Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yahudilik, Tevrat
-
.. Bu İslam’ın siyonize olduğunun maddesel kanıtıdır; kütlesel etkisi bu yönde oluyordu ve gerçek inananlar ortada duran İslam’dan şüphe etmeye başlıyordu. Sf. 12 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
YAKUBÎ (ARAPADOS) KARAKAŞ (HONİEROS) KAPANCI (KAVALYENOS) Din adamları; Peytan Din adamları; Ogan Din adamları; Hoca, sakallı Yakup Çelebi, Hamdi Beyler) 690 Mustafa Çelebi (Müminler) Osman Baba 690 İbrahim Ağa 1726 Mezarları; Maçka’da Mezarları; Bülbülderesi Mezarları; Feriköy. İslâm’a en yakın, asimile olmuş Asimile olmamış Asimile olmuş Evlendikleri ilk gece cemaat sırları,…
-
Şimdi bu Gur, oğlu ile A. Babacan’ı “bacanak” yapmış ve bir daha meşhur olmuştur. Bu akrabalık hayırlıdır, çünkü Hilmi’den olma, Güner’den doğma bu Babacan’ın zevcelerinin kızlık soyadının “yurter” olduğunu da, bu vesile ile öğreniyoruz; böylece, Babacan’a “baldız” ve Gür’e gelin kız Yurter’in, adının “didem” olduğu da ortaya çıkıyor ki, bu sözcüğün, Farsça “gördüm” sözcüğünden başkaca…
-
“AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, dün Washington’da görüştüğü Musevi lobisinin temsilcisine Türk – İsrail ilişkilerini daha da geliştirecekleri sözünü verdi. Erdoğan dün ilk olarak ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile görüştü. Erdoğan ardından da kaldığı Monarch otelinde Musevi lobilerinin temsilcilerinden oluşan 15 kişilik bir heyet İle bir araya geldi. Samimi bir havada geçtiği gözlenen görüşmede,…
-
“Eğer Yahudiler Yahudi olarak kalabilirlerse, eğer partizanlık nedeniyle aralarında bir ayrılık olmazsa, yani aralarındaki kardeşlik bağlarını sürdürebilirlerse anti-Siyonizm yok olmaya mahkûm olacaktır. Ve merhum Theodor Herzl’in dileği olan Yahudilerin kendi toprakları olmasını istiyorsak, bu topraklar, Türkiye’dedir.” Sf. 498 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 495) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu, Cumhuriyet ile birlikte, bir Kemalist teorisyen olarak ortaya çıkan Moiz Kohen’dir. Daha sonra “Tekinalp” adıyla çalışan Kohen, Hamburg’da toplanan Dokuzuncu Siyonistler Kongresinde, Türkiye delegesi olarak konuşmuş ve Türkiye’yi, “Kenan Ülkesi”, başka bir deyişle de “Kutsal Toprak” ilan etmişti. Yahudilerin Yurt’u Osmanlı Türkiye’si başka yurt yok, diyordu. Göç, Filistin’den çok Türkiye’ye olmalıdır; bu çağrıyı yapıyordu.…
-
Ben-Gurion da, Ermeni Tehciri tarihinde İstanbul’da idi, “toplantı” diyorum. Ben-Gurion müfrit bir Siyonist bilinmektedir; başbakan olduğu zaman, eski bir gizli örgütçüye yakışır bir biçimde, yine gizlice Türkiye’ye gelmişti Ben-Gurion’un, Türkiye tarihinin en önemli ikili anlaşmalarından birisini gerçekleştirdiğini, birinci kitabın dördüncü bölümüne ekte, göstermiştim. Hâlâ gizlidir. Burada Türkiye ile Israel arasında “tamamlayan kavimler” kavramı da icat…
-
Liman Paşa Yahudi idi ve sahra karargâhında bile Yahudi şeriatına göre yemek hazırlıyordu, “koşer” diyorlar. Liman Paşa’nın buraya gönderilmesinin amacı da Kutsal Toprakları korumak olarak formüle ediliyor ki not etmiş oluyorum. Sf.486 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 486) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarihteki en önemli faciaların birisinde, “1915 Ermeni Tehciri” diyebiliriz, H. Morgenthau, Liman von Sanders ve David Ben-Gurion, eski soyadı “Gruen”, İstanbul’da idiler. Üçü de Yahudi kavmindendiler, birincisi ve üçüncüsünün Siyonist olduklarında kuşkumuz yoktur ve Liman Paşa’nın Siyonizm’i ise tartışmalıdır; en azından elimde yeterli kaynak, henüz bulunmamaktadır. İlki, Amerika Birleşik Devletleri’nin, İstanbul Büyükelçisi idi, güçlüdür ve…
-
Kurtuluş Savaşından sonra Elenistan’a göçen Elenlerden birisinin anlatımında çok düşündürücü bir nokta buluyoruz. Acıklı olduğu kadar da düşündürücü görünüyor, aktarıyorum: “Sabahleyin 5.000 esir toplandık. Türk mahallelerinden geçiyorduk. Yahudilerinkinden de geçtik. Yahudiler bize Türklerden de kötü davrandı, Hiotika’daki Aziz Konstinos mevkiinde büyük bir kıyım başladı.” Peki neden, neden Müslümanlar arasında yaşayan Yahudiler, Hıristiyanlara, Müslüman Türklerden daha…
-
Samsun’da, Antalya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenlerin, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldılar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki Sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sabetayist olmayan memurlar evlerinden çıkarıldılar ve Sabetayistler yerleştirildiler. Karadeniz sahil kentlerinde Şişli Terakki’ye emlak…
-
Bizde “Talat” adı yoktur, Arabi’de de olmadığım biliyoruz, orada “telat” var ki başka anlamda ve yapıdadır; buna mukabil bizde “Tal-i” ve “Talu” varlar, bu sonuncuyu da Tal-ü okuyabiliriz, Osmanlı’yı, “Osmanlu” söylüyoruz, muhtemelen ‘Selçuklu” taklididir. Kurtuluş mücadelesinden İbrahim Tali ve 12 Mart Diktatoryası başbakanlarından Naim Talu örneklerini hatırlıyoruz. Naim Talu, İbrani asıllı idi ve adı ünlü…
-
Güzeli anlama kabiliyetimizi, alıyorlar. Teneke gürültüsünü ses sanıyorlar ve kabul ediyorlar. Bunu da üstelik solculuk adına yapıyorlar. Bu yıkıcılıktır, bir toplumun, güzel, doğru, ahlaklı tarif ve kabiliyetlerini bozmak en büyük bozgunculuktur. Sf. 424 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 424) kitabından birebir alınmıştır.
-
Değerli hukukçu, Yargıtay eski başkam Mehmet Uygun, yargıcın “vicdanı ile cüzdanı arasına sıkışması’ olgusunu Hukuk tarihimize sokmuş haldedir; önemli bir aşama olduğundan kuşku duymuyoruz. Yalnız vicdanı sadece boş cüzdanların sıkıştırmadığını da eklemek zorundayız; yargıçların vicdanlarını, tarikatların da sıkıştırdıklarını biliyoruz. Gerçeklik öğretmenimizdir. Sabatayizm’i tarikat kabul etmiyoruz; başkalarıyla birlikte benim de öne sürdüğüm görüşe göre; bir din’dir…
-
İsrail’de iki yüz bine yakın “Kürt-Yahudi’si evlerinde hâlâ Kürtçe konuşuyorlar ve Kürt âdetlerine göre evleniyorlar; Bakanlık yapan Mordehay ve Mofaz, Kürt-Yahudi’sidir. – – – araştırmalara göre Kuzeyde en az iki yüz bin Kürt-Yahudi’si bulunmaktadır. Sf. 365 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 365) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gıdada yasaklar, oruç, sünnet ve benzerleri ortaktır. Bu nedenle, kripto-Yahudiler kendilerini en çok Müslümanlıkta gizleyebiliyorlar; İran’da bunlara inanılmamakta ve “cedid el-İslam” denmektedir, Sf. 346 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu arada bir yanlışımı düzeltmenin zamanıdır, ben Fethullah Gülen’in kardeşinin adını, daha önceleri, “Mehdi” olarak yazmıştım. Şimdi devlet arşivinde bilgileri, bana, ulaştırdılar, teşekkür ediyorum ve düzeltiyorum, Fethullah Gülen’in kardeşinin adı Mesih’tir ve aynı soyadı kullanıyorlarsa “Mesih Gülen”, karşınızdadır. Sf. 322 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 322) kitabından birebir…
-
29-30 Ağustos 1958 tarihinde İsrael Başbakanı Ben-Gurion ile Türk Başbakanı Menderes Ankara’da buluştular. Büyük gizlilik içinde yapıldığı kesindir ve belki de 1967 tarihli Doktor Nachmani’nin bu çalışması olmasa, hiç bilemeyeceğiz. Görünüşte, Ben-Gurion’un uçağı arızalanıp mecburi iniş yapmıştı ve toplantıların dışarı sızmaması için, Türkiye’nin senyör diplomatları garson olmuşlar, yemek servisi yapmışlardı. Çok kapsamlı ikili bir antlaşma…
-
Ankara’daki İsrael temsilciliğinden İsrail’de Dışişleri Bakanlığına giden 16 Eylül 1954 tarihli kripto; Türkiye’nin NATO’ya başvurusu önce çok büyük bir mukavemet ile karşılaşmıştı ve tam bu sırada, dünya ölçüsünde Türkiye’nin NATO’ya alınması yönünde bir basın kampanyası düzenlenmişti, bunun Dünya Yahudi Partisi tarafından düzenlendiği ortaya çıkmaktadır. Türk Hükümet ricali “kardeş” ya da “dost” bildikleri Eliyahu’dan rica etmişlerdir.…