Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Sion’un adı geçen Büyük Üstatlar listesi ilk ortaya çıktığı haliyle imkânsızdır. Orijinal şekliyle beliren listedeki isimlerin bazılarının entrikalı işlerde rol aldığı kesindi. Mesela, listedeki şahsiyetlerin çoğu ailevi ya da kan bağıyla birbirlerine bağlı kişisel tanışıklıkları olan insanlardı. Bu ailelerin şecereleri Manastır Vesikalarında verilmişti. Bazı ailelerin özel olarak Lorrain Malikânesiyle ilişkisi mevcuttu. Listedeki şahsiyetlerin çoğunun gizli cemaat ve tarikatlarla ilgileri vardı. Yine listedekilerin hepsi sözde Katolik olmalarına rağmen inanç olarak Katolikliğe karşıydılar. Ayrıca hepsi batıni düşüncelere kapılmışlardı. Sf. 179

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer Charles V’in ‘İskoç Ayini’ Farmasonluğun bir katkısı yoksa olmasının orijinal hali olması muhtemeldir. 1725’de Radclyffe, Paris’te, Avrupa kıtasında ilk mason locasını kurdu.

    On yıl sonra 1736’da yazılan bir kaynağa göre aynı yıl veya bir yıl sonra Radclyffe, tüm Fransız locaların Büyük Üstatlığına kabul edildi. Sf. 158

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer Sion kendisini “dışa kapalı gizli (hermetik) Farmasonluk” olarak ifade ettiyse, her büyük üstadın hermetik düşünce ve gizli cemiyetlere eğilimi var mıydı? Sf. 144

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aşağıdaki kişiler Gizli Evraklarda sırasıyla belirtilen Sion Manastırının Büyük Üstatlarıdır. Bunlara resmi olarak eski Fransızca’da ‘dümenci’ veya ‘denizci’ manasına gelen ’Nautonnier’ denirdi.

    Jean de Gisors                    1188-1220

    Marie de Saint – Clair            1220-66

    Guillaume de Gisors             1266-1307

    Edouard de Bar                   1307-36

    Jeanne de Bar           1336-51

    Jeanne de Saint Clair          1351-66

    Blanche d’Evreux                1366-98

    Nicolas Flamel                    1398-1418

    Rene d’Anjou                       1418-80

    Iolande de Bar           1480-83

    Leonardo da Vinci            1510-19

    Connetable de Bourbon       1637-54

    Ferdinand de Gonzague      1654-91

    Louis de Nevers                 1575 – 95

    Robert Fludd                        1595 – 1637

    J. Valentin Andrea               1637 – 1654

    Robert Boyle                        1654 – 1691

    Isaac Newton                     1691 – 1727

    Charles Radclyffe              1727 – 1746

    Charles de Lorraine           1746 – 1780

    Maximilian de Lorraine     1780 – 1801

    Charles Nodier                    1801 – 1844

    Victor Hugo                      1844 -1885

    Claude Debussy                  1885- 1018

    Jean Cocteau                      1918 –    Sf.139, 140

    Dante, Shakespeare, Goethe ve sayısız isimlerin birader oldukları belirtilmiştir. Bu kişiler üyeliklerinin devamı için düzenli olarak üyelik aidatlarını ödemişlerdir. Sf. 140

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 139, 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hıristiyan halk geleneğinde Magdalalı Meryem kendisini Hz. İsa’ya çırak olarak sunup, rehinden kurtulan bir fahişedir. Dördüncü İncil’de bahsedilen hikâyede Magdalalı Meryem kıyametten sonra Hz. İsa’yı görecek ilk kişidir. Magdala, Fransa’da bir aziz gibi övülen ve Ortaçağ menkıbelerine göre Kutsal Tası getirdiği söylenen kişidir. Sf.107

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 107) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tapınak Şövalyeleri zehir kullanmada büyük bir tecrübeye sahiptiler. Sf. 79

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vasco de Gama da tarikatın üyesi, Hz. İsa’nın şövalyelerindendi ve denizci Prens Henri tarikatın Büyük Üstatlarındandı.

    Hz. İsa’nın Şövalyeleri tarikatının gemileri, bilinen kırmızı haçlı bayraklarıyla denize açıldılar. Ve yine aynı Haçlı bayrak altında Christof Kolomb’un üç tane kadırgası Atlantik’i geçerek Amerika’yı keşfettiler. Kolomb’un kendisi tarikatın emekli bir üstadının kızıyla evlendi ve kayınpederinin günlük ve özel notlarına girdi. Sf. 77

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şövalyeler, kutsal toprakları kaybedince yeni merkezlerini Kıbrıs’a taşındılar. Fakat Kudüs’ün kaybedilmesiyle varlıklarına neden olan asıl sebepten büyük oranda mahrum kalmışlardı. Sf. 70

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.

  • Temizlik ve sağlık bilgileriyle ilgili günümüz modern kuralları tam olarak uygulanmaktaydı. O zamanlar herkes tarafından şeytan illeti olarak bilinen sara nöbetinin kontrol edilebileceğini tedavisinin mümkün olduğunu göstermişlerdir. Sf. 69

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 69) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şövalyeler zaman içinde en büyük sarraflardan olmuştu. Paris onların sayesinde Avrupa’nın finans merkezi olmuştur.

    Büyük olasılıkla bugün kullandığımız çek daha o devirlerde Şövalye Tarikatı tarafından bulunmuştu. Tapınak Şövalyeleri tahmin edileceği gibi sadece parayla çalışmıyorlardı. Şövalyelerin Yahudi ve İslam kültürü ile olan sıkı münasebetleri dolayısıyla, yeni buluşlar ve yeni fikirlerde odak haline gelmişlerdi. Gerçekten o çağın en yeni ve en ileri teknoloji tekeli Tapınak Şövalyelerinin elindeydi. O devrin en iyi teknolojisi, deri işçileri, taş ustaları, askeri mimarlar ve mühendisler tarafından yapılmaktaydı. Sf. 68

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarikatın politikayla olan ilgisi Hıristiyanlığın amaçları doğrultusunda belirlenirdi. İslam dünyası ile sahte bir ilişkileri mevcuttu. Müslüman liderlerden gördükleri ilgi Avrupalılardan gördüklerinden fazlaydı. Tapınak Şövalyeleri Batılıların Haşhaşın dediği Hasan Sabbah’ın fanatik esrarkeş tedaileriyle gizli ilişkilerini sürdürdüler. Haşhaşinler şövalyelere vergi ödediler ve onların hizmetlerini gördükleri Tapınak Şövalyeleri herhangi bir politik uyuşmazlık anında hakem görevi üstlendiler ve krallar bile yetkilerini onlara devrettiler. Sf. 67

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1127’de bu dokuz şövalye Avrupa’ya döndüler ve Aziz Bernard tarafından görkemli bir şekilde karşılandılar. Ocak 1128’de Troyes’de kilise konseyi toplandı. Champagne kontu, Hugues de Payen’e ait mahkemede Bernard önemli bir mevkie sahipti.

    Bu konsilde, Tapınak Şövalyeleri resmen tanındı ve dini-askeri bir tarikat olarak tanındı. Hugues de Payen’e Büyük Üstat lakabı verildi. Hugues de Payen ve adamları bundan sonra mistik askerler, savaşçı keşişler olacaklardı. Sert manastır disiplinini, kendilerinde var olan gayretli sıkı fanatiklikleriyle birleştirerek kendilerine ‘Hz. İsa’nın militanları” (İseviler) dedirtmişlerdir. Sf. 64

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Guillaume de Tyre’ye göre, Hz. İsa’nın yoksul şövalyelerinin oluşturduğu tarikat ve Süleyman Tapınağı 1118’de kuruldu. Kuran kişi ise denildiğine göre Champagne kontunun bağlılarından bir asilzade olan Hugues de Payen idi. Bir gün Hugues ve sekiz arkadaşı kendilerini Kudüs Kralı I. Baudouin’e sundular. Kralın büyük kardeşi Godfroi de Bouillon, doksan yıl önce Kutsal Şehir Kudüs’ü fethedenlerdendi. Baudouin, Papa’nın özel temsilcisi, Kudüs piskoposu sıfatıyla krallığın dinî lideri olarak misafirleri sıcak bir şekilde karşıladı. Tapınak Şövalyelerinin bilinen amacı, Guillaume de Tyre’nin söylediğine göre “güçleri elverdiğince yolları güvenli tutmak ve hacıların korunmasına özel bir önem vermekti. Sf. 62

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1209’da Kuzey Avrupa’dan 30.000 kişilik şövalyeler ve yaya askerlerden oluşan ordu kasırga gibi güneye, şimdiki Güney Fransa olarak bilinen Prienelerin kuzey-güney eteklerine, indiler. Yapılan savaşta bütün topraklar dağıtıldı, ekinler yok edildi, kasaba ve şehirler yerle bir edildi, tüm halk kılıçtan geçirildi. Bu imha hareketinin hacmi o kadar büyük, o kadar dehşetliydi ki, bu olay modern Avrupa tarihinde ilk “jenosid” (soykırım)olarak bilinir. Mesela yalnızca Beziers Kasabası’nda 15.000 kadın, erkek ve çocuk katledildi. Bunların çoğu da kilisede katledildi. Bir görevli, papanın temsilcisine, inananlarla sapkınların nasıl belirlendiğini sorduğunda; cevap: “öldürün hepsini, Tanrı kendinden yana olanları tanıyacaktır” olmuştur. Bu alıntı çok yaygın olmasına rağmen doğru olmayabilir. Sf. 41

    Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Kânunsanî (22 Ocak 1915)

    Bu devlete Kafkasya, Rumeli’nden alınacak parçaya nispeten yüz defa daha mühimdir. Devletin Kafkasya’yı ihmal ederek yine Rumeli’ne ehemmiyet (önem) verilmesi Kanunî devrinden beri başlayan felâketleri temâdî (devam) ettirmek demektir. Devlet Anadolu’da ve Rumeli’de aynı zamanda taarruza geçemez. Rumeli’de İstanbul ve Boğazlar müdafaası için azamî dört kolordu kâfidir. Mütebakisi (geriye kalanı) kâmilen Kafkasya’ya tahsis edilmeli ve bu kuvvetler şimdiden sevk edilmeye başlanarak ilkbaharda buradan büyük bir tefevvukla (üstünlükle) Kafkasya istilâsı başlamalıdır. Sf.110

    Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Kânunsanî (22 Ocak 1915)

    “Düşman, Ziya Bey’i sıkıştırıyor. Çoruh’a kadar sürdü. Oradaki Murgul bakır madenleri müttefikimiz Almanya için pek mühimdir. Siz, Rıza Bey’e elinizdeki kuvvetle mümkün olan yardımı sür’at ve şiddetle yapınız.” Sf. 106 

    Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Kânunsanî, Hasankale (20 Ocak 1915)

    Ekserisi bu zuafâ(zayıflar)ve donmuşlar olarak her gün yalnız Erzurum, Köprüköy ve Hasankale’de 200’den fazla asker ölüyor. Diğer hastahaneler de hesap edilirse bu miktar 400’ü geçer. Bu hesaba göre bakımsızlıktan ayda 1.200 efrâd-ı millet (millet fertleri) topraklara gömülüyor demektir. Sf. 103

    Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Kânunsanî, Hasankale 20 Ocak 1915;

    Hastahane yanında bir hastamız titrek ayaklarıyla matarasını doldurmaya gidiyor!

    -Niçin gidiyorsun! Sordum.

    -Ne yapayım efendim, para ile su satıyorlar. Benim param yok!

    -Kim satıyor?

    -Dirk.

    -Direk kim?

    -Hademe.

    -Haydi göster.

    Yürüdük. Zavallı, cenaze gibi. 250 metreyi beş dakikada kat etti. Hastahane denilen ahıra girdik. Yine iki ölü var idi. İçeride bir telâş! Su değil, ekmek satılıyordu. İriyarı bir çavuş 60 para 5 kuruşa ekmek satıyordu. Öldüresiye dövdüm. Taşla kafasını ezdim. Firara koyuldu. Yanımda küçük Münir (mülazım), yetiştim. Münir herifi altına aldı. Bir kasatura buldum, kafasını gözünü parçaladım. Hastalar ağasını da berbad ettim. Sf.100

    Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Kânunsanî, Hasankale (20 Ocak 1915)

    “Köprüköy’ünde Hastahane nâmında gördüğüm maktelden (katledilen yerler, ölüm yerleri) sonra şimdi Hasankale’de daha büyük makteller buldum. Erzincan’da, Bayburt’ta göz görmeyen uzak yerlerde kim bilir ne makteller vardır. Onun için rica ederim, Erzincan ve Bayburt’ta ve bilumum menzil nokta kumandanlarına ve oradaki memurin-i mülkiyeye (sivil memurlara) tebligat yapınız, Hastahane nâmıyla maktel gördüğüm yerlerde nokta kumandanı (oranın askeri sorumlusu) ile mutasarrıf(bir mülki amir) veya kaymakamı mutlaka astıracağım. Ve bu iki istikameti teftiş ettireceğim. Herkes ona göre hazırlansın ve bir hafta zarfında taraf-ı âlîlerinden dahi teftişat-ı mukteziyye (denetleme ihtiyacı) icra ve icap edenlerin tecziye edilmesini (cezalandırılmasını) rica ederim.” Sf.101, 102

    Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 – Sf. 101, 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Kânunsanî (18 Ocak 1915);

    Bugün akşama doğru Galip Paşa’dan haber: Düşman müteaddit (çeşitli) yerlerde 33. ve 34. Fırkaların mevzilerine (savunma alanlarına) girmiş. Müteaddit defalar süngü hücumuyla mevziden tard edilmiş (uzaklaştırılmış). Akşama doğru saat 4.30’da düşman yeniden hücum etmiş ve kısmen asker çekilmiş. Ric’at düşünülüyor. “Kat’iyyen sebat” dedim. Fakat elinde bir ihtiyat (yedek) tutmayan, bir taraftan diğer cepheye bir yardım yapmayarak kolordu ric’at etmiş bile. Sf. 99

    Alıntı; Hafız Hakkı Paşa’nın Sarıkamış Günlüğü – Yayınlayan; Murat Bardakçı, (T. İş Bakası Kültür Yayınları, Birinci Basım 2014 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.