Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Ayrıca, Kıbrıs Savaşına da katıldım, bu Teşkilatın (Türk Mukavemet Teşkilatı) zaman zaman, “Rumlar” yerine Denktaş Muhalifleriyle ve solcu öğretmenlerle mücadele ettiğini de biliyorum, savaş, bir liderlik realizasyonu ve bir araştırma alanıdır.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.

  • Araştırmacı Ahmet An şunları yazmaktadır; “1964 yılında Erenköy’de bulunduğu sırada, oradaki öğrencilere kendisinin Türkiye Genelkurmayına bağlı olduğunu söylemiş olan,.. Rauf Denktaş’ın; Genelkurmay Başkanlığında ise Denktaş’ın bağlı olduğu Daire’nin eski adıyla, “Özel Harp Dairesi” ve şimdiki adıyla, “Özel Kuvvetler Komutanlığı” olduğu..

    Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1962-1967 arasında TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı) nın başkanı, büyük hizmetleri oluyor, Çeçen. Kıbrıs Türkleri üzerinde çok büyük bir korku yarattığını biliyoruz.

    “Bir mücahidin sakınca yaratacak disiplinsizliğini ağır biçimde cezalandırınca geri çekildi ve Generalliğe yükseltildi.”

    Bayraktar Soygun’dan yakınmalar çok daha kapsamlıdır. Bunları burada ele almak istemiyorum.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ambasadör Girgin şu bilgileri eklemektedir; “Bu bir nefsi müdafaa teşkilâtıydı. Sonraları işler büyüyünce Menderes’in onayı ve Zorlu’nun isteği ile bütün adada kolları olan TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kuruldu. Başına da Türk Albay özel harpçi Rıza Vuruşkan getirildi. Onun unvanı “Bayraktar”dır ve diğer kentlerdeki şeflere de “Serdar” denilmekteydi. Sf. 274

    Dr. Fazıl Küçük “1957 yılında EOKA’nın faaliyetleri hakkında Ankara’ya gittiğini ve bu ziyaretlerin birinde Başbakan Menderes’in kendisine Rıza Vuruşkan isminde birisini tanıştırdığını anlatmaktadır.” .. Bundan sonra Albay Vuruşkan, Lefkoşa’da İş Bankasına müfettiş olarak atanıyor ve yeraltı çalışmalarını yönetiyor, .. 

    Türk Mukavemet Teşkilâtı, Kıbrıs’ta ilk gizli bildirisini, netlikle ortaya çıkmaktadır, Kasım 1957 tarihinde yayımlamıştır, kuruluş tarihi de böylece, açıklıkla ortaya çıkmaktadır. Sf. 275

    Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 274, 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tez şudur; dünya soluna ve özellikle Türkiye soluna, içten ve dıştan en şiddetli darbelerin başlangıcı 1967 Altıgün Savaşları’dır ve İsrail’in beklenmedik bir zamanda Arapları hezimete uğrattıkları bir savaşı bir “Milat” kabul ediyoruz.

    Türkiye Düzeni İsrail’e yakınlaştıkça, Türkiye Sol’una daha şiddetli darbeler indiriyordu. Sol’a karşı büyük şiddetin, Prof. Erim’in Başbakanlığı ile başladığını söyleyebiliyoruz. Türkiye Solunun içinden parçalanmasında ve dışından şiddetli darbelerle dövülmesinde Sabatayizm’in rolünü teşhis etmek zorundayız. Sf. 268 

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 268) kitabından birebir alınmıştır.

  • Van Gölü ve Urumiye Gölü çevresi, tarihte Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları yerler arasındadır.

    Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayistleri, Yahudi kavminden olmakla birlikte Yahudi dininden çıkmış ve dolayısıyla artık Musevî sayılmayan bir dinin mensupları olarak tasnif ediyoruz.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Denktaş, çeşitli bağlantıları nedeni ile Washington’ın 1974 yılı çıkartmasına karşı çıkacağını sanıyordu; yanılmıştır. Sf. 264

    Denktaş, Baf’ta doğmuştur, tarihin eski zamanlarından itibaren Baf’ta güçlü bir Yahudi Cemaati vardı, o kadar öyle ki, Havari Paul, İsevî yolu anlatmak için Baf’a da gitmişti, önceleri İsa yoluna sadece Yahudiler çağırılıyordu, Baf’ta bir Sinagogda konuşmuştu ve Sinagog olduğuna işaret etmiştim. (Denktaş’ın) Anılarından öğrendiğimize göre, yedi yaşına kadar, dedesi Şekerci Mehmet tarafından büyütülüyor, güzel, ancak, anılarında çok şaşırtıcı bir ayrıntıyla karşılaşıyoruz, Kıbrıslı Rauf’u altı yaşında Babası okuması için İstanbul’a götürüyor, “Arnavutköy’de Fevziati Lisesinin ilkokul kısmına yatılı olarak kaydettirdi.” Demektedir. Fevziati Sabatayistlerin okuludur, Kıbrıs’ta altı yaşında bir yavruyu, İstanbul’da bir Sabatayist okula göndermek, ancak güçlü bir inançla mümkündür.  Sf. 264

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kissinger’ın anılarında, Kıbrıs Savaşından nerede ise hiç söz etmemesi de düşündürücüdür. .. Savaş döneminin Enerji Bakanı Kâmuran İnan, “Bütün bunları zabıtlardan kendi gözlerimle okudum” sözleriyle bizi teyit ederek, Kıbrıs Çıkartmasını, Kissinger’ın özendirdiğini ve her adımda tahrik ettiğini ortaya koymaktadır; her hangi bir kuşku kaldığını sanmıyorum. Sf. 261

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1950’li yılların sonlarına doğru, Londra, Çift Enosis denilen Ada’nın Paylaşılması Projesini ortaya koymuştu ve sonra bir ara Filistin için düşündüklerine benzer Ortak Cumhuriyet Planına döndüler.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kıbrıs’ın şahin Türk lideri Rauf Denktaş’ın Türkiye’nin askerî müdahalesine karşı olması, ilk bakışta, şaşırtıcı görünebilir; Yalnız değil, o zamanlar eski Başbakan Süleyman Demirel ise daha ileride, şiddetle önlemeye çalışıyordu, “biz cihan devleti değiliz ki, üstelik yalnız başımıza yapamayız.” Diye bağırıyordu. Amerika’sız olmaz, anlamında konuşuyordu. .. Hâlbuki o sırada Başbakan Ecevit’ti ellili yıllarda bir staj için davet edildiği Harvard’da Kissinger’ın öğrencisi olmuştu, irtibatının hep sürdüğünü ve Kissinger’ın senaryolarına vakıf bulunduğunu düşünebiliriz. Sf. 256

    Atina’daki Cunta ve Kıbrıs’taki adamları Makarios’u devirmek için plan üzerine plan yapıyorlardı, bunları herkes biliyordu ve Makarios ayrıca mektuplarla açıklıyordu. Amerikan istihbarat servisleri ve Dışişleri Bakanlığı bunları ciddiye almıyordu. 15 Temmuz 1974 tarihinde, darbe gerçekleşmiştir ve Amerikan Dışişleri bakanlığının, Makarios’un devrilmesinden hoşnut olduğu, basına yansımıştı. Fakat yeni yönetimi tanıması için zaman kalmamıştı, 20 Temmuz’da Türkiye’nin Ada’ya asker çıkardığını biliyoruz. İlaveten iki araştırmacı, Kissinger’ın resmi açıklamalarında NATO’nun Güney Doğu kanadının istikrarını savunduğunu, fakat gizlice Yunanileri Ada’ya darbeye özendirdiğini kaydediyorlar, bunu, kuşkusuz, Türk tarafının müdahalesi için “green light” (yeşil ışık yakmak) izlemiştir, senaryo ve oyun budur. Sf. 257

    Kıbrıs’ın Türk Kesiminde, Mia Milea’da, burada savaştım, .. Amerikalıların CIA’ya ait istihbarat tesisi bulunuyordu, bir rapora göre, Amerikalılar, 11 Mayıs tarihinde bir jet göndererek buradaki değerli casusluk ekipmanlarını kaldırmıştı. Sf. 256, 259

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 256 ile 259 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kissinger’ın Sovyetler Birliğini Orta Doğu’dan atma siyaseti, Kennedy’nin daha 1960 yıllarının başında fark ettiği ve İsrail ve Dünya Yahudiliğinin 1967 savaşından sonra temel politik yönelimi olan çizgiye uygundur. Yalnız, bu direktifin, artık kendisini bağlantısız sayan ve Kıbrıs Komünist Partisi AKEL ile harmoni içinde çalışan Makarios’un Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı sürdüğü müddetçe, realize edilebilmesi belli ki zordur; bu nedenle, Yom Kippur’dan hemen sonra, Makarios’a darbe yapılması ve daha sonra Kıbrıs’ın taksim edilmesi bir gereklilik olmaktadır. Öte yandan, not etmiştim; Yahudiler 1917 yılında İngilizler adına, Gelibolu’ya bir Katır Birliği çıkartmaları hâriç, Türk Yunan çatışmalarında hep Türklerin yanında durdular. Sf. 252

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gromiko, anılarında, bu konspirasyonla ilgili olarak bazı ipuçları veriyor; .. Washington’da Sovyet temsilcisi olduğu sırada bir Beyaz Saray ziyaretinde Başkan Kennedy’nin, baş başa kalmak istediğini ve burada iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilebilmesinin önündeki, iki engel, daha doğrusu “iki gurup” bulunduğunu söylediğini yazıyor; bu gurupların birisi “ideolojik nedenle” hareket etmektedir. Anlaşılan Başkan bunların üzerinden pek durmak istemiyor ve ikincisine önem veriyor, bu gurup, “of a particular nationality” özel bir kavimden gelmektedir, Jewish Lobby, Yahudi lobisidir. .. Kennedy cinayeti araştırmalarında bu konuşmanın ihmal edilmesi bir talihsizliktir. Sf. 249

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1960 Seçimlerinde Kennedy’ye yenilen Johnson’ı, Kennedy yardımcısı yaptı. O öldürülünce Johnson Başkan oldu. Kennedy’nin katlini tahrik ettiğini düşünebiliriz, çünkü eğer ölümü bir komplonun sonucuysa, yerine Johnson’ın geçmesi kesindir. Sf. 249

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2014): Lyndon Johnson siyah- beyaz eşitliği için en çok uğraşan ABD başkanıdır. 2 Haziran 1964’te vatandaşlık hakları, 6 Ağustos 1965’te ise oy hakkı kanunlarını çıkardı. Irkçılığın güçlü olduğu güney eyaletlerinden gelip de ırk ayrımı yaratan engelleri tek tek yıkan başkan, bu başarılarını kutlamak istiyor. Fakat 6 Ağustos 1965’teki oy hakkı kanunundan tam sekiz gün sonra Los Angeles’ta başlayan, on bir gün süren ve Watts Ayaklanması olarak tarihe geçen siyahi isyanla sarsıldı. İsyan, Martın Luther King’in ölümü ile 150 den fazla şehirde birden patladı, 34 kişi öldü 1032 kişi yaralandı, 3438 kişi tutuklandı. Johnson büyük bir siyasi çöküntü içerisinde; “benim kendilerine verdiğim bu kadar şeyden sonra, nasıl bana karşı bu kadar nankör olabilirler?” Diyordu. Olup bitenlerin sebebini anlayamadı. Olayların çıkış sebebi ise polis şiddetidir, insanlar bu şiddet karşısında kendi onurlarını korumak için direnmeye başlarlar. Watts Ayaklanması; Johnson’ın “aşırı kibirli politik yenilmezlik duygusu” sonucu halkın isyan etmesidir. Gezi de açılım sürecinin başlaması sonrasında meydana geldi.

  • Yahudilerin en fazla husumet duydukları kavim, Elenler’dir. Kıbrıs’ın bir “milli dava” hâline getirilmesi de Sedat Simavi’nin (Hürriyetin kurucusu) marifetidir. Sf. 245

    Kurtuluş Savaşı yıllarında bir Yunanlı Esir anlatıyor; “Sabahleyin 5.000 esir toplandık, Türk mahallesinden geçiyorduk, Yahudilerinkinden de geçtik. Yahudiler bize Türklerinkinden de kötü davrandı.” Diyor. Sf. 246

    6 – 7 Eylül olayları da Hürriyet Gazetesinin kışkırtması sonucu çıkan Rum kıyımıdır. Sf. 247

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 245 ile 247 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın 1950’li yılların sonunda, Kıbrıs’ın bölünmesi için taraflara plan sunduğu biliniyor; “Çifte Enosis” adı veriliyordu.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsrail Devletinin kuruluşu ile Hürriyet Gazetesi’nin doğuşu arasında sadece iki hafta var, Hürriyet 1 Mayıs 1948 tarihinde yayına başlamıştır. İsrail 14 Mayıs 1948’de kurulmuştur. Sf. 243

    Amerikan Yahudi Komitesinin arşivlerinin incelenmesi nedeni ile haberdar oluyoruz, Türkiye Yahudileri, Amerikan Yahudilerinden kurulacak Yahudi Devletini savunacak bir gazete için para istiyorlardı, arşiv kayıtlarından birisi 27 Ocak 1948 tarihini taşıyor. Sf. 244

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 243, 244) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2022): (Kaynak Rıfat N. Bali, Cumhuriyet yıllarında Türkiye Yahudileri, s.116

  • Yahudiler için Müslümanlar her zaman Hristiyanlara tercih edilmiştir ve Arap bağlarından koparılmış ve hatta Araplardan nefret eder bir hâle getirilmiş Türkler, çokça tercih ediliyordu.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Beşik Kertmesi” diyoruz, ya henüz aşiret düzenini yaşayanlarda ya da Sabatayistlerde ve daha doğrusu gizli din sahiplerinde görüyoruz. Sf. 266

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.

  • Körü körüne hayranlık ancak yüksek bir cehâletle birlikte ortaya çıkmaktadır.

    Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 234) kitabından birebir alınmıştır.