Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Bu üç ihanetten birisidir; a, Kemalistlerin Kemalizm’e, b, Müslümanların İslam’a ve c, meslek ve kariyer sahiplerinin kabiliyet ve birikime ihanetleri iç içedir. Belki üçüncüsü en grotesk olandır; imam-hatip okulları öğrenme kabiliyetini ve zamanla tüm kabiliyetleri yok etme yoludur, bunu görmek zorundayız. Şimdi, tüm birikimsizler ve kabiliyetsizler, tüm birikimleri ve kabiliyetleri kovuyorlar ve yerini alıyorlar. Hiçbir…

  • Bir kitap yazdım. İstiklal Marşı’nın Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmadığını çıkardım. Mehmet Ragif, asıl adı “Ragif” idi, hiçbir yerde bu Marş’ı yazdığını söylememiştir. Yaşadığı sürece şiirleri arasına almadığını da biliyoruz. Ersoy, Marş’ta, sadece bir paravandır, o kadar öyle ki nerede ise 1949 tarihine kadar bir şair ve bir marş yazarı sayılmadı, 1936 yılında, cenazesine, bir…

  • Kürtlerde sadakat yoktur ve sadakati olmayanın millet olması zordur. Bu gün daha az sadık olduklarını acı ile görüyoruz. Uzaklaşıyorlar. Tamahkârdılar ve Türklere mahkûmdular. El koydukları mülkleri (1) savunmak zorundalar ve Türklere muhtaç oldular. İhtiyaç, ittifakın anasıdır. Sf. 10 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’I…

  • Yaşamak yoğunluk, mutluluk derinliktir. Sf. 76 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hatırlayacaksın, Sultanahmet’te duvar yazılarım vardı; gecenin belli veya belirsiz saatlerinde aklıma ya da içime düşenleri duvara yazıyordum. Bunlardan birisi şöyle; «Ben görmeyince daha iyi görüyorum». Dün sabah aldığım notu da aktarayım: «Dizlerim tutmuyor, aklım açıldı». Her ikisinde de bir bağlantı var; teorik insan, somut’tan uzaklaştığı ölçüde gerçek’e daha çok yaklaşıyor. Sf. 57  Alıntı; Ermeni Rahiple…

  • Tanrı, insanın yarattığı ve insana en uzak yaratık oluyor. Acıması, sevmesi ve üzülmesi yok; Tanrı olmak ile yok olmak, birbirine çok yakın ve belki de birbirinin aynı sayılıyor. İnsanların hiç bir zaman tanrılaşmamasını ve tanrıya benzememesini diliyorum; Tanrı olmak insanlıktan çıkmaktır. Sf. 7 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989…

  • İnsanların hep yücelmesini istiyorum. Doğanın en güzel ve en çok özene lâyık yaratığının insan olduğuna inanıyorum. Sf. 6 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989 – Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evren’in Ocak 1982 tarihinde Sofya’yı ziyaret edeceği açıklanıyor. Bu açıklama ile aynı günlerde TİP’liler tutuklanıyor. Sf. 413 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün çözümlemelerimde iç dinamiğin önceliği var. Fakat hepsi dış dinamikle birlikte gelişiyor. Tekrarlıyorum; dış dinamiğe öncelik vermek, tüm güzelliklerle kötülüklerin yurt dışından geldiğini düşünmekle özdeştir; yıllardır bu tür anlayışın geçersizliğini göstermek için çabalıyorum. Bilim, eğilimlerin karşılıklı ilişkisini çözümlemek oluyor. Dış dinamiği tümden yadsımak bilim yolunu reddetmekle aynı konuma giriyor. Sf. 405 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP…

  • Pişman sanıklardan Aclan Sayılgan, daha sonra, bu 167 kişinin dökümünü şöyle veriyor. «Yüksekokul mezunu 35 kişi, yüksekokul öğrencisi 29 kişi, lise mezunu 19 kişi, ortaokul mezunu 22 kişi, ilkokul mezunu 10 kişi, cahil 52 kişi»  Bu aktarmayı pişman sanık Aclan Sayılgan’dan özellikle yapıyorum; sanıkların elli ikisinin cahil olduğunu yazıyor.  Sanıkların içinde önemli ölçüde tütün işçisi…

  • 1920 yıllarında Cumhuriyet Gazetesi’ni Yunus Nadi ile birlikte kuran Zekeriya Sertel’in çıkardığı solcu Tan Gazetesi’ne 1940 yıllarında gerici sürülerin saldırılarının planlanmasında Cumhuriyet, zamanın gizli örgütleriyle işbirliği halinde çalıştı. Bunu diğer çalışmalarımda gösterdim. 1950 yıllarının sonlarında, öğrenci eylemleri nedeniyle sık sık ilişki içinde olduğum Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Bürosu’nda istihbarat şefi, 27 Mayıs sabahı gazetedeki görevine yüzbaşı…

  • Önce bir düzeltme ile bazı açıklamalar yapmam gerekiyor; 1951 Tevkifâtı Davası «167 Sanıklı Dava» olarak da adlandırılıyor. Sf. 274 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1981 TKP Davası başsız kalıyor. Zeki Baştımar, duruşmada ve savunmasında komünist partisine girmek istediğini açıkça söylüyor. Savunmasında, «memlekette irticaa, emperyalizm ajanlarına ve harp tahrikçilerine karşı mücadele etmek düşüncesiyle komünist partisine girmek istediğini” açıklıyor; dünyanın hiç bir yerinde bir komünist partisine bu gerekçelerle girilmemelidir. Yazık; bir mahkemede komünist olduğunu açıkça söyleyen bir genel sekreter, komünist partisine…

  • Türkiye rejimi, 1949 yılında kurulan saldırgan NATO’ya girmek istiyor; Batı, Türkiye’nin her yanaşmasında izlediği yöntemi tekrarlıyor ve isteksiz davranıyor. Türkiye, yalvarıyor ve kendi oyunlarını sergilemeye başlıyor; bunlardan birisi içerde komünist tehlikesi olduğudur ve dışarıdan da Sovyetler Birliği’nin saldırmaya hazır olduğu izlenimini veriyor. 1949 yılında Türkiye’de komünistlerin tekrar örgütlenme çabalarında Türkiye’nin saldırgan NATO ittifakına girişini önleyecek…

  • Elli Bir TKP Tevkifâtı Davası’na bir «Bülbüller Davası» demek yerindedir; emniyette politik senaryosunu koruyabilenler ve bunu korurken kendilerine saygılarını saklı tutabilenler parmakla gösterilebilecek kadar az oluyor. s. 249 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çocuklara, bu nedenle, bayılıyorum: Akılları ne kadar özgür? Çocukların akılları henüz tekelsi ahtapotlar tarafından zincire vurulmamış; merakları zincir tanımıyor. Tekeller ahtapot kollarıyla, hızla, buraya senaryolar örüyorlar. Parantezi kapatıyorum ve devam ediyorum. Tekeller, sağlıklı insanların gözlerini bozan, düz gözleri şaşı yapan göz doktorlarıdır. Tekeller insanlığın akıl gözüne düşman canavarlardır. s. 247 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları)…

  • Kapitalist rejim şuna inanmak istiyor: Kemalizm bir çözümdür. Eğer okullarda ve üniversitelerde Atatürkçülük, üstelik başlangıçtaki sınırlı radikalizminden uzaklaştırılmış haliyle bile, okutulursa, Türkiye’de sosyalist düşüncelerin yeşermesine imkân kalmaz; Eylülist Rejim de buna inanmak istiyor. s. 119 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s. 119) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan güzel bir yaratıktır. İnsana en zor gelen kendisine ihanet’tir. İnsan işkenceye dayanabiliyor; insanın kendi kendisine ihanetine dayanması çok zor olmalıdır. s. 67 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korku, insanlık durumu’dur; kuşku duymuyorum. Ancak hem tarihsel ve hem de bireysel anlamda insanlık, korkudan arındığı sürece gelişiyor. İnsanlar, korktuklarını kabul etmiyorlar. İnsanların korktuklarını kabul etmemeleri, korku’nun kendisi kadar bir insanlık durumudur. s.56 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korkudan kurtulmanın bir yolu, korku kaynağı düşüncelerden kurtulmaktır; çıkarmaktır. Korkanlar, korku kaynağını hatırlatan nesne ve olaylara çok kızıyorlar. Sf. 48 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.