Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Tarihçi Paul Boyer, When Time Shall Be No More  adlı kitabında şunu belirtiyor: “Anketlere göre [tüm Amerikalıların] üçte biri ila yarısı geleceğin İncil’e dayanan kehanetlerden okunabileceğine inanıyor.” Sf. 224, 225

    Çok köktendinci bir toplumdayız. Fanatik dinsel bağlılık derecesi yönünden İran gibi. Örneğin ABD nüfusunun sanırım %75 kadarı şeytanın varlığına gerçek anlamda inanıyor.

    Birkaç yıl önce evrim üzerine bir anket yapıldı. İnsanlara canlılar dünyasının şimdiki halini nasıl aldığı hakkındaki çeşitli teoriler üzerine fikirleri soruldu. Darvinci evrim kuramına inanan insanların oranı %10’dan az çıktı. Nüfusun yaklaşık yarısı bir kilise öğretisi olan ilahi gücün yönetimindeki evrime inanıyordu. Geri kalanların çoğu da büyük olasılıkla dünyanın birkaç bin yıl önce yaratıldığına inanıyordu. Sf. 225

    Bunlar çok olağandışı sonuçlar. ABD’nin neden bu konularda yelpazenin dışında olduğu bir süredir konuşulup tartışılıyor. Sf. 225

    Burnham bu durumun depolitizasyonun bir yansıması olabileceğini öne sürüyordu; bu da demek oluyor ki siyasi arenada anlamlı bir şekilde yer alamamanın oldukça önemli bir ruhsal etkisi olabiliyor. Sf. 225

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 224, 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her şeyden önce seyircili sporlar insanları daha edilgin yapıyor, çünkü sporu siz yapmıyorsunuz; birileri yaparken onları izliyorsunuz. İkinci olarak bu sporlar, bazen oldukça uç dereceye varan aşırı milliyetçi ve şovenist tavırların doğmasına sebep oluyor. s. 223

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birine bakarken onunla kurduğunuz ilişki, klavyeyle yazdıklarınıza cevap olarak birtakım sembollerin gelmesi durumunda kurduğunuz ilişkiden farklıdır. Doğrudan, kişisel temas yerine o soyut ve uzak ilişki biçiminin yayılmasının insanların hali tavrı üzerinde olumsuz etkileri olacağından kuşkulanıyorum. İnsani yönlerini zayıflatacağını düşünüyorum. Sf. 222

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu konuda Adam Smith’le aynı fikirdeyim, eşitliğe bir yönelim görmek istiyoruz. Sadece fırsat eşitliği değil, gerçek eşitlik: Kişinin, varoluşunun her aşamasında bilgiye erişme ve o bilgiye dayanarak kararlar alma kabiliyeti. O halde demokratik bir iletişim sistemi, büyük ölçüde halk katılımı içerecek ve hem kamu çıkarlarını hem de hakikat, dürüstlük ve keşfetme gibi gerçek değerleri yansıtacaktır. Sf. 216, 217

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 216, 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstihbarat toplama işlevi gören bir örgüte sahip demokratik bir toplum düşünülebilir. Fakat bu CIA’nin yaptıklarının çok küçük bir kısmıdır. CIA’nin asıl amacı yürütme organı için gizli ve genellikle yasadışı faaliyetlerde bulunmaktır. Yürütme organı ise bu faaliyetleri gizli tutmak ister, çünkü halkın onlara razı olmayacağını bilir. Sf. 215

    Dolayısıyla yürütme organı inandırıcı yadsınabilirlik politikaları izlemeye çalışıyor, bu da demek oluyor ki CIA’ye bir şeyler yapması için mesajlar veriliyor fakat bir yazılı belge, bir kayıt olmadan. Olay sonradan açığa çıktığında ise sanki CIA tek başına iş yapıyormuş gibi görünüyor. Ama bence olayların izini gerçekten sürerseniz, neredeyse hiçbir zaman öyle olmadığını görürsünüz bence. Sf. 216 

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 215, 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha sonra [Rus anarşist Mihail] Bakunin, çağdaş aydın sınıflarının iki gruba ayrılacağını öngördü ki bunların her ikisi de Jefferson’ın aristokratlar derken kastettiği gruba örnektir. Bu gruplardan biri olan “kızıl bürokrasi”, iktidarı kendi eline alarak insanlık tarihindeki en kötücül ve gaddar tiranlıklardan birini meydana getirecekti.

    Diğer grup, iktidarın yerinin özel sektör olduğu kararına vararak bugün devlet kapitalizmi dediğimiz sistemle yönetilen toplumlarda devlet ve özel sektör gücüne hizmet edecekti. Bakunin’in deyimiyle “halkın sopasıyla halkı döv[ecekti]”, yani bir yandan demokrasi iddiasında bulunurken aslında halkı hizada tutacaktı. Sf. 191

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • Adam Smith’in kullandığı bir sözcüktür, kendisi de bu aralar revaçta. Seçkinler efendilerdir ve Smith’in “alçak kaide” dediği şeyin peşindedirler; ne varsa bizim olsun, başka kimseye bir şey kalmasın kaidesidir bu. Sf. 165

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sırplarla Hırvatlara bakalım. Ayırt edilemezler. Farklı alfabeler kullanıyorlar ama aynı dili konuşuyorlar. Bir de Katolik Kilisesi’nin farklı kollarına mensuplar. Hepsi bu. Ama aralarından birçoğu karşıdakini öldürüp yok etmeye son derece hazır. Hayatta bundan daha yüce bir görev de düşünemiyorlar. Sf. 161

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer Amerika Birleşik Devletleri’ni Ruslar fethetseydi, Ronald Reagan, George Bush, Elliott Abrams ve diğerleri muhtemelen müstevliler için çalışır, insanları toplama kamplarına gönderirlerdi. Buna uygun kişilik tiplerine sahipler. Sf. 155

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • Güney Kore’nin öyle bir derdi yok, sermaye kaçışı için idam cezası var. Aklı başında her planlamacı gibi kaynak ayırmak için piyasa sistemlerini kullanıyorlar, fakat bunu planlanmış merkezi yönetime çok bağlı olarak yapıyorlar. Sf. 115

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her türlü iktidar sistemi, faşist bir diktatörlük bile, halk muhalefetine duyarlıdır. Sf. 102

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir de nüfusun %80’lik diğer kısmı vardır. Bunlar Lippman’ın bahsettiği “eylemin izleyicileri” olup kendisi tarafından “şaşkın sürü” olarak da anılırlar. Emirlere uymaları ve önemli insanların yollarında durmamaları gerekir. Gerçek kitlesel medyanın (tabloid gazeteler, sitcomlar, Süper Bowl vs.) hedefidirler. Sf. 98

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uyuşturucu işi ile uluslararası terör (bazen “kontrgerilla”, “düşük yoğunluklu çatışma” veya başka bir hüsnütabirle de adlandırılır) arasındaki bağıntı şaşırtıcı değil. El altından yürütülen harekâtlar için bir yığın para lazım ve bu paranın tespit edilemez olması gerekiyor. Harekâtlar için suçlu ajanlara da ihtiyaç var. Böylece gerisi geliyor. Sf. 90

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • İki süper güç de kendi birincil düşmanını -kendi halkını- diğerinin işlediği (oldukça gerçek) suçlarla korkutarak kontrol altında tutuyordu.

    O halde soğuk savaş, birçok önemli bakımdan, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir çeşit örtük anlaşmaydı ve bu anlaşmayla ABD, Üçüncü Dünya’ya karşı savaşlarını yürütürken Avrupa’daki müttefiklerini idare ediyor, aynı anda Sovyet yöneticiler de kendi iç imparatorluklarını ve Doğu Avrupa’daki uydularını demir yumrukla yönetiyorlardı. Her bir taraf kendi hâkimiyet alanları içinde uyguladığı baskı ve şiddeti ötekini kullanarak haklı gösteriyordu. Sf. 85

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ciddi analizcilerden George Kennan’ın şu tutumuna karşı çıkan pek yoktu: “Bizi tehdit eden Rus askeri gücü değil, Rus siyasi gücüdür” (Ekim 1947) Sf. 84

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1982 yılı Ekim ayında İsrail’in ABD büyükelçisi, İsrail’in Humeyni rejimine “neredeyse en üst düzeyde… ABD iş birliğiyle” silah gönderdiğini açıkladı. Olayda parmağı olan İsrailli üst düzey yetkililer gerekçeleri de söylediler: “İran’da rejimi yıkabilecek askeri öğelerle bağlantılar kurarak şah dönemindeki düzenlemeleri yeniden geçerli kılmak.” Standart harekât prosedürü. Sf. 74

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır.

  • Solcu ya da sağcı, hemen hemen herkesin söylediğinin aksine ABD, Hindiçin’deki başlıca amaçlarına ulaştı. Vietnam yerle bir edildi. Oradaki başarılı kalkınmanın bölgedeki diğer ülkelere örnek olması gibi bir tehlike kalmadı. Sf. 66

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD’nin Hindiçin’deki savaşları da aynı genel örüntüye dâhildir. Ho Çi Minh liderliğindeki Fransız karşıtı direnişin Vietnam’ın asıl milli hareketi olduğunu Dışişleri Bakanlığı 1948’den önce gayet açıkça kabul etti. Fakat Viet Minh kontrolü yerel oligarşiye teslim etmedi. Bağımsız kalkınmadan yanaydı ve yabancı yatırımcıların çıkarlarını önemsemiyordu.

    Viet Minh’in başarılı olabileceğinden korkuluyordu. Başarılı olması durumunda -planlamacıların senelerdir kullandıkları dille ifade edersek- “çürüme yayılır” ve “virüs” bölgeye  “bulaşır[dı]” (aralarındaki birkaç deli ve budaladan başka kimse fethedilmekten korkmuyordu. Asıl korktukları, başarılı kalkınmanın olumlu bir örneğiydi).

    Virüsünüz olduğunda ne yaparsınız? Önce onu yok edersiniz, sonra da potansiyel kurbanları aşılarsınız ki hastalık yayılmasın. ABD’nin Üçüncü Dünya stratejisi de temelde böyledir.

    Virüsü yok etme işini mümkünse yerel orduya yaptırmak akıllıcadır. Eğer yapamıyorsa, kendi kuvvetlerinizi göndermeniz gerekir. Bu hem daha pahalıdır hem de nahoştur, ama bazen mecbur kalırsınız. İşte, Vietnam da bunu yapmaya mecbur olduğumuz yerlerden biriydi. Sf. 63, 64

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 63, 64 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Somoza’nın zorba yönetimine karşı çıkılmadığı sürece, Nikaragua’nın dert edilecek bir yanı yoktu.

    Yönetime gerçekten de karşı çıkıldığında -1970’lerin sonlarında Sandinistaların yaptığı da buydu- ABD önce “Somoza’sız Somocismo [Somozaizm]” denen sistemi kurmayı denedi. Yani bütün o yozlaşmış sistem korunarak bir başkası başa getirilecekti. O işe yaramayınca Başkan Carter, Somoza’nın Ulusal Muhafız Birliği’nin bir ABD kuvvetleri üssü olarak kalması için uğraştı. Sf. 49

    Sandinista reformlarının başarısı ABD’li planlamacıları çok korkutuyordu. Sf. 51

    Sandinistaların, kaynakları yoksullara yönelik kullanmaya gayret etmekle (ve hatta bunda başarılı olmakla) neden oldukları nefret görülesi bir şeydi. Hemen hemen bütün ABD’li politika üreticilerinin paylaştığı bu nefret neredeyse bir çılgınlık noktasına vardı. Sf. 51

    1981’de, Dışişleri Bakanlığı’nın içinden birisi böbürlenerek, “Nikaragua’yı Orta Amerika’nın Arnavutluk’u yapacağız,” diyordu. Yani yoksul, yalıtılmış ve siyaseten radikal bir Nikaragua’dan bahsediyordu. Böylece Sandinistaların Latin Amerika için yeni ve örnek niteliğinde bir siyasi model yaratma hayali mahvolacaktı. Sf. 52

    Oxfam’ın doğru bir şekilde “iyi bir örneğin oluşturduğu tehdit” dediği şeyi sonlandırmak için yasalara aykırı bir ekonomik savaş ve beraberinde bir kontra savaşı başlattık. Sf. 52

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 49, 52 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • El Salvador’daki askeri eğitimin sonuçlarını, ülkede görev yapan Katolik rahip Daniel Santiago, Cizvit dergisi America’da canlı bir şekilde anlatıyor. Bir gün köylü bir kadın eve döndüğünde üç çocuğunu, annesini ve kız kardeşini bir masanın etrafında otururken, her birinin kesilmiş başı masanın üstünde kendi önüne özenle bırakılmış, elleri ise “sanki her ceset kendi başını okşuyormuş gibi” başların üstüne yerleştirilmiş halde buluyor.

    El Salvador Ulusal Muhafız Birliği’nden olan suikastçılar, kurbanlardan biri olan 18 aylık bebeğin başı koydukları yerde durmuyor diye elleri başın üstüne çiviliyorlar. Kanla dolu geniş bir plastik kap da masanın ortasında zevkle sergileniyor.

    Rahip Santiago’ya göre bu türden dehşet verici sahneler alışılmadık değil.

    El Salvador’da ölüm mangaları insanları sadece öldürmüyor. Başlarını koparıp mızrakların ucuna geçiriyor ve araziyi işaretlemek için kullanıyor. El Salvador Hazine Polisi erkeklerin bağırsaklarını çıkarmakla kalmıyor, kesilmiş cinsel organlarını ağızlarına tıkıyor. Ulusal Muhafızlar, El Salvador kadınlarına sadece tecavüz etmiyor, rahimlerini vücutlarından kesip çıkararak yüzlerine geçiriyor. Çocukları da öldürmekle yetinmiyor, etleri kemiklerinden ayrılıp dökülene kadar dikenli teller üzerinde sürüklüyorlar, anne babalar ise bunları izlemeye zorlanıyor. Sf. 48

    Genel olarak, El Salvador’a yaklaşımımız başarılı oldu. Aynen Başpiskopos Romero’nun tahmin ettiği gibi halk örgütleri büyük oranda katledildi. On binlerce insan kanlı bir şekilde öl-dürüldü ve bir milyondan fazlası mülteci oldu. Bu, ABD tarihinin en kirli dönemlerinden biridir. Sf. 49

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 48, 49) kitabından birebir alınmıştır.