Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yeniçeri Ocağı

  • Acemilerin Padişah tarafından Yeniçeri Ocağına verilmesine Kapu Fermanı olmak denirdi. Kapulanmak oradan geliyor. Sf. 61 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Acemi Oğlanların içinde kötürüm, hastalık ve deli olanların bir miktar para ile tekaüt edilmeleri İkinci Beyazıt zamanında kanun olmuştu. Sf. 42 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1582’de 3. Murat oğlunun sünnet düğününde hünerlerini gösterenler Yeniçeri olmak isteyince, Padişah da Ocağa alınmalarını emrediyor. Ferhat Paşa buna alenen karşı çıkıyor, başarılı olamayınca da; “Padişahım benim bunun alınmasına rızam yoktur, Ocağın bozulması benim zamanımda vaki olmasın.” Diyerek hizmetten affını rica etmiş. Sf. 39  Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail…

  • Yeniçeriler, kışlalarda bekâr yaşarlardı. Sonra bu kural bozuldu. Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); Yavuz zamanında Yeniçeriye evlenme izini verilince bunların Kuloğlu denilen çocuklarını da himaye etmek gerekti.

  • Gelen oğlan sürüsü yoklanıp içlerinde kanuna muhalif oğlan bulunursa o sürüyü umumen (tamamını, tamamen) Tophaneye veya Cebehaneye verip Acemi Oğlan yapmazlardı. Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karaman’dan Erzurum’a kadar olan mahallerin Hristiyanları, Türk, Gürcü ve Kürt taifeleri ile mahlût olduğundan (karıştıklarından) dolayı buradan da oğlan devşirilmez veya pek dikkatli olunurdu. Sf. 20 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kanuni’nin fermanı; “El-i yüzü billah, Urus (Rus), Acem, Çingane ve Türk reayasının evlatlarıyla vesair mahlûkun evlatlarından, Harputlu, Diyarbekirli ve Malatyalı olmaya.”  Sf. 20  Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Trabzon Hıristiyanlarından Acemi Oğlanı celp edilmesi bir aralık Fatih’in burayı zaptından sonra devam etmiş ve sonra bunların şerirlikleri dolayısıyla oradan oğlan devşirilmesi kaldırılmıştı. Yavuz Sultan Selim Trabzon Valisi iken Trabzon halkının kendisine gösterdikleri sadakat üzerine Hükümdar olduktan sonra bunlardan tekrar devşirme alınmasını emreylemişti. Vezir-i Azam Pir Mehmet Paşa bunların şerirliklerinden bahis ile oradan oğlan yazılmasının…

  • Bu yeni kanunla baştanbaşa gayrimüslim olan Rumeli halkı tedrici surette müslümanlaştırılacak, aynı surette Müslüman olan bu bir kısım askerle Türk Ordusu kuvvetlenecekti. Sf. 13 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osmanlı Sarayı ve siyaseti üzerinde etkili olan Musevilerden biri de Bayan Ester Kira’ydı. Ester Kira, Padişah Murad’ın (Yahudi asıllı Nurbanu Sultan’ın oğlu) gözdesi Venedik asıllı (Baffo ailesinin kızı), Hıristiyanlıktan dönme Safiye Sultan’ın yakın arkadaşı ve sırdaşı durumunda bulunuyor, sık sık Saray’a girip çıkıyordu.” … “Ester Kira servetini artırıp siyasal etkinlik kazanırken ülke, ekonomik kriz içinde…

  • Uzatmayalım… 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırılırken Yeşeya Aciman ve Çelebi Behor Karmona gibi büyük Yahudi tüccarlar öldürüldü. Yeheskel Gabay Antalya’ya sürüldü. Yahudi cemaati ne yapacağım bilemiyordu, çünkü asırlardır ilk kez bir Yahudi cemaat lideri öldürülüyor, önde gelen Yahudi tüccarlar ya sürülüyor ya da yok ediliyordu. Sonuçta Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla Yahudi sermayesinin siyasal ve ekonomik ağırlığı büyük…

  • Yeniçeri Ocağı, zamanla salt askeri bir güç olmaktan çıkmıştı. Yeniçeriler özellikle son yüzyılda bir ekonomik gücün kontrolü altına girmişti: Yahudi sermayesiyle ticari ilişkileri vardı. Dönemin önde gelen Yahudi sarrafları Yeşeya Acıman, Çelebi Behor Karmona, Yeheskel Gabay, Yeniçeri Ocağı sarrafıydı ve yeniçeri ağalarıyla kurdukları ortaklık sonucu Saray üzerinde büyük etkiye Sahiptiler. Özetle, Yahudi sermayesi Yeniçeri Ocağı’nın…

  • Fatihlerin en zalimi olan Selim üstüne yazılanları okurken çok şaşırdım. Mısır Seferinde Şam şehrini bolluk ve güzellikle saran eşsiz bahçelere askerlerden hiç birisinin eli değmemiş, hem de kapıları kapalı değil açık oldukları halde. Sf. 240 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeniçeriliğin kaldırılmasından (1826) sonra ise, 1274 (1858) Arazi Kanunu ile toprakta şahsi mülkiyet sistemi kabul edilerek, ona göre bir tapu tesciline başlandı. Sf. 55 Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeniçeri Ocağı darbeler ve sultan indirip yenisini çıkarmalar oluyor, ancak, hanedan değişmiyordu.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2004): Yeniçeri Ocağı devletçi idi, Osmanlı Devletinin temel kurumu idi, sürekli kötüye giden devlet idaresine isyan edip yönetimi değiştirebiliyorlardı. Ocağın kapatılması Devleti yıkıma götürdü. Hoca’nın…

  • Diasporada yaşayanların iki ismi olmaktadır; birisine “gentile” isim deniyor, Musevî olmayan anlamındadır ve bir de İbranî isim olması zorunludur. Sf. 90 Osmanlı’da tutsak alınan Hristiyan çocuklarına da baba adı olarak “Abdullah” yazılıyordu, mezar taşına da. Fatih’in annesinin babasının adı da Abdullah olarak yazıyordu, demek tutsak bir cariyenin oğludur. Bu, Osmanlının ilk dönemlerinde Yeniçerilerin tümünün baba…

  • (Azap askerleri, asimile olmuş, dönmeler. Bu nedenle büyük fırsatlar peşine takılıyorlar. Fetihlerde, kuşatmalarda en önde azap askerleri var.) Azaplar; bütün inançlarını yitirmiş ve yozlaşmış insanlardır; hemen inkâr edebiliyorlar. Karşı taraftan ilk sert mukavemeti görünce, büyük bir panik içinde kaçıyorlar. Önlemlerinin alınmış olduğundan hiç kuşku duyulmamalıdır. Güvenilir çavuşlar, baltaları ellerinde, biraz arkada bekliyorlar. Kendimi geleceğin baltası…

  • Ben aydını, çeşitli düşüncelerin değil, çeşitli eylemlerin ürünü olarak ele alıyorum.   1840 yıllarında Tercüme Odası kuruluyor. Türkiye’nin ilk büyük aydınları, Namık Kemal, Şinasi ve diğerleri hep tercüme odasında yetişiyor.  Tercüme odasından doğan aydın için Türkiye’yi yabancılardan öğrenmek bir alışkanlık oluyor.  Yeniçeriliğin kalkması hem Tanzimat diktatoryasını uygulayan aydınları ve hem de karşıtlarını .. müttefiksiz bırakır. Müttefik…

  • .. Silahlı askerler Fener Patrikhanesine daldı, ayin biter bitmez Patriği ve yanındaki piskoposlarla papazları yakaladılar. Adamlar tören cübbeleri içindeydiler. Bir anda kementleri boyunlarına doladılar. Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki çengele astılar ve yavaş yavaş boğularak ölmesine izin verdiler. Patriğin cesedi tam üç gün orada sallanarak kaldı.  Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki…

  • İtfaiye bile Yeniçerilerin kontrolü altındaydı. Kentteki yangınların çoğu Yeniçeri kundakçıları tarafından çıkartılıyordu.  Söylentilere göre bunlar yangın söndürmek parası alabilmek için bilerek yangın çıkartıyorlardı.   Mahmut’un başarısı .. daha önce yeniçerilerle ulemânın arasını açmaktaki becerisinden kaynaklanmaktaydı. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 147 ile 153 arası) kitabından birebir alınmıştır.