Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 13 Eylül 1922 Çarşamba….

    İçimizde artık umut kalmadı, mahvolmamız sadece an meselesi. Rıhtımın karşısındaki binalarda bulunan Pasaport dairesi (pasaport semtine adını veren bina) bir saat içinde bir kül yığınına dönmüştü. Rıhtımdaki (Kordondaki) tüm muhteşem binalar, meşhur Carpet te Oriantale Enstitüsü, Spor Kulübü, Theatre de Smyrne, Kramer Palas ve diğer eski binalar birkaç saat içinde ateşlere yenik düştü. İskelet halindeki duvarların çökmesinden kaynaklanan büyük gürültüler ve korkunç sallantılar uzaklaşıyor ve bizler, ölümün ürpertisini duyarak, kendimizi kıyamet günü kurbanları gibi görüyorduk.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 56, 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1922’den beri tanıkların ifadelerini temel alan çeşitli kaynaklar, İzmir’in Ermeni bölgesindeki yangının 13 Eylülde Türkler tarafından başlatıldığını doğrulamaktadır. Nihai amaç, İzmir’deki Hristiyan unsurun tamamen bertaraf edilmesiydi. Yangının kentte kalmaya devam eden Ermenileri paniğe uğratacağı ve onları evlerinden çıkarmaya zorlayacağı bekleniyordu. Yanarak ölen yüzlerce Ermeni’nin yanı sıra 1.500 Ermeni evi ve dükkânının tahrip olduğu tahmin ediliyor.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 55, 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • 11 Eylül 1922 Pazartesi.. 

    Franka bölgesinden geçiyorum: Dükkânlar kapalı. Türk ve Musevi dükkânlarında Türkçe harflerle İslam veya Musevi yazılı. .. Yunan işgali sırasında, kırmızı fesli Türkler sokaklardaki binlerce insanın arasında dikkat çekiyorlardı: o günlerde, seslerini yükseltmeye cesaret edemezlerdi. Şimdi şehrin mutlak hâkimleri olduktan sonra, azınlıkta kalan şapkalılara tepeden bakıyorlar

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Eylül 1922 Pazar.

    Yunan orduları, yolları üstünde mezalimler uygulayarak, terk ettikleri şehirleri ateşe veriyorlar. Alaşehir, Nazilli, Kasa vb. gibi yerleşim yerleri birbiri ardından yerle bir edildi.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Eylül 1922 Pazar

    …. Yolda, Haynots’un yağmalanmış, kadın ve kızların ırzına geçilmiş ve Surp Stepannos kilisesi ile Patrikliğin, Türk ayak takımı ve askerinin muhasarası altında olduğunu söyleyen yabancı ülke vatandaşı Ermenilerle karşılaşıyoruz. .. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık olan evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. … Rıhtıma varmak için Hidroterapi sokağından geçmeye çalışıyorum. … O, ister ittihatçı veya İtilafçı, ister Sultan Hamid veya Kemal maskesi altında olsun, hep aynı, kana susamış yaratıklardır.   

      Önce Balıkçıyanlar’ın, kapıları kırılmış ve mobilyaları avluya dağıtılmış evini görüyorum. Evin Büyük Meydan’a bakan kapıları teker teker kırılmış ve her yer kan izleriyle dolu. Dükkânlar da yağmalanmış. Açık evleri yağmalayan Türk askerlerini görüyorum. Piskoposluk alanından gelen silah seslerini duyuyorum ve Türk askerlerinin etrafında dolaşan Fransız askerleri görüyorum. Yanımdan geçen mahalli Türkler ve askerler görünüşüme bakarak beni Türk zannediyorlar.” Sf. 50, 51  

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 50, 51) kitabından birebir alınmıştır.

                                                                                                                    

  • 9 Eylül 1922 Cumartesi…

    Vapurlar, yaklaşan Türklerden korkarak İzmir’e sığınmak isteyen Kokaryalı’lı Hristiyanlarla hemen doluyor. Vapurda, Musevilerce yayınlanan ve Mustafa Kemal’i ve muzaffer ordusunu öven… Fransızca bir gazete okuyorum... Karım, çocuklarım ve ben rıhtıma doğru yola koyuluyoruz. Şapkamı eve bıraktım ve fes giydim. Yeleğime Osmanlı askeri şeref madalyasını ve altın renkli bir hilal taktım. .. Haynots’ta Türk ayak takımı ve askerlerinin saldırı ve yağmaları başlamış.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 47 ile 49 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Eylül 1922 Cuma…

    Türk ordusu, Yunanlıların çekilmeden önce alışılageldiği gibi ateşe verdiği Menemen’e kadar ilerlemiş.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;)

    Osmanlı Ordusundaki Ermeniler’in Balkan Savaşı’nda cesurca dövüştükleri biliniyordu. O dönemin Amerikan Büyükelçisi Morgenthau’ya göre; “Binlerce Ermeni askeri Türk olmayan diğer unsurlardan daha iyi savaşmışlardır.” .. Buna rağmen, bilindiği gibi, 1914 yılından itibaren, Osmanlı İmparatorluğunun askerlikle yükümlü Hristiyan yurttaşlarının büyük çoğunluğu istihkâm işlerinde zorla çalıştırılan amele birliklerinde toparlanarak, savaş alanlarından geri çekildiler.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Eylül 1922

    …. Bana gelince, Türk hükümeti aleyhine hiçbir şey yapmadığım için, İzmir’i terk etmeyi düşünmüyorum…. Askeri makamlar ve polis (yunan görevlileri) şehri terk etti ve şehire anarşi hâkim. Halk, yağmaya ve yakıp yıkmaya girişmesi muhtemel firari askerlerden korkuyor: Manisa’nın da firarilerce ateşe verildiğine dair söylentiler var. Üç yıldır Büyük Türk Dostu olarak nam salan Yunan Yüksek Komiseri Sterghiades, Türk serserilerin arkasından çaldığı tenekeler eşliğinde şehirden ayrıldı.” Aristedes Sterghiades 1919 da İzmir Yunan Genel Valisi olarak tayin edildi. Sert, hiç gülmeyen bir adamdı. Türkseverlik sınırındaydı, tam bir tarafsızlık adına hareket ettiğinde, tüm Helenik yönetim süresince, İzmir’in Hristiyan cemaatleri arasında hiç sevilmedi. Kemal’in ordusu 1922c’de şehir’e girdiğinde Sterghiades gemiyle kaçtı ve ayrılırken Türkler de onu alkışlarla uğurladılar. Ayrıca O, İzmir’den kaçan son Yunan görevlisiydi.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 44, 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Eylül 1922

    …. Akhisar’da Yunan askeri makamlarının, geri çekilmeden önce, kenti ateşe vermeleri için emir aldıklarından, Hristiyanları kenti terk etmeye çağırdıklarına dair söylentiler var. Kentin Rum ve Ermenileri, Türk ileri gelenlerini Belediye sarayına davet ettiler ve kumandanın emrine binaen, eğer Türkler, Hristiyanları Türk çetelerinin ve ayak takımının saldırılarından koruyacaklarına dair söz verirlerse, Yunan komutanının emrine uymayacaklarını ve taşınmayacaklarını beyan ettiler.

    Türkler, Hristiyanları her türlü saldırıya karşı koruyacaklarına dair Kur’an üzerine yemin ettiler. Hristiyanlar da kentin yakılmasını engelleyeceklerine dair İncil üzerine yemin ettiler. Ve Akhisar’daki  Yunanlı askeri ve beledi makamlar kenti terk ettiler ve Hristiyan ve Türk ileri gelenleri…. halkın korunması için geçici bir hükümet bile kurdular. (1)

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2008); Fakat Müslümanlar sözünde durmamış ve Akhisar yakılıp yıkılmış, insanlar katledilmiş. Eğer bu doğruysa çok yazık ve ayıp.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;)

    Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı. Esas Ermeni Mahallesi Apano Mahala (yukarı mahalle) Türk mahallesine bitişik bir tepedeki eski bir Ermeni kilisesi ve kabristanı çevresinde bulunuyordu. 15. Yüzyılın sonunda, Ermeniler Rum Hristiyan bölgesine yakın olmak için İzmir’in merkezine taşınarak Haynots’u kurdular. 13 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’in Ermeni ve Rum mahallelerini ateşe verdi. .. Haynots Liman’dan yaklaşık 1 km mesafede, İzmir’in merkezindeydi. Yahudi Mahallesi ise güneybatı da ona bitişik Türk Mahallesi ile birlikte güneye doğru uzanıyordu.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın Notu;)

    Jöntürklerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umudu ile kendi özerklik ya da bağımsızlık taleplerinden vazgeçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşlarını daha sonra da, umutları kırılana dek devlete sadık kalmaya çağırdığını gizlemeye çalışmaktadır. Ermeni Soykırımı konusunda Bibliyografya bölümüne bakın.

    Ermenilerin alanı anlamına gelen Haynots, İzmir’deki Ermeni mahallesinin adıydı. Esas Ermeni bölgesi, Apano Mahala (yukarı mahalle) Türk mahallesine bitişik bir tepedeki eski bir Ermeni kilisesi ve kabristanı çevresinde bulunuyordu. 15. yüzyılın sonunda, Ermeniler Rum Hıristiyan bölgesine yakın olmak için İzmir’in merkezine taşınarak Haynots’u kurdular. 13 Eylül’de Türk ordusu İzmir’in Ermeni ve Rum mahallelerini ateşe verdi.” (Puaux 1923; Morgenthau 1929; Housepian 1971) sf. 43

    Haynots Limandan yaklaşık 1 km mesafede İzmir’in merkezindeydi, Rum mahallesi kuzeye uzanıyorken, Yahudi mahallesi güneybatıda ona bitişik Türk mahallesiyle güneye doğru uzanıyordu. Böylece İzmir’in coğrafik sınırlarının nasıl dine göre tanımlandığını görüyoruz: Hıristiyanlar kuzeyde ve Hristiyan olmayanlar güneyde. Sf. 43

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • (ABD Büyükelçisi Morgenthau;)

    “15/28 Ağustos 1922, Pazartesi – 1922’de Türk ordusu şehri işgal etmiş ve sivil nüfustan belli gruplar Kemalist milliyetçilerin hedefi olmuştu. Anadolu Rumları gibi Ermeniler de, hiçbir günahları olmadığı halde Türk-Yunan ihtilafının kurbanı oldular. İzmir’in Türklerce işgalini, bazı tarihçilerin bir “jenosid” olarak adlandırdığı (Pagtziloglou 1988), 30.000’den fazla Rum ve Ermeni Hristiyan’ın kıyımı izlemişti. 13 Eylül’de Türk ordusu İzmir’in Ermeni ve Rum mahallelerini ateşe vermişti (Puaux 1923; Morgenthau 1929)” Sf. 34

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın görüşleri)

    Gerçekten de, Kemalistler, Ermeniler’in 1915 katliam ve tehcirine doğrudan maruz kalmadığı İzmir ve civarındaki tüm Ermeni nüfusu ortadan kaldırarak Jön Türkler‘in programını uyguladılar. Sf. 28

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • Jöntürkler’in (İttihat ve Terakki) iktidarı ele geçirmesinden sonra, gerçek reformların yapılacağı umuduyla, kendi bağımsızlık ve özerklik taleplerinden vaz geçtiklerini, özellikle Taşnaksiyun Partisi’nin üye ve yandaşları, umutları kırılıncaya dek devlete sadık kalmaya gayret ettiler.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;)

    Sassun’da 1894 yılında çifte boyunduruğa karşı, (yani ağır Osmanlı vergilendirilmesi ve Kürtlerin baskısına karşı) meydana gelen yöresel köylü ayaklanması kanlı bir biçimde bastırıldı. .. Türk milliyetçileri… Küçük Asya’da sayıları 2,5 milyon olan en büyük Hristiyan ulusları, Rumlar, Ermeniler ve Süryanileri terörle sürdüler veya soykırımla yok ettiler. 

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;)

    Marksist eğilimli Hınçaklar, Ermenilerin hem Osmanlı İmparatorluğundan hem de Rus Çarlığından bağımsız olması için savaşım veriyor… 

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Smyrna adının, bölgeyi fetheden amazonlardan birinden alındığı söylenir.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;)

    13 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’in Ermeni ve Rum mahallelerini ateşe vermişti. 30.000 Ermeni ve Rum’u kıymıştı.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;)

    Kemalistler, Ermenilerin 1915 katliam ve tehcirine doğrudan maruz kalmayan İzmir ve civarındaki tüm Ermeni nüfusu ortadan kaldırarak, Jöntürklerin programını uyguladılar.

    Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.