Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yeniçeri Ocağı
-
Kemankeşlik her şeyden çok da bir spor haline geldi ve okun menzili hakkındaki bilgiler kitaplarda yerini aldı: Bir okçu 900 gezlik (594 m.) bir mesafeye ok atabilirse hatırı sayılır bir seviyeye ulaşmış kabul edilmekteydi ve 800 metrenin üzerinde atış yapanlar da oluyordu. Bu yayın savaşlarda daha kısa mesafeler için kullanılmış olduğu aşikârdır. Sf.126 Alıntı; Yakup…
-
Murad kendi birliğini birçok piyade ve süvarilerle dördüncü kısımda kurdu. Ardından kalın zincirlerle zincirlenmiş altı bin deveyi üç sıra halinde art arda dizdirdi. Sonra dünyanın en büyük gürültüsünü çıkarsınlar diye hepsini çıngıraklar ve zillerle donattırdı. Bunları en ön safa koy-durdu ki, karşı taraf saldırmak istediğinde atların develerin gürültüsünden ürksün ve düzenleri bozulsun. Sf. 126 Alıntı;…
-
Davalar, Selimiye’de açıldı ve ben o sırada kendimi bir yeniçeri çavuşu olarak görüyordum. Osmanlı’da azapları modern lümpenlere benzetebiliriz, hep kaybetmişler, şanslarını denerler; Osmanlı bunları en ileriye sürüyordu. İlk güçlükte kaçarlar, yeniçeri çavuşu arkada bekler, kaçanlara palalarını indirir, ileride ve arkada parçalanma kaçınılmazdır. Selimiye’de ben yeniçeri çavuşuydum; işini hep ciddiye alan birisiydim. Bilinmektedir. Sf. 329 Alıntı;…
-
Bir İslam gücü değil, Avrupa gücü olarak kurulmuştu. İslam coğrafyasına geçişi ve İslam toplumlarım hâkimiyet altına alışı çok sonraki bir dönemdedir. Kuruluş yılları boyunca gerçekleşen bir Türk-İslam Sentezi değil, bir Türk-Rum Sentezi oldu. İmparatorlukta sözcükler Osmanlı’nınsa da, cümleler ve dilbilgisi Bizans’ındı. Bütün yollar hâlâ Roma’ya, başka deyişle, Konstantiniye’ye çıkıyordu. Sf. 265 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış…
-
Osmanlılar yağmadan vergiye geçmeye ve dolayısıyla uyrukların güvenliğini temin etmeye, Hıristiyanlar ise şehirlerdeki ve köylerdeki üretimlerini koruyabilmek adına Osmanlı yönetimini tanımaya ve hatta o yönetime çeşitli yollarla katılmaya muhtaçlardı. Hıristiyanların orduya alınmaları sürecinin ilk örnekleri de yine bu yıllarda ya da hemen sonrasındadır. Gelibolu’daki ilerleme de ancak bu toplumsal doku uyuşmasından sonra mümkün hale gelecektir.…
-
Çok uzun süren kuşatma ve kırların sürekli yağmalanamayacağı gerçeği ise Osmanlının karşısına bir yönetme meselesi olarak çıkacaktı. Ablukanın bizzat kendisi, göçebe olmayan daimi piyade askerlerin toplanması ihtiyacını; yerleşik ordu kuşatma tekniklerinin kullanılması gerekliliğini ortaya çıkarıyordu. Uzunçarşılı’da bu ihtiyacın bir anlatımı yer alıyor; “Orhan Bey’in ilk zamanlarında da aşiret kuvvetlerinden istifa edildi ise de, Bursa’nın zaptının…
-
Büyük bir savunma boşluğu ve asker azlığı söz konusudur. Osmanlı Beyliği işte bu savunmasız sınırlarda doğuyordu; Paleologoslardan hoşnut olmayan çok sayıda akritai de bu beyliğe katılıyordu. Osmanlı Beyliği boşluğa doğmasına rağmen Bitinya bölgesinde, Balkanların tersine, yavaş ilerlemişti. 1340’lara kadar sadece Marmara çevresinde tutunabiliyordu. Bir göçebe devleti için oldukça düşük hızdaki bir yürüyüştür; tarih açısından ise…
-
Avrupa’nın gösterdiği dirence ilişkin olgular çok daha azdır ve şöyledir: Osmanlı’nın Haçlı niteliği çok kuşkulu ilk Avrupa ordusu ile karşılaşması 1396 yılındadır; bu savaşın adını Niğbolu Savaşı olarak biliyoruz. Gibbons “Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu” kitabında, Avrupa ordusundaki şövalyelerin bir kır eğlencesi havasında olduklarını, yanlarında şarap ve kadın dahi getirdiklerini kaydetmektedir. Niğbolu Savaşı Osmanlı’nın Gelibolu’ya geçişinden kırk…
-
Aktarmayı sürdürüyorum: “Fakat zavallı kaçaklar, ellerinde demir topuz ve zincirden kırbaçlarıyla, (courbatch olarak yazılıyor, y.k.) bir sıra çavuşla (chaoushes yazılıyor, y.k.) karşılaşıyorlar, çavuşlar kaçakları tekrar hendeğe sürüyordu. Bu acımasız çavuşlardan kaçabilen pek az saldırgan, palalarını çekmiş yeniçerilerle karşılaşıyor ve böylece yalnızca iki ölümden birisini seçme zorunda kalarak tekrar hücuma dönüyorlardı.” Hücumun en önünde olanlar hücumdan…
-
Yeniçerilik düzeninde Türklerin modeli yine kendileridir; tekrarlamak pahasına da olsa bu düzeni Türklerin kendi kölelik döneminde öğrendiklerini belirtmek durumundayım. İlk ve bir kurum olarak uygulayanlar Memlûk Devletini kurabilmişlerdir; Memlûk Devleti, Türklerin köle halinin işaretidir; “mülk” olmuş Türklerin devletleşmiş aşamasıdır ve “kölemen” tabiri çok daha uygun düşmektedir. Sf.373 Müslüman şefler, esir Türkleri buluğ çağında alıyordu ve…
-
“Gayretliler, isteyerek erken kalkarlar ve az yerler; oldukça kötü kızartılmış ekmek, güneşte kurutulmuş et, yoğurt veya süt, bal, peynir, üzüm, meyve, yeşillik, hatta altı-yedi kişiyi bir gün doyurmaya yetecek çorba için kullandıkları bir avuç un ile mutlu oluyorlar. Eğer iyi olma ümidi olmayan bir at veya develeri olursa, boğazından kesiyorlar ve yiyorlar. Bununla pek çok…
-
Şimdi tezi yazıyorum: Türk ordusu hiçbir zaman, teknik anlamda güçlü, etkin bir silahlı güç olmamıştır. Kazandığı savaşlarda eşit sayıda veya sayıca az olduğu örnekler son derece az görünüyor. Bu, fetih analizlerinden ayrı olarak, Osmanlı çöküşünde de önemli bir anahtar değerindedir. Sf. 337 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 –…
-
Bayezid Partisi, orduya tümüyle egemen görünüyor. Fatih zehirlenir zehirlenmez, ordu, İstanbul’a hâkim oluyor. Yağma da var. Ordu, Fatih’ten nefret etmektedir. Fethettiği kentte, Fatih’in cesedini kokuttular. Baltacı Kasım, Fatih’in kokan cesedinin iç organlarını temizleyerek kokuyu önlemeye çalışmıştı. Dokuz gün Fatih’in cesedine yaklaşmadılar. Fethettiği kentte, Fatih’in ölüsüne, mum yakmayı unuttular. Fatih’i karanlığa bıraktılar. Sf. 230 Alıntı; Atamanoğlu…
-
Savaşlarda ele geçirilen güçlü kuvvetli esirler Orhan Gazi döneminde pençikoğlanı adıyla nefer olur, pençikoğlanı teşkilatı kurulur, Murat I zamanında Gelibolu ocağı adıyla ocak kurulur ve kapıkulu ocaklarının temeli atılır. Murat II zamanında çıkarılan devşirme kanunu ile Rumeli Osmanlı tebaası Hıristiyan çocuklarından 8-18 yaş arası gürbüz olanları devşirilir. Bu iş ile yeniçeri ağası ile acemi ocağı…
-
Azap (1) Enveri’nin Düsturname adlı eserinde geçer. Azap, ok ve kancalarıyla düşman gemilerinin arkasına takılan Timur Paşa tayfalarıdır. Zanaatkâr ve köylü Türklerdir. Fatih bunları daha sonra sınır şehirlerinde ve kale birliklerinde kullanır. Dönmelerden oluşan akıncıların tam karşıtıdır. Sf. 220, 221 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı…
-
Devletin yeni kurulacak askeri sistem için insan ve vergi kaynaklarına gereksinimi olduğundan, 1831’de Osmanlı’da ilk kez nüfus sayımı yapılır. Arabistan yarımadasından asker alınmadığı için, burası hariç, erkek nüfus sayılır. Sonuçta ülkede yaklaşık 4 milyon Hıristiyan’a karşı 8 milyon Müslüman bulunduğu anlaşılır. Sf. 212 Dış ticareti geliştirmek için, tekel usulünü kaldırır, iltizam usulünün kaldırılması yolunda da…
-
Fatih Mehmet 1451’de ikinci kez tahta çıktığında ücret artışlarını onaylamadığından ilk yeniçeri isyanı olur. Yeniçeriler Edirne’yi yakarlar. Pazar alevler içinde kalır, bütün pazarcı başları öldürülür, depolar yanar. Yeniçeri ücreti yarım akçe artırılır. Sf. 103 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 –…
-
Tımar, Osmanlı’ya Selçuklu ve İran Moğollarının mirasıdır. Nizamülmülk’ün askeri hizmet karşılığında dağıttığı iktalar Anadolu Selçukluları ve Osmanlı’da ana çizgileri ile bir tımar örneği teşkil edebilecek bazı özellikler taşır. Bu askeri dirliklerle, dağıtılan arazinin üstündeki halkın da sahibi yine hükümdardır. Dirlik sahibi, halktan miktarı ve nevileri kanunla saptanmış bir kısım vergi gelirini tahsile yetkilidir. Yetkisini aşanın…
-
(Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Ordunun katışıksız tek bir ırktan teşkil olması tehlikeler doğurur. Orduda her soydan asker bulunması için çaba sarf edilmelidir. s. 143 Sefer esnasında her gece nöbete gidecek askerlerin sayısı tespit ve her tayfaya bir mahal tahsis edilir idi. Yekdiğerinden olan korkularından ötürü hiçbir bölük yerlerinden kımıldamaya cüret edemez, birbirlerinin kollayarak…
-
SOL YAN SAĞ YAN Yeniçeri-esnaf-ulema birliğinden gelen Doğucu-İslamcı halk cephesine dayanan: Batıcı-laik bürokratik geleneği temsil eden: Jön Türklerin Prens Sabahattin Kanadı Hürriyet Ve İtilaf Jön Türklerin Terakki Ve İttihat Kanadı İttihat Ve Terakki (Önce cemiyet, sonra fırka) İkinci Grup; (Birinci Büyük Millet Meclis’inde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde) Birinci Grup; (Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Müdafaa-i…