsediyoruz. Osmanlı orduları ateşli silahlar konusundaki üstünlüğünü 17. asrın sonunda kaybetti. Bu, Girit’te hafif şekilde hissedildi fakat II. Viyana Kuşatması’nda açıkça…

  • Neticede I. ve II. Haçlı seferlerinde Küçük Asya’nın batısını kaybettik. II. Kılıçarslan ise, III. Haçlı Seferiyle karşılaştığında daha kurmayca bir strateji izleyerek, Haçlıları yol üstünde durdurup Kudüs’e yönlendirmiştir. Onlar da bu şekilde Kutsal Topraklara ulaştılar. İşte Anadolu, Haçlı meselesini o dönemde böyle halletti. Sf. 231 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber…

  • 1960’ların başında Türkiye’ye gelen İtalya’nın ünlü sanat tarihi ve restoratörü Sanpaulesi, Halil İnalcık Hocamıza unutulmaz bir mukayese yapmıştı: “Konya yolu üzerindeki ünlü Sultan Hanı, Alaeddin Keykubad tarafından 1220’lerde yaptırıldı diyorsunuz, bu tarihlerde İtalya’da böyle büyük bir eser yoktur.” Profesörün mukayesesi doğruydu, ne var ki Selçuklu İmparatorluğu’nun da bu hanların büyüklüğünde bir sultan sarayı bile yoktu.…

  • Şunu unutmayalım, Türkler girdikleri yerden pek çıkmıyorlardı. Sf. 214 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saymakla bitmez. Dediğim gibi, Türkler kadar din değiştiren ve farklı mesleklere mensup başka bir millet bulunmaz. Sf. 201 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Azerbaycan diline, dil denilmesi resmî bir meseledir. Evet, Azerbaycan Türkçesini neden severiz? Çünkü bizim dilimizin gençliğidir. Herkes gençliğini sever. Azerbaycan Türkçesindeki Farsça kelime kullanımı bizdekinden çok daha yaygın ve oturaklıdır. Biz bir dil devrimi yaptık, onlar yapmadılar. Ayrıca hiçbir zaman onlar gibi konuşamazsınız, çünkü lehçenin en büyük özelliği taklit edilememesidir. Kök aynıdır. Sf. 193 Alıntı;…

  • İlginçtir, bir zamanlar Irak’ta da Aramca konuşulmuştur. Sasaniler devrinde bütün Yahudi grubu bu dili konuşuyordu. İsrail kurulup bölge Yahudileri göç edince Aramca büyük kan kaybetti. Aramca MÖ 3. asırda umumi bir dil olmuştur. Yahudiler bile İbrancayı sinagoga bırakıp Aramca konuşur olmuşlardır. Hz. İsa da İbranca bilirdi ama Aramca konuşurdu. Sf. 192 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta…

  • Keza Ruslar, Kars bölgesini 93 Harbi’nden (1877-78 Savaşı) sonra ilhak ettiklerinde kırk yıl içinde inanılmaz derecede sığır ve at cinsleri ürettiler. Nitekim bir yerde yerleşmek istiyorsanız oraya uyacaksınız. Sf. 187 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • Popüler tarihçi Yılmaz Öztuna şu vakayı nakleder: Miryokefalon Zaferi’nden sonra Kılıçarslan’ı tebrik için gelenler arasında ruhani reisler var, Ermeni Patriği de aralarında… Patrik, Sultan’a, “Muzaffersiniz, Tanrı mübarek etsin” diyor. Sultan da, “Dualarınız sayesinde” diye cevap veriyor. Anadolu Hıristiyanlarıyla da bir simbiosis söz konusu, yerli unsurla kaynaşılıyor. Olay, bir Müslüman komutanın, Roma ismine yakışır şekilde diğer…

  • O yüzden Iran şiiri, Türk dili ve edebiyatı için büyük bir kazanç ve dönemeçtir. Biz Farsçayı kabul etmekle Fars olmayız. Kelimelerinin yüzde doksan beşi Farsça da olsa şiir Türkçedir ve bir İranlı kelimeleri bilse de o metinden hiçbir şey anlamaz. Dahası İran-Türk tarihi boyunca idarede ana unsur Türk askerî sınıfının elinde olduğuna göre, Farslaşma söz…

  • Ömer Hayyam da Hafız gibidir. Puşkin bunlara bakarak “Şair dediğin, matematiği çok iyi bilmeli; ben bilmiyorum” demiştir. Özede İran şiiri başka bir yaratı, herkese tesir eder, büyüler. Bazılarının bahsettiği gibi de halktan kopuk değildir. Sf. 154 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf.…

  • At yetiştirmek, bir topluma süratli hareket, organizasyon ve güçlü bir disiplin yeteneği kazandırır. Sf. 152 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hilafetin yanında sultanlık, İslam devletini bağımsız olarak yöneten ve meşruiyeti hilafet çerçevesinde tartışılamayan bir kurum olarak ortaya çıktı. Şu kadarını belirtmek gerekir ki, Selçuklu Devleti bu sayede İslam ülkeleri üzerinde ilk defa gayri-Arap bir imparatorluk mesabesine yükseldi ve Miladî 11. asırdan itibaren İslam tarihi artık Türk dönemi diye nitelendirilir oldu. Sf. 143 Alıntı; Türklerin Tarihi…

  • Gayri-Türk olan kalabalıkların arasındaki Türk devletlerinde dili yaşatan tek unsur ordudur. Bu durum çok yaygındır. İran’daki Türk monarşilerinde göreceğimiz keyfiyet, Türkçenin saf hâliyle orduda yaşamasıdır. Sf. 128 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesin olan şudur ki bize İslam’ı öğretenler İranlılardır, Araplar değil. Kabul ettiğimiz Arap alfabesindeki ek harfler, bazı dinî terimler (peygamber, namaz, oruç) Farsçadan gelir. Sf. 114 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Medine “şehir” demek ve Arapçaya Aramca ve İbrancadan giren bir kelimedir. Hem Sami kültürünün hem ortak vahyin kelimesi… Aramca ve İbrancada “Medina”, adaletin yeri anlamına geliyor. Bugün dahi İsrail’in unvanı Medinat’tır. Sf. 103 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 103) kitabından birebir…