Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ülkeler, Halklar

  • Tuchman Yahudi katliamının ilk kez 1348 ilkbaharında başladığını, Narbonne’da Yahudilerin evlerinden çıkarılıp yakıldığını kaydetmektedir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1951 yılında üç gelişmeye işaret etmem gerekiyor; İran’da, Doktor Musaddık’ın Millici Cephesi, geniş kütleleri sürükleyen bir rüzgâr estiriyordu. Şah, bu rüzgâr karşısında ve rüzgârı çalabilmek için, İran petrolünün kamulaştırılmasını karar­laştırdı; ancak, Musaddık’ın başbakan olmasını önleyemedi. Doktor Musaddık’ın komünist olmaması ve Tudeh’ten uzak durmasına, Tudeh’in Doktor Musaddık’ı desteklememesine karşın, Washington’un bunu bir komünist hükümet saydığını biliyoruz.…

  • Şah zamanında olsa da İranîler’in, Kürtleri, “Dağ İranîleri” sayarak aşağılamalarının etkisini tahmin etmek zor değildir, genellikle böyle oluyordu. İşte böyle bir ortamda, 1943 Ağustos ayında, Mahabad, genç Kürtlerin bir araya gelerek Komala-i Jizn-i Kürde, Kürt Gençlik Derneği’ni kurmalarına tanıklık ediyordu; daha çok kültürel aktivitelere yöneliyordu. Ancak demek, Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye türünden Irak kentlerinde de…

  • Rıza’nın giysi devrimi ve özellikle külah-ı pehlevi, idam sehpaları ile yürürlüğe konuyordu; pehlevi şapkasının siperinin olması, namaz kılarken secdeye yatmakta güçlükler yaratıyordu. Peçenin yasaklanması da İranlı roman yazan Hidayefîn Hacı Ağa romanında gayet güzel çizildiği üzere, cami ve pazar partisinin tepkisini çekiyordu; Rıza, bunları, en acımasız bir biçimde bastırmaktan çekinmemiştir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük,…

  •  Lazları Müslüman Gürcüler olarak niteleyen Lord Kinross,.. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.

  • İran uzmanları, otuzlu yıllarda, Rıza’nın mevcut partilerin yerine inşa ettiği Hizb-il Terakki’nin Mussolini’den de etkilenmekle birlikte, Kemal Paşa’nın Cum­huriyet Halk Fırkasını model kabul ettiği konusunda ittifak hâlindedirler.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1906 yılında, tam bir halk hareketiyle, ilk meşrutiyetlerinin ilânını sağlıyorlar. Tahran sokaklarında halk, “Yaşasın İran Milleti” diye bağırıyor; bazı kaynaklar İranlıların ilk kez sokaklarda böyle bağırdıklarını kaydediyorlar. Bunun Türkiye yenilikçilerini umutlandırmış olması ihtimal dâhilindedir; Türkiye’de Meşrutiyet iki yıl sonra geliyor…. Sf. 186 Rıza da bir şapka devrimi yapıyor, kadın haklarını tanıyor ve tekkeleri kapatıyor; ayrıca…

  • Askeri bir diktatörlükle idare edilen Irak’ta bile Müslüman olmayan başbakan yardımcıları bulunabilmektedir ve bunu Türkiye’de düşünebilmek imkânsızdır. Suriye’de ise iktidardaki Baas Partisinin kurucusu Mişel Eflak adında bir gayrimüslimdir; Suriye Ordusu’nda Hristiyanların subaylık yapması bir yana, çok küçük bir azınlık olan Alevilerden bir cumhurbaşkanı uzun yıllar ve hâlâ baştadır. Mısır’a gelindiğinde, bundan önceki Birleşmiş Milletler Genel…

  • Japonya’nın zaferinin hem de burjuva revolüsyonerlerin Doğu halklarında, büyük bir uyanış etkisi yaptığını ileri sürebiliyoruz. Terakki’nin ortaya çıkışı da bu döneme denk düşüyordu.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suriye Millî Meclisi’nin bağımsız Suriye Devleti’ni ilânı, 8 Mart 1920 tarihindedir.. Bu sırada, yine 1920 başında, San Remo’da, emperyalist devletler, Suriye’yi Fransa’nın ve Irak’ı ve Filistin’i de Büyük Britanya’nın mandasına verdiklerini ilân ediyorlardı.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Azeri araştırmacı Bagirov, Azeri arşivlerine dayanarak, Azerbaycan’da Sovyet düzeninin kurul­masından birkaç gün sonra, 4 Mayıs 1920 tarihinde, Kirov ve Orjonikidze’nin Lenin’e gönderdikleri raporda, “Türk askerleri ve subayları, Bakü’deki devrim yararına son derece etkin bir rol oynadılar”, diye yazıyorlardı. Kemalistler, yal­nızca Ön- Kafkasya’nın Bolşevizasyonuna katkıda bulunmadılar, aynı zamanda, Enverist güçlerin karşı hareketlerini önlemede son derece kararlı…

  • Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Haziran 1341 (1926) tarihinde İçtima: 115, Celse: 2, Refet Bey Türkiye, İngiltere, Irak Antlaşması Hariciye Vekili Doktor Tevfik Rüştü Bey (İzmir); “Arkadaşlar; Türkiye ile Irak’a taalluk eden (ilgili olan) muahedenamenin (antlaşmanın) lütfen müstacelen (acilen) ve şimdi müzakeresini (görüşülmesini) istirham ederim. “Haricîye Vekili Tevfik Rüştü Beyefendi tarafından İngiltere Sefiri Sör ŞarI Lîntzey Cenaplarına ve Irak…

  •  21 Nisan 1341 (1925) tarihinde İçtima: 108, Celse:1, Reis Kâzım Paşa Darülfünun Yani İstanbul Üniversitesi Bütçesi; Ağaoğlu Ahmet Bey (Kars); “Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) meselesi, bir memleket bir millet meselesi. Efendiler! Türkün lisanı tetkik edilmemiştir (araştırılmamıştır), çünkü darülfünunu yoktur. Türkün içtimaiyatı (sosyal hayatı) tetkik edilmemiştir. Çünkü Darülfünunu yoktur. Türkün tarihi yazılmamıştır, çünkü Darülfünunu yoktur, Türk halkının…

  • 14 Nisan 1341 (1925) tarihinde İçtima: 104, Celse:1, Reis Kâzım Paşa Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bey İtalyan Mebus’un Sözlerini Telin Ediyor Yani Lânetliyor                                 “Riyaseti Celile’ye Efendim! Geçen gün İtalya parlamentosunda Türkiye’ye karşı hasmane telâkki olunabilecek (düşmanca olarak algılanabilecek) bir hadise vuku bulmuştur. Mösyö «Pedarci» namında bir mebus müzakere (görüşmeler) esnasında (sırasında) Küçük Asya yani…

  • 26 Ocak 1341 (1925) tarihinde İçtima: 41, Celse:1, Birinci Reis Vekili Refet Bey   Âli Askeri Şura Kanunu: (Yüksek Askeri Şura) Kâzım Karabekir (İstanbul); “.. bu kanun pek çok mahzurları hâvi olan (sakıncaları, kusurları içeren) eski Alman sisteminin daha mahzurlu olan bir şeklidir. .. Balkan faciasından hemen sonra bir ıslahatı askeriye (askeri iyileştirme) yapıldı ve…

  •  26 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 26, Celse:1, İkinci Reis Vekili İsmet Bey Bütçe Görüşmeleri  Yusuf Akçura (İstanbul); “-Osmanlı İmparatorluğu eski Roma İmparatorluğu’nun ananatını (ananelerini, geleneklerini) idame ettirmiş bir devlettir. Bu devlette esas olarak siyaset vardı, askerlik vardı, bir dereceye kadar da idare vardı. Eski Roma’da olduğu gibi iktisat bir mevki işgal etmiyordu.”  Sf. 293…

  •  21 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 7, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa Fasıl 1- Siyasi Mevad (Maddeler): (Musul Meselesi muallâkta yani boşlukta kalmış.)  Madde 3-  2. Irak ile: Türkiye ile Irak arasındaki hudut, dokuz ay zarfında (içerisinde) Türkiye ile Büyük Britanya suret-i muslihânede (suhuletle, sakin ve uysal bir biçimde) tayin edilecektir (belirlenecektir). Tayin olunan müddet…

  •  21 Ağustos 1339 (1923) tarihinde İçtima: 7, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa Lozan Sulh Muahadenamesi (Barış Antlaşması); “Bir taraftan, Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Sırp-Hırvat- Sloven Devleti ve diğer taraflar, Türkiye (Rusya yok); 1914 senesinden beri  şarkın sükûnunu (doğunun sessizliğini) ihlâl eden (bozan) harbe, kat’i surette hitame (savaşa kesin biçimde son) vermek .. …

  • 27 Şubat 1339 (1923) tarihinde Hafi İçtima: 200, Celseler Gizlidir  Reisisani Ali Fuat Paşa    Lozan Hakkında Görüşmeler Gizli İçtima: Aşağıdaki notlar: TBMM GCZ III – (Sf.1304-1324 arası) kitabından birebir alınmıştır. Hüseyin Avni Bey (Erzurum): “- .. Efendiler bu milletin geleceğini ariz ve amik (yatayda ve düşeyde) düşünecek merci (yetkililer), hazırlık anlamında orada,  esas itibariyle…