Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yahudilik, Tevrat
-
Örneğin, Yahudi doktrininin öğretildiği gelenekçi okullardaki öğretmenlere “soferim” (yazıcılar) denilmektedir. Bu okullarda Yazılı Tora ve Sözlü (vahiy edilmiş ama yazılmamış) Tora vardır. Soferimlerin görevi, vahiy edilenleri açıklamak ve bunun toplum ile birey tarafından öğrenilmesini sağlamaktır. Nurcu cemaat içinde, Said-i Nursî’nin Risale-i Nur Külliyatını aslından (yani Latin harfleriyle basılmamış haliyle), okuyan, açıklayan, topluma ve bireye öğretenlere…
-
Bedirhanlar siyasetle hep ilgili oldular. En faalleri Emin Ali Bey’di. “Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti” ile “Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti” kurucularından olan Bedirhan Bey’in oğlu Emin Ali Bey, “Kürdistan Teali Cemiyeti”nin ikinci başkanlığını ve “Kürt Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti”nin başkanlığını yaptı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında “Cizre Beyliğini kurmak için İngilizlerle ve Yunanlılarla işbirliği yaptı. Emin Ali…
-
Bu partinin genel başkanı Erbakan’ın yakın arkadaşı Üzeyir Garih, masondu. Üstelik o dönemde Erbakan’ın nikâh şahitliğini yapan, İTÜ öğretim üyesi Prof. Bedri Karafakioğlu da masondu. Her ikisi de sıradan mason değildi; en üst mertebeye çıkmışlardı, 33. dereceden masondular! Sf. 89 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran…
-
Bu duayı okuyan kimse dört semavî kitabı okumuş gibi sayılıyordu. Her harfi için kendine cennette iki ev ile iki zevce verileceğine; ayrıca insan ve cinlerden olan bütün müminlerinki kadar sevap kazanacağına, asla cehenneme gidilmeyeceğine inanılıyor. Cebrail, Hz. Peygamber’den duayı kâfirlere öğretmemesini, sadece mümin ve takva sahibi kişilere talim etmesini istemişti. Kefenlere yazılmış “Cevşen-i Kebir” özellikle…
-
Üzeyir Garih’in babası Ezra Garih, ölene kadar, şeyhi Küçük Hüseyin Efendi’nin sohbetlerini hiç kaçırmadı. Diş hekimi Ezra Garih Küçük Hüseyin Efendi’ye o kadar bağlandı ki, sahibi olduğu yedi katlı apartmanın bir katını şeyhine tahsis etti. Genç yaşında Haham’lık eğitimi aldı. 1951’de İstanbul Teknik Üniversitesine girdi, öğretim üyesi kadrosunda bulunan asistan Necmettin Erbakan’la arkadaş oldu. Sf.…
-
Bir yanda Şeyh Hüseyin Efendi’nin kabri, bir yanda “Beni şeyhimin yanına defnedin” diyebilecek kadar ona bağlı Mareşal Fevzi Çakmak’ın kabri! Tam ortada ise Üzeyir Garih! Öyle bir tarikat şeyhi ki, bir “Müslüman mareşal” de, bir “Musevî işadamı” da onun müridi !.. Acaba hangisi gerçek? Ya da yalan olan hangisi? Şahsen ben, çıkamadım işin içinden! Sf.…
-
İşte geldik, Küçük Hüseyin Efendi’yi tüm Türkiye’ye tanıtan olaya: Türkiye’nin önde gelen Yahudi işadamlarından Üzeyir Garih, 25 Ağustos 2001 tarihinde, Yahudilerin kutsal günü şabatta (cumartesi günü) ziyaret ettiği Küçük Hüseyin Efendi’nin mezarı başında on bir bıçak darbesiyle öldürüldü! Tüm Türkiye aynı sorunun yanıtını merak etti: Yahudi bir işadamının Yahudilerin kutsal gününde bir Nakşibendî şeyhinin mezarının…
-
Özbekler Tekkesi binası günümüzde, “Münir Ertegün Tarih Araştırma Vakfı”nı barındırıyor. Vakfın açılışını 1994 yılında kim yaptı dersiniz? ABD’nin en tanınmış Yahudi politikacılarından, eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger! Eski bakan, Özbekler Tekkesi’nin hemen bitişiğindeki Sabetayist / Karakaşî’lerin mezarlığı Bülbülderesi Mezarlığı’nı da ziyaret etmiş miydi acaba? Henry Kissinger’ı hangi güç Türkiye’ye davet edip, tekke açılışına getirmişti? Sf.…
-
11 Ekim 1951’de ilim Yayma Cemiyeti kuruldu. Görünürdeki amaç manevî değerleri gençlere öğretmekti; ama asıl niyet komünizmle mücadeleydi. Bir yanda Said-i Nursî’nin avukatı Seniyüddin Başak, diğer yanda Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer liderliğinde İlim Yayma Cemiyeti hızla örgütlendi. Sonraki sayfalarda ayrıntılarıyla göreceğiz ki, en büyük destek masonlardan gelmişti; yönetimde masonlar vardı. Evet, düğmeye basılmıştı: İlim…
-
Arusî şeyhi Ömer Fevzi Mardin 1949 yılında, Evangelist’lerin İsviçre’deki bu ünlü şatosuna konuk oldu. Yaklaşık iki ay kaldı. Sürenin bu kadar uzun olması, şatoda bir toplantı değil, “kurs” olduğunun göstergesi değil midir? Buradaki toplantıda-kursta, Şeyh Ömer Fevzi Mardin, “İslamiyet ve Ehl-i Kitap Ailesi” konulu bir konuşma yaptı. Sf. 46 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi…
-
Fotoğraflara bakınca, doğrusu biraz şaşırdım; Harun Hoca, öyle bildik şeyhlere benzemiyordu! Eşiyle birlikte kiraz ağacının altında çekilmiş fotoğrafında fötr şapkalıydı, eşinin ise saçları açıktı. Zaten eşi Anna, müritlerinin bildiği isimle “Handan Anne”, hiç Müslüman olmamış, hep Yahudi inancını korumuştu! Harun Hoca, yani Aaron Kandiyoti’nin yaşam öyküsü giderek daha ilginç hale geliyordu. Aaron Kandiyoti, 1931 yılında…
-
Sabetay Sevi, bir tek Türkiye tarihinde yoktur! Sabetay Sevi hareketine soğuk bakan “Ortodoks” Yahudiler olduğunu da belirtmeliyim. Onlara göre, Sabetay Sevi Mesih değil, meczuptu. Bu nedenle, Sabetay Sevi’nin manik-depresif olup olmadığı bile araştırma konusu olmuştur. Sf. 29 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf.…
-
Şihabeddin Fazlullah Hurufi’den önce de İslam âlimleri harflerin kutsallığı üzerinde çok durmuşlardı. Örneğin, Endülüslü düşünür Muhyiddin Arabî, Endülüslü Yahudi Kabalacıların etkisinde kalıp, harflere büyük önem vererek “Fütuhat ül-Mekkiye” adlı kitabını yazmıştı. Sf. 23 Diyanet işleri Başkanlığı’nın İslam Ansiklopedisi’ne göre, Fazlullah İran Yahudi’siydi! Doğru mu? Bilmiyoruz. Kuşkularımız var. Esterâbadlı Fazlullah ile Sabetay Sevi benzer yolu takip…
-
Örneğin, Said-i Nursî cemaati içinde dışarıya hiç sızdırmamaya çalıştıkları bir “cifr ilmi” vardı. Söylediklerine göre, bu hesabı yapıp çok önceden Adnan Menderes’in öleceği tarihi bilmişlerdi! Bunu, “cifr ilmi” ne göre, Said-i Nursî hesaplamıştı; 1980-1990 yılları arasında Mehdî gelecek, inkârcı felsefeyle mücadele edip, 2001 yılında zafer kazanacak ve İslam’ı yeryüzüne hâkim kılacaktı. Olmadı. Ancak Nur cemaati…
-
Kabala’nın “altın çağı” XIII. yüzyıl oldu. Bunun kaynağı ise, Müslümanların egemenliğindeki Endülüs’tü. Endülüs’te birkaç Kabala Okulu vardı, örneğin haham Abulafia (1240-1292) tarafından yönetilen “Segovia Okulu”. Kabalanın başyapıtı, İspanyol/Endülüs Yahudi’si Madrid’in kuzey doğusunda, Guadateyara’daki “Guadalajara Okulu lideri Moşe Şem-Tov de Leon (1230-1306) tarafından derlenen Zohar’dı. “Derlenen” diyoruz, çünkü kitabı kendisinin yazmadığını, Talmud bilgini Şimon bar Yohay’ın…
-
Tevrat, beş kitaptan oluşuyor: Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye. Hz. Musa’dan sonra gelen kitaplarla Yahudilerin Tanah adını verdikleri Eski Ahit meydana geliyor. Yani Eski Ahit, Tevrat’ın yazıtı kurallarını içeriyor. Tevrat’ın bir de gelenek halini almış, hahamların yorumlarını içeren sözlü kuralları vardı; bunlar MS 200-500 arasında kâğıda döküldü: buna Talmud deniyor. Tevrat denilince, Eski Ahit…
-
Bir de yeni bakanlardan birisinin, Faruk Özak’ın Trabzonlu olduğunu görüyoruz. Ak’ın öz’ü bende hep ilgi yaratıyor. Karısının adının da “Verda” olduğunu öğreniyoruz. Biraz tebessüm edebiliyorum. Sf. 377 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yahudiliğin Filistin’e yerleşmesinde “Mikve Israel” çok çok önemlidir. “Mikve” İspanyolcada, “umut” demektir, İbrani “Tikve İsrael” diyorlar; o zamanki Osmanlı memaliki ve bugünkü İsrael’de kurulan tarım okulu ve çiftliğidir. Benzeri Aydın’da da kurulmuştur. Hepsi, Hamid zamanındadır. Sf. 373 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kürdistan’ın ikinci Fatihi” de deniyordu, Kürt feodallerini kırıyordu. Üçüncüsü, Bedirhan İsyanıdır, ilk büyük Kürt Kalkışması sayıyoruz. “Kürt İsyanı” olarak da görülse, Bedirhan, Yahudi mi idi, bu soruyu formüle edebiliyoruz ve güçlük buradadır. Çünkü bazı kaynaklara göre kırk bin Süryani’yi üç günde yok etti, on bin de olabilir, bunu “Yahudi – Hristiyan Harpleri” manzumesine dâhil edebilir…