mmm
Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
-
Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor;
“Giderken at arabasında, bir su gördüm ben. Göl gibi… Nasılsa çocuğum ya, suyu görünce babama, “baba” dedim. Ermenice ama “Ne büyük bir deniz!” dedim. Arabacı anladı onu. “Bir daha böyle konuşma!” dedi. “Bu dili” dedi. “Dilini keserler.” O günden sonra… Bak yazacaksın… O günden sonra Ermeniceyi unuttuk biz. Ya!” Sf. 261
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor;
Şimdi biraz önce Ermeni şeysinde; inadını söyledik ya, ben dedim sana, “kırk sene ben kız kardeşimle konuşmadım.” Ya! Ermeni inadı böyle… Sf. 257
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 257) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor;
Amcam on beş sene Amerika’da kalıyor. Geliyor sonra Marsilya’da beş sene de orada otelcilik yapıyor. Geliyor tekrar Elazığ’a… Elazığ’ı bilir misin, bilmem. Xulvank var orada (Xulvank manastırının olduğu yer; Şahinkaya köyü-y.n.). Xulvank’in yarısını bir Türk’le beraber satın alıyorlar. Kavaklık, bilmem neler. Sf. 256
Tapu Müdürü: “Oğlum Ermeni malı diye bir şey yoktur” kelimesini ben buradan duydum. Ermeni’ye mal yoktur, yani o mal gitti. O köy, Xolvenk köyünün yarısı aslında amcamındır. Sf. 258
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 256, 258) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor;
Türkiye’de o anda “Ermeni malı” diye bir şey yoktur. Ermeni malı olan mallar… Yani o yasaklanmıştır. Ermeni malı yoktur. Affedersin yani derlerdi ki, “Bir Ermeni ata binemez” Ya! Yani sen Kürt’sün ya da Türk’sün ata binebilirsin ama bir Ermeni binemez. O kadar aşağılık görüyorlardı Ermenileri o zamanlar. Sf. 256
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermenilerle Aleviler arasında kız alıp verme yoktu… Hiç duymadım. Yani o anda yoktu. 38 öncesi de yoktu yani demek istiyorum. Kız almak vermek öyle pek yoktu.
Kirvelik vardı. Birkaç aile babamla kirve olmuşlardı, kirvelik yapmışlar. Sf. 255
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.
-
Varmış eskiden. Çok varmış köyde, o Zımek’te on iki tane kilise pagı var. Pag bilirsin nedir? Pag yıkılmış, viran olmuş bina, yıkıntı demek. Sf. 254
Kilisenin yanı sıra bir de Vank vardı. Ama o daha yukardaydı. Yani manastır varmış orada da. Vank demek manastır demek Ermenice’de. Diğeri normal kilise. Sf. 255
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermeni kökenli bir kadının Alevilere has bu terimleri içtenlikle ve inanarak kullanması çok ilginç ve dikkat çekici.
Başka bir ilginç ve dikkat çekici nokta ise Kırmançi’yi çok iyi konuşması. Kendi dilini biliyor mu, ne kadar bildiği konusunda ise bilgi sahibi değiliz.
Gerek 1915 ve gerekse 1938 katliamlarında insanlar yakalandıkları yerde katledilmiyor. Toplanıyor ve belirli yerlerde genelde su kenarlarında veya görünmeyen kuytu yerlerde, uçurum kenarlarında, dere ağızlarında toplu halde öldürülüyor. Buna neden ihtiyaç duyulmuş? Bu enteresan! Sf. 182
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bunlar etnik bakımdan Ermeni kimliğini sahiplenmekle birlikte inanç kimliği olarak Alevi-Kızılbaş kimliğini benimsediklerini söylemektedirler. Sf. 166
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.
-
M. Kirmitçiyan anlatıyor;
“Sana söz veriyorum, memleketteki mülklerimizi satalım, tüm ayrıntılarıyla konuşacağım. Bırak konuşmayı, haykıracağım. Sen de yayınla, dünya duysun. Korkuyoruz, korkuyorum. Bak, Paris’te bile evin kapısına gerçek adımı yazmadım, biliyor musun? Korkudan, insan kaçacak yer arıyor…” Sf. 147
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hangi türküleri söylerdi? “Şafak söktü yine Sunam uyanmaz”, “Dağ başında sarılı çiçek”, “Şu tepe pullu tepe.” Sonra “Anam olasın Ömer” onu çok söylerdi. “Fırat kenarında aspav yıkarlar, yıkıp gül dalına sererler.” Onu çok söylerdi ama sesi çok müthiş güzeldi. Sf. 113
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kadriye Aydın Hışman, Zıverta Zartar Kiremitçiyan’ın Kızı;
“Genelde büyüklerimiz Tunceli geleneğine göre iki şekilde bir bayana hitap ederler. Ya eşinin adıyla ya da baba işte falanın kızı aile büyüklerimiz amcamlar falan “Agop’un kızı” diye hitap ederlerdi” Sf. 111
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kadriye Aydın Hışman, Zıverta Zartar Kiremitçiyan’ın Kızı;
“Bütün Tunceli annemin Ermeni olduğunu biliyordu. Annem Ermeni ve Alevi dinini birlikte götürüyordu. İki dine de saygısı vardı ve biz de saygı duyarız.” Sf. 109
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir başka örnek: “Sarkis Minasyan 1926-27 İsyanında (1926 Koçan Aşireti Tedibi -y.n.) Dersimli Kürtlerle işbirliği yaptığı ve onlara cephane sağladığı iddiasıyla Akarak’tan alınıp Çemişgezek’e götürülür, işkenceden geçirilir ve tutuklanır. 1929 sonu ya da 1930 başlarında Çemişgezek Polis Müdürü, Sarkis’i çağırır ve şöyle der: ‘Sarkis Ağa, Mustafa Kemal Paşa’dan emir gelmiş ki, Fırat ve Murat nehirleri kıyısında ve başka köyler içinde hiçbir Ermeni kalmasın. Hepsinin Çemişgezek içine toplanması gerekiyor. Bütün köylerin Ermenilerini toplaman için sana üç gün mühlet!’… Yapılan uyarıyı dikkate alarak Sarkis yetişkinleri toplar. Göçme yönünde karar verirler. Olan olmayana yardım ederek önce İstanbul’a, oradan da Ermenistan’a veya isteyen Halep’e gitmek üzere…” Sf. 18
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
38 Tertelesi’nde sağ kalan bir tanığın şu anlatımı son derece çarpıcıdır:
“Köyümüzde yaklaşık, on hane Ermeni komşumuz vardı. Bizi toplayıp katletmeye götürdüklerinde onları bizden ayırıp bir dereye götürdüler. Büyüklerimiz onları neden ayırdıklarını sordular. Yüzbaşı ‘Gâvur kanı Müslüman kanına karışmasın’ dedi. Sonra onları da, bizi de kırdılar ” Sf. 17
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.
-
1924 Anayasasıyla yasal çerçeveyi, 1925 Şark Islahat Planı’yla ise siyasal ve toplumsal amaçlarını belirlediler. Başbakan İsmet İnönü, bunu şöyle formüle etmiştir:
“Vatan toprağı üzerinde yaşayan herkesi Türk ve Türkçü yapacağız. Türk ve Türkçülüğü kabul etmeyenleri sistemli biçimde kesip atacağız.” Sf. 16
Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.
-
21.3.2014 Nevroz Günü Tutanağı
“Barış savaştan daha zordur ama her savaşın da mutlaka bir barışı vardır. Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız. Bizim direnişimiz, kardeş halklara karşı değil, hegemonik karakterli, yok sayan, imha eden, inkâr eden zulüm düzenine karşı olmuştur.” Sf. 253
Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları, 3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.
-
21.3.2014 Nevroz günü Tutanakları
“Tarih bize göstermiştir ki, eğer kararlı bir barış önderliği sergilenmezse tarihsel sorunlar bildiğini okur ve genellikle çok kayıplı dönüşümlerle cevaplarını üretirler. Önümüzde en yakıcı bir şekilde cevap bekleyen şey, birbirini tekrarlayan darbelerle mi yoksa tam ve radikal bir demokrasiyle mi yola devam edeceğimiz sorusudur.” Sf. 253
Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları, 3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere karşı birleşeceğiz. Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler.” Sf. 251
Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları, 3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Sırrı’nın sözünü keserek yeniden araya girdi) “Vatandaşlık maddesini sana yazdırıyorum: “Özgür iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılığını ifade eden her birey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.” Sf. 242
Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları, 3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.