Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yunanistan, Helen
-
Mösyö Venizelos asırlık Balkan siyaseti nağmelerini izhara (açıklamaya) başladı. Aydın vilayeti Rumlarının Osmanlı hükümetinin muvafakati hatta hususi tertibiyle Türkler tarafından katliamına başlanıldığı yaygarası bütün cihana yayıldı. Bereket versin ki, Talat Bey, Venizelos’tan daha çabuk davranarak mahallinde ve birlikte tahkikat yapmak üzere Fransız, İngiliz, Alman ve Avusturya baş tercümanlarının kendi nezdine gönderilmesini teklif etti ve teklifi…
-
Bakınız Yunanlılar bizden pek çok akıllı çıktılar. Donanmalarının ıslahını İngiltere’ye ve ordularının ıslahını da Fransa’ya bıraktılar. Venizelos harbiye ve bahriye nezaretlerini idaresi altına aldı ve her kim ıslahat heyetine karşı ufak müşküller ibrazına (göstermeye) cesaret etmişse, merhametsizcesine ezdi. Sf. 72 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı,…
-
(Moltke’nin Mektubundan; 16 Haziran 1836, Beyoğlu, İstanbul) Osmanlılar Doğu Roma’nın eyaletlerini zapt ettikleri zaman kiliselerin Yunan üslûbunu benimsediler, fakat bunlara Arap tarzındaki minareleri ilâve ettiler. Sf. 57 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yunanistan ve Türkiye, 1930’dan beri ikinci baharlarını yaşıyorlardı. 1933’te Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermişti. 1934’te iki ülke Balkan Antantı’nı imzalamıştı. Sf. 241 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kütahya Milletvekili Recep (Peker) Bey, Emniyet’in hazırladığı 600 kişilik listeden geri kalanların ziyan olmaması (!) için, bu kişilerin fotoğraflı künyelerini içeren bir ‘Siyah Liste’ hazırlanıp iskelelere, istasyonlara asılmasını, emniyet teşkilatına dağıtılmasını önerdiyse de öneri reddedildi. Karesi Milletvekili Ahmet Süreyya Bey, Ermeni, Rum ve Yahudilerin de eklenmesi için epey mücadele etti ancak bu teklif Ferid Bey…
-
Düyun-u Umumiye İdaresi kaldırıldı ve Osmanlı İmparatorluğunun borçları, ayrılan ülkelere paylaştırıldı. Ancak Türkiye’nin payına düşen 15 milyon altının Yunanistan’ın Türkiye’ye ödeyeceği savaş tazminatından düşürülmesi mümkün olmadı; çünkü Yunanistan tazminat ödemedi, onun yerine Karaağaç’ı verdi. Anlaşmaya göre bu borcu 37 yılda ödemeyi kabul eden Türkiye 1929 Büyük Buhranı gibi ağır krizlere rağmen borcunu 1954’te (Lozan’ın öngördüğünden…
-
Örneğin Fransız Mareşali Foch’un Mart 1920’de yaptığı hesaba göre, Türkleri yenmek için en az 27 tümene ve 400 bin askere ihtiyaç vardı. Oysa o tarihlerde İstanbul’daki Müttefik askerî varlığı yedi bin, Yunan ordusunun toplamı ise 80-100 bin civarındaydı. Sevr sürecinde, aslan payını almayı uman Yunanistan ise o tarihlerde Bursa’ya kadar gelmişti. Hâlbuki Sevr ile Yunanistan’ın…
-
Sevr Barış Antlaşması (bundan böyle ‘Sevr’ diyeceğim), zafer kazanan ülkelerce 1914-1918 yıllarındaki Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan ülkelere dayatılan anlaşmalar sisteminin bir parçasıydı. İtilaf Devletleri 19 Haziran 1919 tarihli Versailles Antlaşması ile Wilhelm Almanya’sını dizlerinin üstüne çökertmişlerdi. 10 Eylül 1919 tarihli Saint-Germain Antlaşması ve 4 Haziran 1920 tarihli Trianon Antlaşması ile Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nu tarihe…
-
12 Haziranda Osmanlı İmparatorluğunun itirazlarını bizzat Damat Ferit Paşa iletti. Almanların daha ağır şartlar taşıyan Versailles Antlaşmasını ses çıkarmadan kabul etmelerine rağmen Türklerin ayak dirediğini gören İtilaf Devletleri 20 Haziranda Britanya Adasının güneyindeki Hythe’de toplandılar ve Venizelos’a Yunan ordusunun ileri harekâtı için izin verdiler. Sir Winston gibi düşünenler yüzünden lojistik destekten yoksun bırakılan Yunan birlikleri…
-
Paulus Atina’da Greklere karşı “İsa’nın dirilişi” bahsini anlatırken, Atinalılar ona kahkahalarla güldüler. “Ölülerin dirilmesi, hele tüm insanların öldükten sonra tekrar dirilecek olması” bir Yunanlının aklının alabileceği bir şey değildi. Yunan alışkanlığı içinde öteki dünyayı düşünmek yoktu. Bu dünya da hazır yaşanırken tadı çıkarılmalıydı. Paulus Atina’da umduğunu bulamayınca Korint’e gitti. Orada kaldığı bir buçuk sene zarfında…
-
Yunan saraylarında ve varlıklı evlerinde olan yalıtılmış kadınlar bölümü veya daha açık bir tabirle “harem” geleneği Roma’da bilinmiyordu. Roma geleneklerinde yoktu. Romalıların cinsellik anlayışı oldukça faydacıydı. Bu ahlak kuralına göre Romalı kesinlikle aktif ve etkin olmalıdır. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yahudi özerkliği, M.Ö. 175–164 yıl öncesine kadar, yani IV. Antiokhos’un saltanat dönemine kadar sürdü. Seleukos Kralı Yahudileri zorunlu olarak Helenleştirmeye karar vermişti. Kudüs tapınağından elde edilen zenginlikler ile Antiokhos IV Epifanes, Yahudiler için utanç verici olan şenlikler yaptırdı. Yahudi cemaatinin başına kendine bağlı kişileri getirdi. Yahudi takvimini yürürlükten kaldırdı. Bayramları kutlamayı yasakladı. Yahudilerin Şabbat töresini,…
-
Eğer aç kalınmamışsa, susuz kalınmamışsa, üşünülmüyorsa ve gelecekte de böyle olacağı umut ediliyorsa, mutluluktan uçmak gerekir. İnsanın amacı sükûn halinde yaşamaktır. Bu sükûnu bozacak her türlü bağlılıktan, evlilikten, devlet işlerinden kaçınılmalı, dostlukla yetinilmelidir. Bütün davranışlarımızın nedeni, vücut ve ruh acılarımızı önlemektir. Acı duyulduğunda, zevk aranır. Acı duyulmaz ise, zevke de ihtiyaç yoktur. Bu nedenle, mutlu…
-
“Biz varsak ölüm yoktur, ölüm olunca da, biz artık yokuz.” Epikür’ün kurtuluş ilacı dediği felsefesi, dört noktada özetlenir: Tanrılardan korkmamız gerekmez; Ölümden kaygı duymamız gerekmez; İyiyi elde etmek kolaydır; Korkunç olana katlanmak kolaydır. Epikür’e göre, ölümün hiçbir şey olmadığını anlamak gerekir. Beklemesi ürkütücü olduğu için, ölümden korkan kimse ahmağın tekidir. Çünkü ölüm geldiğinde, karşısında kimseyi…
-
M.Ö. 300 yılında, Epikür (Epikuros) (M.Ö. 341–270) Atina’da bir felsefe okulu kurdu. Epikür, Aristippos’un hazcı ahlakı ile Demokritos’un atom öğretisini birleştirdi. Epikür, kısa vadeli hazların, daha sürekli ve daha yoğun hazlarla kıyaslanarak irdelenmesi gerektiğini söyler. Hangi haz meselesini insan planlayabilir. Yaşamdan haz almak sadece fiziksel bir şey değildir. Kendini denetleme, kanaatkârlık ve ruh dinginliği de…
-
Sokrates, insanın nasıl mutlu bir hayat yaşayabileceğini sorguluyordu. Kinikler ve Stoacılar, Sokrates’in kendi sorgulamasına verdiği cevabı, maddi değerlerden uzak durmak şeklinde yorumladılar. Ancak Aristippos, Sokrates’in bir diğer öğrencisi, hayatın mümkün olduğunca haz almak olduğuna inanıyordu. En üstün iyilik zevktir ve en büyük kötülük acıdır diyordu. Böylece her türlü acıdan uzak bir yaşam biçimi şekillenmeye başladı.…
-
II. Filip, başşehir Aigai’de öldürülmüştü. Yaptığı savaşlarda bir gözünü kaybetmiş, bir bacağı sakat kalmıştı. Sonunda, politika canını da almıştı. Ordu meclisi toplandı ve yaşı 22 olan Alexandros’u III. Alexondros (İskender) adıyla Makedonya tahtına oturttu. III. İskender, ilk iş olarak, babasının öldürülmesini fırsat bilerek, suça iştirak ettikleri gerekçesi ile siyasi rakiplerini ortadan kaldırdı. III. İskender, iyi…
-
Kuran’da sözü edilen Zülkarneyn İskender’in ta kendisidir. Bu yüzden pek çok yerde İskender’e Zülkarneyn denmiştir. Zülkarneyn “iki boynuz” demektir. Osmanlı Divan edebiyatında onun için İskender nameler yazılmıştır. Bitlis şehrinin kurucusunun da İskender olduğu söylenir. Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.
-
Lesbiazein fiili, emmek anlamına geliyordu. Yunan haremlerinde ve Roma’da kadınlar arasında göz yumulan bu uygulama, sakalı çıkmaya başlayan özgür bir erkek için utanç verici bir iğrençlikti. Lezbiyenlik iki kadının gerek duygusal, gerekse fiziksel anlamda eşcinselliği olarak bilinir. Kısaca bir cinsel yönelimi ifade eder. Tarihin ünlü kadın şairi Sappho’nun yaşadığı Lesbos adasına izafeten sonradan verilmiş bir…