Tarihin garip cilvesi olacak, aynı zırhlı tam 16 sene sonra bir başka görev için İstanbul’a geldi. Mustafa Kemal’in cenaze merasimine gelmişti.
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Tarihin garip cilvesi olacak, aynı zırhlı tam 16 sene sonra bir başka görev için İstanbul’a geldi. Mustafa Kemal’in cenaze merasimine gelmişti.
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.
Torunu Hümeyra Hanım Sultan’a göre; “… 20 bin sterlin şahsi parası varmış, bir de ağızlığıyla tespihi. Bizlerden kim hazineden bir şey alıp gitti ki? Son dakikada yanındaki mücevher kutusunu bile iade etmiş giderken. Belki de Türk Hükümetinin makamıyla münasip (uygun) bir şeyler vereceğini ümit etmiştir. Ama her neyse 20 bin sterlinle gitti, selamlığıyla, haremiyle böyle kaç sene yaşayacağını bilmeden dımdızlak çıktı. Osmanlı İşte Böyle Çıkar.” Sf. 247
Sultan Vahdettin de zaten aynı şeyi söylüyordu; “İstanbul’u terk ederken Osmanlı Hanedanına ait olan ve benim için çok büyük kıymet taşıyan eşyaları yanıma almayı düşünmedim. Bu sebeple, şimdi yabancı bir memlekette beş parasız, yüzüstü ve ıstırap içinde kaldık.” Sf. 247
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.
Anadolu’daki gazilere ulaştırılmak üzere açılan yardım kampanyalarına Padişah başta olmak üzere Hanedanın hemen bütün mensupları katılıyor.
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
Ferit Paşa’nın 1920’nin 16 Ekimindeki istifasının hemen ertesi günü, İtilaf Devletlerinin İstanbul’daki Yüksek Komiserleri, Padişah’a yaptıkları toplu ziyarette Vahdettin’den Anadolu ile anlaşabilecek bir hükümet kurmasını rica ettiler. … Sadarete Tevfik Paşa getirildi. (1) Sf. 221
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2002): Tevfik Paşa gereğini yaptı; Milliciler ile ilgili davalar düştü, Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkındaki idam hükmü kaldırıldı.
O günlerde .. Damat Ferit Paşa’nın yalısından bile Kuvayı Milliye’ye destek gitmekteydi. .. Paşa Baltalimanı’ndaki yalıda küçük bir inşaata girişti, deniz tarafına yığma taştan iki kulübe yaptırdı; Kuvayı Milliye’nin başta Maslak olmak üzere çeşitli semtlerdeki İngiliz ve Türk birliklerinden kaldırdığı silahları Anadolu’ya nakletmede kullanacağı iki kulübe….” Sf. 220
Rıhtıma geceleri Murad isminde, ayağı sakat bir subayın idare ettiği takalar yanaşıyor, önceden getirilmiş silahlar alelacele yüklenip Anadolu’ya doğru dümen kırmaktaydı.” Sf. 220
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 220) kitabından birebir alınmıştır.
Şahbaba … İstanbul İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold ile yaptığı bir görüşmede; “ … bir devrimcidir… Hükümetim maalesef bunların karşısında güçsüz. “
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.
Vahdettin’in Harem Ağası Mazhar, San Remo’da anlatıyor; Mustafa Kemal Sabiha Sultan’ı Babası Vahdettin’den istemiş. Vahdettin de “Sabiha başkasını seviyor.” Diye samimi bir cevap vermiş. Ve Mustafa Kemal de bu konuşmadan sonra odayı terk ederken; “Ben sana gösteririm.” Dediğini anlatıyor.
Sabiha Sultan; “Evet istemiş.” … “benimle konuşmuş değildir ama ben çekindim, istemedim. Zira önümde hiç te iyi örnek olmayan Enver Paşa ve Naciye Sultan’ın hayatı vardı. Sonra, tanınmış haris (hırslı) bir kumandanla aile hayatı kurabileceğime inancım yoktu.” Sf. 188
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.
Sultan Vahdettin ..”Mustafa Kemal Paşa her zaman farklı roller oynuyordu.” Diyerek bu rolleri şöyle ifade edecekti;
“1- Ülkenin müdafaası ve kurtuluşu gibi iki asil ve kutsal sebebin arkasına sığınıp her an merkezi hükümeti kötüleyerek Milli Hareketin hep başında kalmak istiyordu.
2- Halkın içinde, bize karşı her türlü propagandayı yaparak İstanbul’daki Hükümeti tüm müdafaa unsurlarından ve vasıtalarından arındırmaya çalışıyordu hatta işi bizim yabancılardan para aldığımıza kadar vardırmıştı.” Sf. 175
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.
Vahdettin Sevr’i imza etmedi, dolayısı ile Sevres bir antlaşma değil antlaşma taslağı olarak kaldı, hiçbir zaman resmiyet kazanamadı ve uygulanamadı. Şahbaba … sonraları “Antlaşmayı tasdik etmektense tahttan feragate kararlıydım.” Diyecekti.
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.
24 Mayıs 1920 tarihli Padişah Fermanı Mustafa Kemal, Kara Vasıf, Ali Fuat, Eski Washington Büyükelçisi Alfred Rüstem, Adnan Adıvar, Halide Edip Adıvar. Askerî mahkemenin kararını Sultan tasdik etti. Sf. 159 Ferman, daha önce Örfi İdare (sıkıyönetim) Mahkemesinin verdiği idam kararı için “Yakalandıklarında yeniden mahkeme edilirler.” Diyor. Sf. 160
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 159, 160) kitabından birebir alınmıştır.
1-Almanya ile 28.6.1919 da Versailles
2-Bulgaristan ile 27.11.1919 da Neuilly.
3-Avusturya ile 10.09.1919 da Saint Germain
4-Macaristan ile 4.6.1920 de Trianon
5-Türkiye ile 10.08.1920 Sevres Sf. 162
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 162) kitabından birebir alınmıştır.
23.4.1920 O zamana kadar İttihat ve Terakki Kulübü olarak bilinen inşaatı daha tamamlanmamış olan bina Meclis’e tahsis edildi. 16 Mart 1920’de İstanbul İngilizler tarafından işgal edildi, 11 Nisan’da Vahdettin Meclis’i Mebusan’ı feshetti.
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.
12.9.1919 tarihli antlaşma;
İngiltere, Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünü ve Hilafetin İstanbul’da kalmasını kabul edecek, buna karşılık … İngilizler Osmanlı topraklarının istedikleri yerlerinde himâye (manda) kurabilecek, Babıâli Mısır ile Kıbrıs üzerindeki tüm haklarından vazgeçecek, bağımsız bir Kürdistan’ın kurulmasına karşı çıkmayacak, Padişah. … Hilafetin manevi gücünü gerektiğinde İngiltere’nin lehine kullanacak ama bu husus gizli tutulacaktı. Sf. 151
Mustafa Kemal Paşa bunu öğrendi ve 12.12.1919’da Karabekir Paşa’ya bildirdi. (1)
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (2002): Bu antlaşmanın yapıldığı 12 Eylülden bir hafta kadar önce Sivas Kongresi’nde alınan kararlarda da müzaheret yani yardımcı olmak adı altında manda çağrısı yapıldı. Sivas Kongresi’nin bu kararı Saray’ı harekete geçirmiş olabilir.
Sadrazam Ferit Paşa 30 Mart 1919 günü Webb’e “Devletin çözülüşünün nasıl olması gerektiği konusunda yazılı bir tasarı verdi; (1)
İngiliz tarafı teklifi rüşvet olarak niteledi ve İngiltere müttefikleri ile arasını açabileceği gerekçesiyle kabul edilemez buldu.
Ama beş ay sonra Ferit paşa ile İngiltere arasında 12 Eylül 1919 günü gizli bir metnin imzalandığı ileri sürüldü. Sf. 151
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2002): Özet olarak: Anadolu ve Arabistan’a kadar olan bölgede Türklerle meskûn olan yerler bizim. 1.Araplar özerk olacak, Hâlife’ye bağlı olacaklar, para ve hutbe Osmanlının. 2.Hicaz dış işlerinde Osmanlıya bağlı olacak. 3.Medine’de Türk garnizonu olacak. 4.Yemen Cihan Savaşı öncesi gibi. 5.Bağımsız veya özerk bir Ermeni Cumhuriyeti kurulacak. 6.İngilizler iç düzeni sağlamak ve dışa karşı Osmanlı Devletinin bağımsızlığını sağlamak için 15 yıllığına gerekli yerleri işgal edeceklerdi. Boğazlar İngilizlerin kontrolünde olacaktı. Padişahın gerekli gördüğü Nezaretlere İngiliz müsteşar atanacak. 10.Her Vilâyette 15 yıl süreyle Vâlilerin yanında müsteşarlık edecek İngiliz Başkonsolosları tayin edilecek. 11.Seçimler ve yerel seçimler İngiliz Konsoloslarının kontrolünde olacak. 12.Maliyeyi İngilizler denetleyebilecek. 13.Kanunuesasi (1876 Anayasası) basitleştirilecek. 14.Padişah dış siyaset konusunda mutlak bağımsız olacak.)
BAKKAL’IN YORUMU (2002): İngiltere Padişah’ın bu kadar uygun bir talebini neden reddetti? Osmanlıyı ortadan kaldırmak mı istiyorlardı.
İlk girişim 1918 Kasım ayı sonunda oluyor.
İkinci girişim 16 Aralık 1919’da oldu. Bu sefer İngiliz Genel Karargâhlarına başvuruluyor, Sami Bey adında biri Padişah ve Hâriciye Nazırı tarafından geldiğini söylüyordu. Mümkün olan en kısa zamanda İngiltere’nin Türkiye yönetimine el koyması için yalvarmakla görevlendirilmişti. Barışa kadar beklendiği takdirde çok geç olurdu. Medine’de ve başka yerlerde İngiliz yönetimi altında “barış ve refah” içinde yaşayan milyonlarca Müslümana uygulanan aynı yönetimin Türkiye’ye de uygulanması için yardım isteniyordu. İngiliz Karadeniz Kraliyet Orduları Kumandanı General Milne aynı gün Hükümetine gönderdiği raporda; “…. İngiltere’nin Türkiye’deki idareyi mümkün olan çabuklukla ele almasını istiyor. … Hükümdar, Anadolu’nun iç kısımlarına İngiliz kontrol subaylarının gönderilmesini rica ediyor.” Diye bildirdi. Sf. 140
Üçüncü Girişim; uzun yılar Türkiye’de oturmuş özel ve bağımsız pek saygıdeğer bir İngiliz centilmeninin Padişah’ı ziyareti sonucu ortaya çıkmıştı. Bu zat Padişahın anlattıklarını gelip Calthrophe’a (İstanbul İngiltere Yüksek Komiserine) iletmişti. Vahdettin, … girişeceği geniş bir eylemin büyük bir tahrik edip hiçbir yarar sağlanmadan kendisinin tahttan indirilmesine ve belki de öldürülmesine yol açmasıydı. Şiddetle hareket ettiği takdirde müttefiklerin desteğine güvenip güvenemeyeceğini öğrenmek istiyor. İngiltere’den kendisinin Hilâfet sahipliğini desteklemeye niyetinin olup – olmadığını öğrenmek istiyordu. Sf. 150
Amiral Calthrophe bu görüşmeyi Londra’ya 1919’un 10 Ocak günü aktarıyor. Yüksek Komutan Vekili Webb 11 Mart günü Londra’ya yolladığı raporda; “İtaatli bir ata fazla antrenman yaptırıyoruz. Daha fazla adam tutuklarsak bu hükümet istifa eder Daha iyisini de bulamayız. Başbakan her Vâli’ye bir İngiliz danışman atamak istiyor. Bizi mahcup ediyorlar.” Diyordu. Sf. 150
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.
Vahdettin 8 Temmuz 1919’da Paşa’nın görevine son veren bir irade yayınladı ve gece yarısına doğru Erzurum’dan; “Kulları Mustafa Kemal” imzalı bir telgraf aldı. Sf.145 9 Ağustos 1919’da yeni bir irade ile Müfettişlik, Başyaverlik ve askerlik nişanları geri alındı. Dört ay sonra 28.12.1919’da nişan ve unvanı iade edildi. (İadenin gerekçesi; bu iradenin mahkeme kararına dayanmamış olması.)
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.
Vahdettin’in kızı Sabiha Sultan, Padişah ve Mustafa Kemal arasındaki ilişkiyi anlatıyor; (Notları tutan; Eski Başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü)
“Aralarında konuşup mutabık kaldıkları hususlar nedir; Evvela birbirlerini tanımıyor, mutabık kalmamışlar, ayrı ayrı iş göreceklermiş gibi hareket edilecek; iş hangi yönden selamete götürülüyorsa sonra birleşecekler.
Babam sonradan Mustafa Kemal Paşa’nın sözünü tutmadığından, kendisini ve İmparatorluğu hain insanlar gibi göstermesinden çok ama çok müteessir olmuş ve bunu asla hazmedememiştir.
“Biz her şey olabiliriz. Cahil, tecrübesiz, hatalı bir siyasete kapılmış olabiliriz. Amma Osmanoğlu olarak nasıl vatan hâini olabiliriz? Bizi en iyi tanıyan Mustafa Kemal Paşa bunu nasıl söyler” Der ve derin bir keder içinde kavrulurdu. Nitekim bu keder o kadar devamlı olmuştur ki, bir gece beyninde bir damar kopması hayattan kendisini ayırmıştır. …
Babam asla hâin değildir. En koyu sağlam bir vatanseverdi. Öyle yaşamış ve öyle ölmüştür.” Sf.144
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a gidişi sırasında Damat Ferit Kabinesinde bulunan Rıza Tevfik’in yazdıkları ise kehâneti andırmaktadır;
“Sadrazam’a dedim ki; … gider gitmez sizin o emrinizi hafife alarak tenkit ve reddeyleyecek ve kendi başına istediği gibi ve anladığı gibi hareket edecektir. … Bakınız kendisi ne yapacaktır? Bunu da duvara yazıyorum, dostlarımız şahit olsun. En evvel ufak bir vesile ile gücenecek, istifasını verecek sivil ve müstakil (bağımsız) bir vatandaş olarak kendi hesabına çalışacaktır ve sırası geldiğinde de isyanını ilan edecektir.” Dedim. (1) Sf. 143
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2002): Dr. Rıza Tevfik filozof olarak da adlandırılan, Felsefe Sözlüğü kitabının yazarıdır. Lozan sonrasında yurtdışına sürülen 150’likler içine dâhil edilmiş.
15 Mayıs. 1919’da Vahdettin; “Paşa, devleti kurtarabilirsin!” diyor.
16 Mayıs Cuma. Padişah Cuma selamlığına çıkıp, Yıldız Camiine gitmişti. .. Mahfili Hümayuna 8camideki padişah bölümüne) geçtiler.
Odada dört kişiydiler, Zât-ı Şahane, Sadrazam Ferit Paşa, Serasker Avni Paşa ve Mirliva Mustafa Kemal Paşa.
Masanın üstünde bir Kur’an’ı Kerim. Mustafa Kemal, sağ elini Kur’an’ı Kerim’in üzerine koyup, öbür elindeki küçük kâğıdı okumaya başladı;
“Hükümet tarafından düzenlenip Padişahın tasdikine iktiran eden (dayanan) 21 Maddelik özel talimatta açıkça belirtilmiş olan geniş yetkilere dayanarak, Anadolu Vilâyetlerindeki bütün mülkî ve askerî memurlar üzerinde icrasına memur bulunduğum teftişleri (denetlemeleri) ve tahkikatı (araştırmaları) Halife Hazretlerinin arzusu dâhilinde iftihar kaynağım ve Padişah kullarının övüncü olan tam bir sadakatle ve elimden gelen bütün kuvvetle yerine getireceğime Vallahi, Billâhi.” Sf. 135
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.
Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919’da yola çıkarken 23 Subay, 25 er erbaş 6 değerli at listelerini İngiltere İrtibat Bürosu Komutanı Binbaşı Milingen’e imza ettirildi. Sf. 130
Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.