Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Yenilgi üzerine, Sultan Ayşe’nin kral oğluna, “müdafa etmeyi beceremediğin taht için, kadın misli ağla, erkek de olamadın kral da” dediği meşhurdur. Bu söz, son Müslümanların, İspanya’dan çıkarılmalarını sembolize ediyor; 1492 yılındayız. Sf. 75

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tevrat’ta “Yonas” olan bu ismin Arabi karşılığı “Yunus” olarak kaydediliyor, Arabi ve İbrani isimlerde, belli telaffuz farklarıyla, geniş bir ortaklık var. Sf. 71

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hala yürürlükte olan Anayasa’yı hazırlayan komisyonun başkanlığına Profesör Orhan Aldıkaçtı’yı getirdiğinde çok şaşırmıştı, “gayrı meşhur” bir şöhret idi. Bu kitabı yazdığım sırada göçtü; ölüm ilanı ve torunları, İbrani asıllı olduğu hususunda kuşku bırakmıyordu. “Toprağı bol olsun” diyoruz.

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Umulmadık ve şaşırtıcı yükselişini tahlil ederken, onomastique disiplinden yararlanmamızı teklif ediyorum; demek ki isim-bilimi, tarihin yazımında ve politika pratiğinin tahlilinde bir açıklayıcı vektör ve denklem olarak öneriyorum. Sf. 63

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ben daima, Musul’u çok kolay verdiğimizi ve Hatay’ı çok kolay aldığımızı düşünüyorum. Sf. 59

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • İki noktayı artık düşünüyorum; birincisi, Ermeniler, başlarına gelenlerden İbraniler’i sorumlu tutuyorlar. Sf. 59

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne hoş ve belki de çok acıdır; tarihimizi yazıyoruz ve Cemal Paşa’yı anlatıyoruz, amma Nili’den söz edemiyoruz; hâlbuki hem Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ve hem de İsrael Devleti’nin kurulmasında çok önemlidir. Sf. 53

    Aaron Aaronsohn, Cemal Paşa’nın karargâhındaydı, çok güvendiğini biliyoruz; aslında, Nili’yi, Aaronsohn ailesinin örgütü de sayabiliriz. İçlerinde yakalananlardan en yürekli çıkan Sarah Aaronsohn’dur. Sf. 54

    İsim şaşırtmamalıdır, Arabi ve İbrani’de çift harf yazılmıyor; ama ağzın ön kısmı iyice açılarak, dil alt damağa yapıştırılarak çıkardığımız bir “a” var, eskiden bunların üzerine şapka, “”, koyuyorduk, Batılılar ise yüksek “a” için, iki “a” işaretini kullanıyorlar. Biz, belki da a’yı yüksek söyletebilmek için başına “h” ekliyoruz, bu bildiğimiz harun’ dur. Ayrıca her zaman “o” ile “u” seslerini, birbirinin yerine koyabildiğimizi, hatırlatıyorum, İbrani okursak, “ozan” ile “uzan” arasında bir fark bulamıyoruz. Aron’u biz, “aron” veya “harun”, bazen “arend”, arendt veya “aren” olarak biliyoruz.

    Soyadındaki “sohn”, oğlu yerindedir, buradaki h’yi başkaları da yutuyorlar, Yahudi asıllı iktisatçı Samuelson’daki “son”, oğlu, demektir ve aynı yerdeyiz. Bizde “alanson” ve “somerson” soyadlarına da rastlıyoruz. Demek ki şebeke başı, Harun Harunoğlu idi; Osmanlı’yı yıkmada rolünü tespit ediyorum. Sf. 54

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 53, 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Devam ettiler; bir de “Aliye Bet” var; bunlar, kaçak, illegal imkânlarla göçenlerdir. Cumhuriyet kurulduktan sonra, Türkiye’den Aliye Bet olduğunu biliyoruz. Sf. 51

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok eskiden beri var, Mısır’dan çıkışa da “aliye” deniyor, Erez İsrael’e uçmak anlamındadır. Kelime anlamı, asansiyon veya yükseğe çıkış’tır; hava şirketi “el-al” adında da var, bu şirket de, “yükseğe doğru” çıkmayı kastetmektedir. Sf. 49

    En büyük aliyeler, Sultan Hamid zamanında ve izleyen Jön Türk iktidarındadır. Jön Türk ayrı, Sultan Hamid’in, Siyonistlerle mücadele ettiği, tam bir falsifikasyondur. İsrael’in temelleri, Hamidiye Devri’nde atılmıştır; “aliye” şahidim oluyor.

    Gidenler Eşkenaz’dılar. Türkiye’de kalanlar Seferad idiler. Sf. 50

    Birinci Aliye, 1882-1903 tarihleri arasında gerçekleşmişti; Rusya ve Romanya’dan 20 bin ile 30 bin Yahudi, Osmanlı mülkü Filistin’e göçtüler. İkinci Aliye’yi, 1904-1914 yıllan arasında oldu, Erez İsrael’e yerleşenlerin sayısı, İkincisinde 40 bin çevresinde tahmin ediliyor; İsrael Devleti’ni kuran kadrolar, bunlardan ve bahusus İkinci Aliye’den çıktılar.

    İkinci Aliye’de, 1905 Rusya Burjuva İhtilali’nin yarattığı hayal kırıklığının rolü büyüktür. Sf. 51

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.49 ile 51 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her yerde Amerika görüyoruz.

    Hiçbir yerde İsrael aramıyoruz.

    Gözleri açık uyuyanları uyandırmak çok zordur.

    1980 Eylülist Darbesi, başında Orgeneral Kenan Evren vardı, bir İs­rael Darbesi’dir. Sf. 48

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.48) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kadar da değil, biz g’yi önce yumuşatıyoruz, “kağan” yapıyoruz ve daha sonra da kovup, “kaan” diyoruz; bizde kovmadan önce yumu­şatmak esas’dır. Demek ki, bizdeki “kağan” veya “kaan”, en azından bir kısmı, mutlaka kağan veya kohen’dir. Sf. 45 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cen­net’e girişi garantilemek isteyen bir Yahudi’nin mutlaka İbrani bir isim taşıması zorunludur. Ayrıca melek, sadece Tevrat okuduğu için de, bu isim, mutlaka, tevratik olmak zorundadır; buna “şem hakodeş” ya da “kudsi ad” diyoruz. Sf. 41 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.41) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arap dünyasında “Mehmet Ali” adının taşınmadığını ve ta­şınmasına da iyi gözle bakılmadığını biliyoruz.

    Üç, daha da önemlisi çok çok az istisna bir ya­na, Arap dünyasının, iki sözcüklü isimleri hiç bilmediğini görüyoruz. Sf. 37 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir; Türkler’in istiklal marşında, “Türk” sözcüğü geçmemektedir. İki, “İslam” ve “Müslüman” kelimelerine de rastlamıyoruz. Üç, “Allah” ve “Tanrı” yer almıyorlar. Dört, Türk tarihi ve kahramanlıklarına atıf bu­lunmamaktadır. Beş, devam etmiyorum ve bu sırlı alana girmiş olan­lar ile diğer araştırmacılara bırakıyorum. Sf. 35 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu açıdan baktıkça her adımda şaşırmamız kaçınılmaz oluyor; şu ünlü “soy adı” devrimi hal-i encamı sürprizlerle doludur. Bir kez hem çok övünüyoruz ve hem de hiç bilmiyoruz; üzerine yapılan araştırma­ların fakirliği yüreğimizi parçalıyor. Neden ihtiyaç duyuldu, yeni isim­leri kimler saptadı, hangi ilkeler işliyordu ve esin kaynakları oldu mu, bunlar ilk akla gelen sorular olmakla hiç tartışılmadıklarını biliyoruz.

    Benzerleri var mı; Yahudi isimlerinin İbranileştirilmesi, hebraization, biliyoruz, İsrael Devleti’nin kurulmasından önce başlamıştı. Sf. 31

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaygınlaşan tarikatları da böyle ele alabilir miyiz; tarikatlar’ın bü­yük bir ikiyüzlülükle, Furkan’ı, kararttığını söyleyebiliriz. ‘Furkan”, genel olarak “Kutsal Kitap” ve özel olarak da “Tevrat” anlamındadır ve tarikatların, “Furkan” ile birlikte peygamberleri de kürsülerinden in­dirdiğini görebiliyoruz. Tek olan peygamberler, büyük bir ikiyüzlülükle “lip-service”, dudak ucuyla bağlılık ve methiye düzüldükten sonra, kürsülerinden indirilmekte ve yerlerine bir sürü efendi ikame edil­mektedir. Bu peygamberlerin, fragmantasyon’u ya da parçalara ayıra­rak çoğaltılması sürecidir. Amipleşme var. Sf. 27 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • İmparatorlukların yıkılışından feodalite ve kapitalizmin çözülüşün­den tekeliyet çıkmaktadır. Çıktıkça, kapitalizmi, bütün kurumlarıyla kemirmekte ve kazımaktadır. Sf. 23

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birlikte çalıştıklarıma âşık olma huyum var, kolektivitenin yaratıcılığına ve büyüsüne hep inanıyorum; Sf.16 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Resmi görüş alçaltıcıdır.

    Tekelistan, hödüklerin yükseldikleri ve tepelerin sadece hödüklere açık olduğu hükümet türüdür. Bu kuralı artık okuyabiliyoruz. Sf. 13 

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekelistan’da seleksiyon yoktur; deseleksiyon var. Hem darvinizm’in ve hem de kapitalizm’in yok olduğu yere “tekelistan” diyoruz. Roman yazarlarının dahi tayin edildiği topraktayız; “boğuluyoruz” demek istiyorum. Sf. 12

    Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.