Kategori: Yalçın Küçük
-
“CHP… köylü ideolojisinin temsilciliğini üstleniyor. … Köylü de tekerleme ile konuşmayı sever.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1628 yılında ilk kez bir eski yeniçeri komutanı, ulemanın başı olan Şeyhülislamın desteğini alarak Sadrazam (Başbakan) oldu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Köylü kültürü, aslında bazı folklorik öğelerinden ayıklandığı zaman, bir kültürsüzlük oluyor. TRT kültürsüzlüğü propaganda etmek anlamında köylü kültürünü sunuyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türk Entelijansiyası son derece ilginçtir; Koçi Bey Lâyihasını (İkinci Selim’e sunulan, ülkenin durumu hakkındaki görüşleri) çok beğeniyor. Hâlbuki Türk Entelijansiyasına aşağılık kompleksini enjekte ediyor. (Arnavut asıllı Koçi Bey Lâyihasından bir kısım): “Her zümreye, milleti ve mezhebi bilinmeyen, şehir oğlanı, Türk, Çingene, Tatar, Kürt, ecnebi (yabancı), Laz, Yörük, katırcı, deveci, hamal, ağdacı yol kesen, yan kesici…
-
“Bilim, düşünme ile ilgilidir. İçinde düşünme unsuru olmayan arşivcilik veya belge toplama, ampirsizimdir. Ampirizm bilimsel yoksulluktur. Türk tarihçiliği son derece yoksuldur. Bütününe hiç güven olmaz. Aydın aydının kurdudur…. İhtilaller kopukluğu vurgular. Her yeni doğan yerleşinceye kadar, gökten indiği izlenimi vermeye çabalıyor. İkinci Mahmut zamanında Türkiye’de Moltke var; Prusyalı subay Moltke; “Her iki memlekette de (Rusya…
-
“Büyük Padişah Selim ne yapılması gerektiğini saptayabilmek için devletin ileri gelenlerinin görüşlerini istedi. Başta Sadrazam (Başbakan) Koca Yusuf Paşa olmak üzere yirmi iki kişiden lâyiha (görüş bildiren yazı) istedi ve Nizam-ı Devlete dair lâyihalar (devlet düzenlemeye dair görüşler) bu şekilde ortaya çıktı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…
-
“Yeniçeri için hayat, ganimeti arttırmak için bir bahanedir. Yeniçeriliği yaratan Osmanlı Sultanlarıdır, ancak Yeniçerilerin gözünü açan Yavuz Sultan Selim oldu. Yavuz, Yeniçerilere dayanarak Padişah oldu. … Böylece Yeniçerilere bir yol gösterdi: Güçlerini öğretti.” (1) Sf.77 “Profesyonel askerlik, eski ırklara özgüdür; Fakat “Memluk Türkleri”, deneyimli Türklerin çok başarılı köle asker olduklarını kanıtlıyor. Esir alınan Hıristiyan…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Nazım Hikmet, Memleketimizden İnsan Manzaraları şiirinde Gazeteci Ali Kemal’in öldürülüşünü anlatıyor. BAKKAL’IN NOTU (2022): Ali Kemal günümüzde (2022) İngiltere’nin başbakanı olan Boris Johnson’ın dedesidir. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 65) kitabından notlar alınmıştır.
-
“Nizamı Cedit (Yeni Nizam, Yeni Düzenleme) ile başlayan Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla birinci perdesi kapanan gelişmeler tam anlamıyla bir iç savaştır. Türkiye’nin yenilik tarihinin ilk perdesinde bir iç savaş vardır. … İç savaştan çıkan bir toplum, dış savaşta olduğunda çok daha fazla, bir seçkin kadro kıtlığı ile karşılaşır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük…
-
“Mustafa Reşit Paşa’nın Tanzimat Fermanı’nı (düzenleme emrini) okumaya giderken eviyle vedalaşması boşuna değil, önünde tarih var.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Osmanlı Padişahları hiçbir ziyareti iade etmiyorlar. Hiç kimse Padişaha hediye vermeye cüret edemiyor…. Tanzimat’a kadar hiçbir yabancı ülkeye gitmiyorlar. Paris Antlaşmasına kadar Osmanlı Padişahı, kendisini hiçbir hükümdar ile aynı düzeyde saymıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Yeniçeriler üniforma giymiyor. Bu da rahatlıkla firar etmelerini sağlıyor. Demek ki üniforma ölüme göndermeyi kolaylaştırıyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf.28) kitabından not alınmıştır.
-
“Düşün gücü olan, teorik dayanağı olan aydın, yalnızlığa en çok dayanabilen insandır. Aydın, yalnızlığa dayanabilen hayvandır.” Sf. 19 (Aydın) “Yeniçerilik yıkılınca hep dayanak aradı. Batmakta olan bir İmparatorluğu kurtarmaya çalışmak, mutlak misyoner (mücahit) ruhunu gerektirir. Türk aydını doğuştan imparatorlukçudur, kurtarıcı bir hırsa sahip.” Sf. 20 “Bilimlerin anası tarih bilimi kendisini ilerletecekler için son derece…
-
“Yeniçeri Ocağı bir esnaf güruhudur, zamanına göre bir sermaye kesitidir, sermaye kesiminin silah kullanan bölümüdür. (1) Neden salt ve saf bir silahlı kuvvetler gerici olsun? Neden .. Yeniçeri Ocağı bu denli gerici olsun ve bütün yenilik girişimlerinin, bütün yenilikçi akımların karşısına çıksın? Bu neden, var; Sermaye gericidir. 1826 yılında lağvedilen (ortadan kaldırılan) Yeniçeri Ocağı ….…
-
“Tek başına eylem aydını büyütmez. Aydın, kafasıyla ve çok büyük bir inatla, toplumu değiştirmek için mücadele eden hayvandır. Tanımı kısaltmak gerekirse; Aydın, kafasıyla mücadele eden insandır. Aydını tarihin diğer aktörlerinden ayıran en belirgin çizgi, mücadeleye kafasını koymasıdır.” Sf.15 “Türk aydını, çok uzun yıllar ölmekte olan bir İmparatorluğu yaşatmak için mücadele etti. Türk aydını kurtaramadı. Aydının hayal…
-
“Sevgi, sezmeye yardım eder. Her düşünüre gereklidir. Çünkü düşünür, bir anlama, düşündüğüne aşk olmuş kimsedir. Türkiye’yi önemsemeyen kendisini küçümsüyor demektir. Sf.13 Her bilimsel çalışma aynı zamanda bir yöntem çalışmasıdır. Her ciddi bulgu bir yenice yönteme dayanır. Yöntemin yüzde yüz yeni olması mümkün değil, ancak yenice olabilir. Türk aydınını Türk eyleminin bir ürünü olarak ele almak,…
-
“Türk aydını başıyla yürüyor, ayağıyla düşünüyordu. Tersti; tersine çevirmeye başladım. Türk diline teorik bir anlatım gücü kazandırma çabalarımı burada da sürdürdüm. Çok sesli sunmak istedim. .. Denediğim cümlelerde parantezsiz parantezlerle, dip notlarla, metin içi eklerle, çok sesli bir sunuşa yaklaşmak istedim. İlaçla beynimin çalışmasını yavaşlatmak zorunda kaldığım oldu. Yazmak, benim için, öncelikle kafamı boşaltmaktır. Entelektüel…
-
“Mustafa Kemal gece gündüz içiyor, bol ve açık fuhuş yapıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 537) kitabından birebir alınmıştır.