Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • CİA Türkiye Masası Şefi Paul Henze, Beyaz Saray’da Situation Room diye bilinen, çok önemli gelişmeleri izleyen bölümü aradığında, “Our boys have done it” (Bizim çocuklar darbe yaptı) dedi. Sf. 99

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başta Abdi ipekçi olmak üzere Milliyet gazetesi, onurlu bir çizgi izleyerek kardeşkanına neden olan silah kaçakçılığı üzerine cesurca gidiyordu.

    O günlerde basında bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu.

    Abuzer Uğurlu’nun da yakın arkadaşı olan, Ekspres adında küçük bir gazetenin sahibi, işadamı Kemal Derinkök Milliyeti satın almak istemekteydi.

    Özellikle Abdi İpekçi, Milliyet gazetesinin satılmasına, dolayısıyla susturulmasına kesinlikle karşıydı… Sf. 85

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çorum Sungurlu MHP İlçe Başkanı Şakir Babuç’un Dev-Yol’a silah satarken yakalanmasını nasıl değerlendirirsiniz?.. Sf. 84

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – Sf. 84) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bekir Çelenk Gaziantep’te, Suriye sınırının yakınında doğdu. 1962’de, yirmi sekiz yaşındayken, ilişki kurduğu evli kadınların öfkeli kocalarından kaçıp İsviçre’ye gitmiş, İsviçre ile Türkiye arasında kaçak saat ticaretinden kısa zamanda yükünü tutmuştu. Sf.78

    Bekir Çelenk’in işbirliği yaptığı isimler arasında dünya çapında ünlü uluslararası kaçakçılar vardı. Örneğin, faaliyetleri hakkında daha ileride ayrıntılı bilgi vereceğimiz, CIA denetiminde uluslararası silah kaçakçılığı yapan, Suriye asıllı Ermeni Henry Arslanyan (Henry Arsan). s. 78

    Abdullah Çatlı’nın Malatyalı çok arkadaşı vardı: “Yavru” diye isim taktığı ve Malatyalı Ülkücülerin lideri Oral Çelik ve Oral Çelik’in “emrindeki” Mehmet Ali Ağca, Mehmet Şener… s. 79

    Mehmet Ali Ağca da hemşerisi Abuzer Uğurlu sayesinde harçlığını, köşe başlarında kaçak Marlboro satarak sağlıyordu. Ve daha Çatlı İstanbul’a gelmeden Önce Abuzer Uğurlu’yla birlikte çalışmakta olan başka bir Ülkücü Malatyalı: Yalçın Özbey. s. 79

    Abuzer Uğurlu’nun bir eli CIA’da, diğer eli MİT’teydi. 1979 yılında İstanbul’da yapılan Babalar Operasyonu’nda aranan Abuzer Uğurlu’yu, Beşiktaş Emniyet Amirliği’ne, İstanbul Ülkü Ocakları eski başkanı Komando Mustafa ile MİT’in gözde elemanı Mehmet Eymür teslim ediyordu. MİT görevlisi, Abuzer Uğurlu’yu teslim ederken, Emniyet Amiri Sadettin Tantan’a, “Ona iyi davranın” uyarısında bulunmayı da ihmal etmedi. Bu kadar güçlü ilişkileri olan Abuzer Uğurlu doğal olarak cezaevinde fazla kalmadı. s. 79

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 78, 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tesadüf: 1977 yılının Şubat ayında CIA’nın yeni başkanı Amiral Stansfield Turner Türkiye’yi ziyarete gelmişti. 

    Tesadüf: MHP lideri Türkeş’in dünürü Şahap Homriş MİT Hukuk Dairesi başkanıydı.

    Tesadüf: Türkeş’in damadı Yüzbaşı Davut Homriş ise o günlerde Özel Harp Dairesi’nde görev yapıyordu. s. 46

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Haziran 1970’te Ankara’da Ülkücülerin elindeki Site Öğrenci Yurdu’nda nöbet tutan Ülkü Ocakları Derneği üyesi Zeki Erdoğan, ülküdaşı Muzaffer Sözügüzel tarafından kazayla öldürüldü. İki Ülkücü öğrenci, Süleyman Özmen Ankara Yüksekokulu’nda çıkan kavgada, Dursun Önkuzu da Ankara Erkek Yüksek Öğretmen Okulu’ndaki çatışmada çatıdan düşerek yaşamını kaybetti. s. 29

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kan akmaya başladı.

    İlk öldürülen kişi solcu Vedat Demircioğlu’ydu.

    16 Şubat 1969, “Kanlı Pazar”: Duran Erdoğan ve Ali Turgut 19 Eylül 1909: Mehmet Cantekin.

    23 Eylül 1969: Taylan Özgür.

    14 Aralık 1969: Mehmet Büyüksevinç ve Battal Mehetoğlu 1970’e gelindiğinde sekiz kişi yaşamını kaybetmişti. Hepsi solcuydu.

    Solcular ellerine silah almaları için adeta kışkırtılıyorlardıs. 28

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 28) kitabından birebir alınmıştır.

  • “MHP artık Türkçü bir parti değildir” diyerek partiden kopan Ali Balseven, Ankara Kurtuluş Parkı’nda “davadan döndü” denilerek öldürüldü!.. s. 22

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • İspanya’da Franco’ya “Coudillo”;

    Almanya’da Hitler’e “Führer”;

    İtalya’da Mussolini’ye ‘Duçe”

    Türkiye’de ise Alpaslan Türkeş’e diğerleriyle aynı anlama gelen “Başbuğ” diyordu partili arkadaşları. s. 21

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çatlılar…

    Hacı Mehmet Çatlı, Nevşehir yöresinde tanınmış bir isimdi. Tanınmışlığı mahalle mahalle dolaşarak kalaycılık yapmasından ileri geliyordu.

    Hacı Mehmet aynı zamanda şıhtı.

    Yıllar önce Nevşehir’deki Çat adlı köyde toprakları karınlarını doyurmaya yetmeyince tası tarağı toplayıp ailesiyle şehre göç etmişti.

    Hacı Mehmet, Nevşehir’e geldiğinde, kent nüfusunun üçte birini oluşturan Rumların Yunanistan’a göç etmesi nedeniyle, onlardan kalan bir konağa yerleşti…  s. 18

    Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mücadele tekniklerinden birisi de şiddet hareketleri ve misillemeleridir. Ancak bu tekniğin halka uygulanışının çok hassas olduğu unutulmamalıdır.         Cihat Akyol- Tümgeneral Özel Harp Dairesi Başkanı – “Gayri Nizamî Kuvvetlere Karşı Harekât” (Silahlı Kuvvetler Dergisi, Mart 1971, s.14) s. 212

    Tehlikenin büyüklüğünü ispat yollarından biri de, eldeki hadiselerin sayısını artıracak, sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş gibi halka haksız muamele örnekleriyle sahte operasyonlara başvurula bilinir. s. 212

    Bazı ahvalde propaganda için istismar edilmek üzere mürettep olaylar meydana getirilir. İsyancıların yaptığı intibaını verecek, yağma ve katliam, ırza tecavüz olayları ele alınabilir. Ancak hemen bilinmelidir ki konu çok hassastır; yer, zaman, şekil ve mahiyeti itibariyle ustalık gösterilmezse tersine karşı koymaya zarar getirebilir. s. 213

    Kalabalık şehirlerde kışkırtıcı ajanlar organize edilip üniversite ve fabrikalara sokulurlar. Endüstri ve eğitim merkezlerini ele geçirirler. Bu ajanlar sabotaj malzemeleriyle yıkıcı harekâtta bulunurlar. Tedhiş hareketleri düzenleyerek, gaye uğruna soygunlar yaparlar, cinayet işlerler. Cahit Vural Piyade Albay (Gerillaya Giriş kitabının, “Gerillaya Karşı Mücadelede Yardımcı Faaliyetler” bölümünden)  s. 213

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 212, 213) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye NATO üyesi olduğu için böyle bir kuruma sahip olması doğaldır. ABD’nin de bu kurumu desteklemiş olmasını yadırgamam. 21 Kasım 1990 William Colby CIA Başkanı. s. 210

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • 197l’in son günlerinde kurulduğunu öğrendiriniz kontrgerilla örgütü Genelkurmay başkanının emriyle İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve MÎT tarafından müştereken kanundışı kurulmuş, yönetilmiş ve kanundışı çalışmış bir örgüttür. Kuruluşu yasaya aykırıdır. 1978 Sadi Koçaş 12 Mart cuntasının başbakan yardımcısı; (Atatürk’ten 12 Mart’a kitabından) s. 209

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kadıköy’deki köşkü kontrgerilla örgütüne özel olarak hazırlattım.”

    1 Ekim 1973 Faik Türün,12 Mart cuntasının İstanbul Sıkıyönetim komutanı. s. 208

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Kasım 1996 Kenan Evren. Emekli Cumhurbaşkanı;

    “Kanaatim o ki, Genelkurmay başkanlığım sırasında bu teşkilat (Özel Harp Dairesi) görevi dışında kullanılmadı. Ama belki bana intikal ettirilmeden bazı yerlerde gayri resmî olarak teşkilattan bazı kişiler bu işe bulaşmış olabilir. Bunu bilemem:” s. 207

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 207) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Mart 1978 Orgeneral Semih Sancar Genelkurmay Başkanı;

    “Bilindiği üzere Gayri Nizamî Savaş’ın adı “gerilla harbi” dir. Buna karşı aldığımız tedbir “kontrgerilla harbi” dir. Bizde kontrgerilla diye bir kuruluş yoktur. Özel Harp Dairesi vardır.” s. 206

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer Ersever bu karanlık işlere karıştı ise bunu kendine çıkar sağlamak için mi yapmıştı? Yoksa devlet çıkarı için mi yapmıştı. Bilindiği gibi, dünyanın her ülkesinin istihbarat (özellikle kontrgerilla) örgütleri giderlerinin büyük bir bölümünü uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi yasadışı yollardan elde ederler.

    İtirafçıların bir bölümü JİTEM’e memur yapılıyor. Bir devletin örtülü ödeneğinden maaş alıyor. Ancak bunlar büyük giderler. Türkiye ekonomisinin tehlike sinyalleri verdiği son yıllarda bu tür giderler için başka kaynaklar da aranıp bulunabilir mi? Acaba Ersever böyle bir kaynağın yaratılmasında aktif bir rol oynadı mı? s. 202

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    Yine bunların yaptıkları bir başka iş; gasp! Araba kaçırıp satarlar. Adam soyarlar. Bak, bir devlet yetkilisi çıkıp da ‘Bunlar doğru değil, Ersever yalan söylüyor’ diyemez. Devlet bunların hepsini biliyor ve göz yumuyor. İtirafçılara mecbur kalmıştır koskoca Türkiye Cumhuriyeti. s. 161

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ersever basına çatmaya başladı. “Her aldığınız haberi doğru olup olmadığına bakmadan yazıyorsunuz. Geçen gün televizyonun karşısına geçtim. Uzun boylu, yakışıklı, yılların gazetecisi ve televizyon programcısı bir adamı seyrettim. Güya her haberi çekinmeden yaparmış. Yahu arkadaş, adam 1981 yılında Soğukoluk’tan yirmi tane kızı Ortadoğu’ya sattı. Sonra tutup Soğukoluk’un haberini yaptı! Mutlaka Soğukoluk’un patronlarıyla arası açıldığı için televizyon haberini yaptı. Bu adam Florya’daki kendi gece kulübünün haberini yapsın. Sırası gelirse biz de bu bildiklerimizi ortaya dökeriz.” s. 158

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Ersever) “Ben PKK’dan çok devletten korkuyorum!” dedi. s. 149

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 149) kitabından birebir alınmıştır.