Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yalçın Küçük
-
İdeoloji, basitleştirilmiş, karşı ve düzeltici eğilimlerinden arındırılmış, halklaştırılmış anlamında vulgarize edilmiş, bilim olarak ortaya çıkıyor. Kütlenin, en kestirme ve en bulandırılmamış bir biçimde dünyayı görmesini sağlıyor. İnsanoğlu ve halk ideolojiye muhtaçtır. İnsanlık var oldukça ideolojilerin var olacağı anlaşılıyor. Zaman, tekelli düzenin eline geçirdiği geniş olanaklar, insanların ideolojiye olan bağlılığını azaltmıyor arttırıyor. İdeoloji görmek içindir. Her…
-
Bu paragrafı, İslam Ansiklopedisinin 1927 tarihli Fransızca edisyonundan aktarıyorum; Profesör V. Minorskiy’in yazdığı maddeden alıyorum. Minorskiy, Kürt çalışmalarında büyük bir otorite sayılıyor; tarihsel açıdan ‘Kürdistan’ sözcüğünün Selçuklular tarafından icat edildiğini kaydediyor. Kimse buna itiraz etmiyor. “Kürdistan” sözcüğü, “biz” Türklerin icadıdır. Sf. 32 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf.…
-
İdeolojiler insanoğluna büyük bir kolaylık ve dinler ise sonsuza yakın bir rahatlama sağlıyorlar. Dinler, mücadele etmeyen insanoğlunun ideolojisi oluyor. Sf. 22 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bütün sonuçlarına razıyım; bu toplumun sorumluluğu da, onuru ve hapisleri de bizimdir. Bu yalnızca bir kişisel ve toplumsal sorumluluk sorunu değildir. Bu sadece bir aydın sorumluluğu olmaktan da uzaktır. Bu bir politik görevdir. Sf. 29 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bizler, Bizans – Osmanlı tarihinin mirasçılarıyız. Bizler Roma Türk geleneğinin sahipleriyiz. Bizans – Osmanlı geleneğinde üç sınıf var; Mülkiye, ilmiye, seyfiye. Birbirlerinden usulleri ve giyimleriyle ayrılırlar. Ben bu mirasın sahibiyim. Geliştirmeye çalışırım, geriye götürülmesini, kolaylıkla kabul etmem. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 626) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her yerde ve kuşku yok, en başta bilimde, gelişmenin dinamiğini ayrılık noktalarında aramak gerekiyor. Ders kitapları ortak noktaları abartarak bilimsel düşüncenin gelişmesine kanserojen etki yapıyor. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 594) kitabından birebir alınmıştır.
-
Somut, çeşitli elemanların bir birliğidir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 595) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kuhn’un görüşünde paradigma, bilimdeki köklü değişikliklerin yerleşmesidir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 615) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tesadüf düzeni, hukuk ve yönetim düzeni ve düzeyi değildir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 619) kitabından birebir alınmıştır.
-
Temel ilke şudur, ne hareket ediyorsa, başka bir güç tarafından harekete getiriliyordur. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 586) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gezegenleri harekete getiren nedir? Bilim tarihinin en önemli sorusunu Kepler sordu. Kepler, ancak bu soruyu sorabildi ve hareketin matematik ifadelerini ortaya koyabildi. Bu soruya ilk cevabı Newton verdi; yer çekimi. Yer çekiminin astronomi ve fizikte oynadığı rolü, siyasi iktisatta kişisel çıkar, Marks’ın vizyonunda sınıf çelişkisi üstlendi. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
Bilim, büyük ölçüde yöntemdir, bilimde her büyük katkı aynı zamanda mevcut yönteme katkıdır. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 590) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilimsel araştırma kavgadır. Kavga olmadan tez olmaz, tez olmadan kavga olmaz. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 607) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye çareyi Batıya yetişmekte buluyor. Çare, Batıya yetişmekten geçmiyor. Çare batıyı aşmakta yatıyor. Batı, doğuya yetişmeye çalışmadı. Doğu’yu aştı. Taklit etmeyi denemeden yetişmek mümkün değil. Bugün çaresizliği ve yetersizliği yaşanan Eurosantrik dünya bilimidir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 555, 556) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eşitsiz gelişme .. Kapitalist gelişmenin iç dinamiğidir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 558) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Yasa; Sanayideki dallardan birinde bir radikal gelişme olursa, onunla ilişkili diğer sahalarda bir takım dengesizlikler ortaya çıkacaktır. Sonra geride kalan bölüm de radikal bir değişimi zorlayacak ve sistem…
-
C. Hill; “1558 ve 1688 arasında ebeveynlerden birisini cellatların elinde kaybetmemiş tek İngiliz hükümdarı birinci Charles idi. O da büyük annesinin akıbetine uğradı.” Hill önemli bir tarihçi ve şu bilgileri veriyor; “Bizim dönemimizde (1530-1730) İngiltere tüm Avrupa’da siyasal şiddetiyle ünlüydü.” Şiddet ise çelişkinin bir ürünü olarak ortaya çıkıyor. Gelişme de her zaman çelişkinin bir ürünü…
-
Sanayi Devrimi iki nesillik bir zaman diliminde insanı değiştirdi. Britanya’nın dünya sanayi üretimindeki payı 1870 yılında üçte bir ve 1900 yılında beşte bir iken 1913 yılına doğru gelindiğinde yedide bire düştü. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 565) kitabından birebir alınmıştır.
-
Lenin, kapitalizmde pazarın iki yönde gelişebileceğine işaret ediyor; bu ayrıma göre bir Kapitalist ekonomide pazar ya derinlemesine ya da genişlemesine gelişir. Derinlemesine gelişme; belli bir yerde sanayi ve tarımın daha çok gelişmesidir. Buna teknolojide ilerleme ile birlikte sermayenin organik bileşiminin artması ve aynı sanayi kolunda yeni alt kesimlerin oluşması demek te mümkün. Genişlemesine gelişme ise…
-
Bilim adamı, yeni bilgiler için duyduğu huzursuzluktan mutlu olabilendir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eğer nota bilmek veya bir enstrümana hâkim olmak, kültürlü aydının girdilerinden birisi ise ve yalnızca bu göstergeye bakarak, üstelik modern okullardaki müzik derslerini de göz önünde tutarak, bundan yüzyıl önceki Türk aydın kadınının bugünkü aydın Türk kadınından daha kültürlü olduğunu söyleyebiliyorum. Sf. 523 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 –…