Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ülkeler, Halklar

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun tümünde entrika, düzenin doğal bir gereğiydi. Ermeni kıyımının tırmanışa geçtiği 1915 Aralık ayında müttefiklere kıyımı durdurmak ve savaşı sona erdirmek için şaşırtıcı bir öneri sunuldu.  Önerinin sahibi o sırada Şam’da Türkiye’nin güney kanadını savunan Orduların başında olan ve savaşı yürüten üçlüden biri olan Cemal Paşa’ydı.  Cemal Paşa Müttefiklerin askeri yardımıyla İstanbul’a yürümeyi, Enver…

  • Kabil’den dönen bir İngiliz şöyle diyordu; “Afganistan’daki tek dostumuz Kral Habibullah’tır.”  geri kalan herkes İngiliz aleyhtarıydı.  İngiltere’nin ülkelerini 1839 ve 1879 da istila edip başkentlerini işgal etmelerini de unutamıyorlardı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Habibullah, Allah’ın sevgilisi demek. Fakat halkının düşmanı.

  • Almanya İngiltere ile savaşa girmeden iki gün önce yani 2 Ağustos 1914’te Alman sefiri Wangenhaim ile Türk kabinesinin başındaki Enver Paşa’nın bulunduğu Alman yanlısı klik arasında gizli bir askeri anlaşma imzalanmıştı. Bu Türkiye’nin Almanya yanında savaşa girmesinin garantisi değilse bile ona çok yakındı.  … Enver Paşa tartışmasız diktatördü. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter…

  • İngilizlerin İstanbul sefiri Sir Louis Mallet vedalaşmak için sadrazamın makamına gitmişti… Sadrazam ağlayarak, kendisini ve Enver Paşa’nın planlarına karşı olanları yüzüstü bırakmaması için ona yalvardı. Türkiye ile İngiltere dört gün sonra savaşa başlamıştı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28.06.1914 Almanya’da şahinler, ünlü doğu bilimcisi Max Von Oppenhaim ve Alman Genelkurmay başkanı Helmut Von Moltke, Hindistan ve Kafkasya’da şiddetli ayaklanmalar başlatarak, İslam fanatiklerinin İngiliz ve Ruslara yönlendirilesi için ısrar ediyordu.  Şahinler arasında Prusyalı çelik kralı August Thyssen de vardı. Thyssen Kafkasya’nın maden ve petrolleri ile ilgileniyordu.  Cihadın diğer bir savunucusu da Berlin Üniversitesi Türk…

  • İngiliz sefiri hemen Dışişleri Bakanlığına telgraf çekip darbeyi bildirdi ve cuntanın kesinlikle Alman karakterli olduğu uyarısında bulundu. .. Enver .. Ateşli bir Alman yanlısı olarak tanınırdı. Darbecilerin planlarını on gün önce sefire açtıkları ve onun da onları bundan vazgeçirmek için bir şey yapmadığı ve ilgilileri uyarmadığı sonradan anlaşıldı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter…

  • Wilhelm ve Enver Hindistan düşleri görüyorlardı.  1909’da Londra’da Hindistan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sir William Curzon bir Hintli, Dhingra tarafından öldürülüyor. Suikastçı mahkemede; “Nasıl Almanların sizin ülkenizi işgal etmeye hakkı yoksa, sizin de benim ülkemi işgale hakkınız yoktur!”  diyordu. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdülhamit’i, otokratik yetkisini, seçilmiş bir parlamentoya devretmeye zorladı.” “Yüzyıllarca süren doğulu despotizmin yerini bir anda demokrasi almıştı.” 1908 Temmuzunda Wilhelm’in Osmanlı İmparatorluğunu ele geçirme planlarına göründüğü kadarıyla nihai bir darbe indi.  Kendilerine Jöntürkler adını veren, demokratik görünüşlü bir gurup ihtilalci, ordudan da destek görerek Abdülhamit’i, otokratik yetkisini, seçilmiş bir parlamentoya devretmeye zorladı. Türkler, Araplar ve…

  • Alman mühendis ve askeri stratejistleri ilk başta şimdiki Ankara üzerinden geçen hattı istemişlerdi. Ancak Ruslar buna şiddetle itiraz etmişler, bunun kendilerinin Kafkasya’daki stratejik ve ticari çıkarlarını doğrudan tehdit edeceğini ileri sürmüşlerdi.  1904 sonbaharında ilk 200 km’lik yol tamamlandı ve Sultan’ın doğum gününde trafiğe açıldı.  Almanların niyeti, demiryolunu Bağdat’tan Basra Körfezinin başına kadar uzatıp oraya yeni…

  • Kayzer Wilhelm’in Doğu ziyareti 18 Ekim 1898’de İstanbul’da başladı.  Gösterişli bir kabul, .. Halk onu çılgınca alkışladı.  Kayzer’in amacı Berlin’den Basra körfezine ve belki de oradan da doğuya İngiliz Hindistan’ına kadar uzanacak olan, Berlin – Balkanlar – İstanbul hattı ve birisi Ankara diğeri Konya’ya giden iki hat zaten vardı. .. İmparator istediği imtiyazı almıştı. Almanlar…

  • Britanya Hükûmeti 1895’te, yıkılması durumunda Osmanlı İmparatorluğunun bölüşülmesi için bir teklif hazırladı ve Almanya’ya cömert bir parça sundu.  Berlin buna şaşırtıcı bir ilgisizlik gösterdi. Gerçekte Wilhelm parçayı değil bütünü istiyordu. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bismarck Almanya’nın dış politikasının başında olduğu sürece bu durum böyle kalacak ve yayılmacıları düş kırıklığına uğratacaktı. Ancak 1858 yazında II Wilhelm babasının yerine Alman İmparatoru oldu. Kısa zamanda ateşli bir yayılmacı olduğunu gösterdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır .

  •   .. Sol kolu gelişmedi, diğerinden birkaç santim kısa.. Ana-babasının kendisini sevmediklerinin farkına varması, onu aşırı derecede hırslı, hayranlık peşinde koşan ve tiyatral tavırlar takınmaya eğilimli bir kişi yaptı. .. karakterindeki bu bozukluklar kendisinin bir dahi lider olduğu inancıyla da birleşince, tüm dünya için çok trajik sonuçlar yarattı. .. Bismarck, sonunda, dengesiz kabul ettiği kişi…

  • Alman sanayii 1880’lerden sonra tanınmayacak kadar değişmişti. Ülke 15 yıl içinde bir tarım devletinden, modern bir sanayi devletine dönüşmüştü.  1907 de Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi Britanya’nın önüne geçmişti. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan gibi İran Şahı da .. Almanların ülkesiyle ilgilenmesini özendirmeye hevesliydi. Bismarck’a, askeri ve sivil danışman istediğini bildirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türlü manasına gelen masedion (mecadonye) a biz Makedonya diyoruz. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Altmış iki yaşında bir ihtiyarım. Bundan sonra benim için ihtilal yok, itidal(ılımlılık) var. Bugüne kadar vatanıma, milletime namusumla hizmet ettim. Rica ederim, haysiyetim, namusum ve şerefimle oynamayın!” Dinleyiciler bu feryat karşısında sarsılmışlar, gözyaşlarını güç tutmuşlar. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sırada Türkiye’de «gazeteci» Price, daha sonra anılarını «Extra-Special Correspondent» olarak yayınlıyor; Paşa’nın Price ile görüşmesi sırasında Refet Paşa hazırmış. Paşa, bir tanığa göre, Anadolu’da Büyük Britanya adına vali olmayı öneriyor. Büyük Britanya’nın İstanbul’daki yetkilileri, Kemal Paşa’nın bu önerisini önemli bulmuyorlar, elçilik baş tercümanı, bir anlamda siyasi komiseri Ryan’ın da Kemal Paşa’yı olumlu ya da…

  • Bunun yarattığı Amerikan sempatisinin, «pejmürde kılıklı Kürtlere, makul Gürcülere, kuşkucu Azerilere, yetenekli Ermenilere ve vakur «Türklere» aynı ölçüde yayıldığına işaret eden Harbord Raporu, Sf. 241 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Manda: Yabancı bir kelime, İngilizcesi Mandate, Fransızcası Mandat.…

  • Bu sıralamada Türkiye’nin Pakistan’dan kına alıp, bu ülkeye Kur’an ihraç edebileceği de yer alıyor. Kına alıp Kur’an ihraç edilerek Bağdat Paktından devrik CENTO’nun iki ülkesi arasındaki bağlar güçlendirilecek. Sf. 363 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 363) kitabından birebir alınmıştır.