Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yahudilik, Tevrat

  • Ne hoş ve belki de çok acıdır; tarihimizi yazıyoruz ve Cemal Paşa’yı anlatıyoruz, amma Nili’den söz edemiyoruz; hâlbuki hem Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ve hem de İsrael Devleti’nin kurulmasında çok önemlidir. Sf. 53 Aaron Aaronsohn, Cemal Paşa’nın karargâhındaydı, çok güvendiğini biliyoruz; aslında, Nili’yi, Aaronsohn ailesinin örgütü de sayabiliriz. İçlerinde yakalananlardan en yürekli çıkan Sarah Aaronsohn’dur. Sf.…

  • Devam ettiler; bir de “Aliye Bet” var; bunlar, kaçak, illegal imkânlarla göçenlerdir. Cumhuriyet kurulduktan sonra, Türkiye’den Aliye Bet olduğunu biliyoruz. Sf. 51 Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok eskiden beri var, Mısır’dan çıkışa da “aliye” deniyor, Erez İsrael’e uçmak anlamındadır. Kelime anlamı, asansiyon veya yükseğe çıkış’tır; hava şirketi “el-al” adında da var, bu şirket de, “yükseğe doğru” çıkmayı kastetmektedir. Sf. 49 En büyük aliyeler, Sultan Hamid zamanında ve izleyen Jön Türk iktidarındadır. Jön Türk ayrı, Sultan Hamid’in, Siyonistlerle mücadele ettiği, tam bir…

  • Her yerde Amerika görüyoruz. Hiçbir yerde İsrael aramıyoruz. Gözleri açık uyuyanları uyandırmak çok zordur. 1980 Eylülist Darbesi, başında Orgeneral Kenan Evren vardı, bir İs­rael Darbesi’dir. Sf. 48 Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.48) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kadar da değil, biz g’yi önce yumuşatıyoruz, “kağan” yapıyoruz ve daha sonra da kovup, “kaan” diyoruz; bizde kovmadan önce yumu­şatmak esas’dır. Demek ki, bizdeki “kağan” veya “kaan”, en azından bir kısmı, mutlaka kağan veya kohen’dir. Sf. 45  Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.45) kitabından…

  • Cen­net’e girişi garantilemek isteyen bir Yahudi’nin mutlaka İbrani bir isim taşıması zorunludur. Ayrıca melek, sadece Tevrat okuduğu için de, bu isim, mutlaka, tevratik olmak zorundadır; buna “şem hakodeş” ya da “kudsi ad” diyoruz. Sf. 41  Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.41) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arap dünyasında “Mehmet Ali” adının taşınmadığını ve ta­şınmasına da iyi gözle bakılmadığını biliyoruz. Üç, daha da önemlisi çok çok az istisna bir ya­na, Arap dünyasının, iki sözcüklü isimleri hiç bilmediğini görüyoruz. Sf. 37  Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu açıdan baktıkça her adımda şaşırmamız kaçınılmaz oluyor; şu ünlü “soy adı” devrimi hal-i encamı sürprizlerle doludur. Bir kez hem çok övünüyoruz ve hem de hiç bilmiyoruz; üzerine yapılan araştırma­ların fakirliği yüreğimizi parçalıyor. Neden ihtiyaç duyuldu, yeni isim­leri kimler saptadı, hangi ilkeler işliyordu ve esin kaynakları oldu mu, bunlar ilk akla gelen sorular olmakla hiç…

  • Resmi görüş alçaltıcıdır. Tekelistan, hödüklerin yükseldikleri ve tepelerin sadece hödüklere açık olduğu hükümet türüdür. Bu kuralı artık okuyabiliyoruz. Sf. 13  Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekelistan’da seleksiyon yoktur; deseleksiyon var. Hem darvinizm’in ve hem de kapitalizm’in yok olduğu yere “tekelistan” diyoruz. Roman yazarlarının dahi tayin edildiği topraktayız; “boğuluyoruz” demek istiyorum. Sf. 12 Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsrael’in kuruluşunda Katır Birliği kadar ve hatta daha önemli olan “nili” casusluk şebekesidir ve bize karşı oldular. Ahfadı, adlarını, “nili” veya kısaca “nil” aldılar, hem bize karşı ve hem de Birinci Dünya Sava­şımda idi, Suriye-Mısır Cephesi’ni çökertiyordu, bu “nili” şebeke­sinden hiç söz edemediler ve gizlediler. Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,…

  • Atatürk; -“Nuri Bey, Selanik’ten ne çıkar?” Nuri Conker, sanki bütün konuştuklarımızı biliyormuş da, beni korumak kararını yermişçesine: -“Bol Yahudi çıkar Paşam” demesin mi? Bunun üzerine Atatürk, yüzünde alaylı bir gülümsemeyle daha önce kulağına çalınmış dedikoduların tümüne karşılık verdi: -“Benim için de bazı kimseler, Selanikli olduğumdan, Yahudi olduğumu söylemek istiyorlar. Şunu unutmamak lazımdır ki, Napoleon da…

  • En evvel Posta ve Telgraf Nazırı Oskan Efendi söz isteyerek kendisi esas itibarıyla muharebelerin (savaşların) aleyhtarı olduğundan, Osmanlı hükümetinin harbe girmesini tasvip eden (kabul eden) bir kararnameye imza koyamayacağını ve bu itibarla nezaretinden (bakanlığından) istifaya mecbur olduğunu ve şu kadar ki, şayet Posta ve Telgraf Nezareti Umum müdürlük haline getirilecek olursa, umum müdür sıfatıyla bu…

  • Fotoğraf sanatçısı ve belgesel film yönetmeni Laurence Salzmann ile eşi Ayşe Gürsan Salzmann, 1980’li yıllarda Urfa’yı ziyaret ettiklerinde ihtida etmesi (dininden dönmesi) ile katliama yol açan ve Ankara’da askerlik yaptığı için katliamdan sağ kurtulan Ahmet Kemal ile tanışmayı ve görüşmeyi başardılar. Salzmann çifti Urfa çarşısında manifatura mağazası sahibi olan Ahmet Kemal ile aralarında geçen görüşmeyi…

  • İki yaşlı Yahudi’nin on yıl ağır hapis cezasına mahkûm edilmeleri üzerine, tutuklu bulunan haham Azzur Aka’nın İsrail’de yaşayan çocukları, mahkûmların serbest bırakılmaları için İsrailli yetkililer ve Dünya Yahudi Kongresi (WJC) ile temasa geçtiler.  WJC, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin ve Londra Büyükelçisi Cevat Açıkalın ile temasa geçip, sanıkların suçsuz olduklarını belirterek bu adlî haksızlığın…

  • Katliamdan ve boykotun başlamasından hemen sonra Yahudiler hızla Urfa’yı terk etmeye başladılar ve bir yıl içinde Urfa’da bir tek Yahudi kalmadı. Yahudiler Urfa’yı terk ederlerken mal ve mülklerini son derece düşük bedellere satmak zorunda kaldılar. Sf. 446 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 446)…

  • “Ben o zaman bezzaz (manifaturacı) esnafın başkanı idim. Yahudilerin bu emsali görülmemiş canavarlıklarına ve canavarlıklarını da biz Türklerin boynuna koymak istemelerinden Yahudilerle alış veriş edilmemesine karar verildi. Yahudilerle alış veriş kesildi. Sf. 441 Yahudiler Vali Kâmuran Çukruğ’a beni şikâyet ettiler. Vali beni çağırdı, ‘elebaşı, elebaşı esnaflara emir vermişsin Yahudi vatandaşları ile kimse alışveriş etmiyor’, ‘evet’…

  • Katliamdan sonra polis, Şorkaya ailesinin ailece ihtida etmek istediğini bunun üzerine intikam almak isteyen Urfalı Yahudilerin aileyi katlettiklerini iddia ederek bütün Yahudi erkekleri gözaltına aldı. 45 gün boyunca onları işkence altında sorguladı. Sorgulama sonunda, beş kişi hariç, gözaltına alınanların hepsi serbest bırakıldı. Sürekli baskı ve ölüm tehditleri altında kalan ve katliam gecesi evde bulunan 68…

  • Tevrat’ın 162 ve 163 ve 164’cü sahifelerinde Tasniye (Tesniye) faslının 13’cü babının 6’cı ayetinden 18’ci ayetine kadar olan kısmında “her kim dinini değiştirir ise onu mutlak katl ve taşlarla recmedeceksin” Sf. 424 Dip Not; Söz konusu ayetler Musevi dininden ayrılanları kast etmeyip toplum içinde paganizmi savunanları kast etmektedir. Yahudi şeriatında Museviliği terk eden, dinini terk…

  • Katliam gecesi (Kasım 1946) Urfa Hahamı Azzur (Ezra) Aka (Mizrahi) ve haham Yusuf Hamuz (Büyüktosun) (Yosef Kohen), İshak Hayim Şorkaya’nın kayınpederinin ruhuna mevlit okumak üzere Şorkaya’nın evinde bulunuyorlardı. Mevlit’in okunması ve yemek yenilmesinden sonra Şorkaya iki hahamı yatıya tuttu. İshak Hayim Şorkaya, eşi ve üç çocuğu her zaman olduğu gibi aynı odada, 17 yaşındaki Yakov’la…