Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • İsmail Canbolat nazırlık yapmıştı, İzmir İstiklal Mahkemesinde sürgün cezası aldı ve hapishanede “10 yıl sürgünü hak etmiyorum” yollu bağırıp çağırıyordu, o sırada mübaşir dolaşıyor ve “itirazı olan var mı” diyerek koğuş koğuş adam topluyordu. Koğuş arkadaşları Canbolat’ı tutmaya çalıştılar, suçsuzdu, kendine güveniyordu, itiraz ederse beraat edeceğine inanıyordu, önleyemediler. Gitti, bu kez idama mahkûm ettiler ve koğuşunu göremeden sehpaya götürdüler. Güzel, bu mahkemelerde suç esası yoktur. Artık anlıyoruz. Sf. 56

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tuncay Özkan Sendromu: İspanya Engizisyonunda, Elvira del Campo, “Tell me what l have to say” suçumu bana söyleyin, ben size söylerim, diye inliyordu. Bizimki bir Engizisyon’dur. Sf. 51

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu nedenle, diyebiliriz, halklar despotları değiştirmeyi başarsalar da, despotizmi ortadan kaldırmayı ve meşruti, anayasalı demek istiyorum, bir monarşi ile değiştirmeyi bilemediler. Sf. 49

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Perinçek’in ise ne zaman ve hangi bayrağa selam vereceğini bilemiyorum. Sf. 45

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Düşünceme göre, 6/7 Eylül, özünde, bir çapulcu işi değil, Hıristiyanları kovma savaşıdır. Ve Erdoğan döneminde, Trabzon, İstanbul ve Malatya’da hep Hıristiyanların öldürülmesini de tesadüfe bağlamıyorum; savaşı sürdürdüler. Yazılmayı beklemektedir.

    Ve Hıristiyanları kovmak, Hıristiyanları katletmek, adım adım, Türkiye’yi yobazlaştırmak demektir. Hep bunu yaptılar. Sf. 34

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • Erdem Güven, Kuzguncuklu, 6-7 Eylül’ü yaşamış bir Yahudi’yle konuşarak, adını “Y.N.” şeklinde bildiriyor, “6-7 Eylül Olaylarında, kendisinin de, ‘Y.N, mensubu olduğu Yahudi cemaatinin can ve mal güvenliğine yönelik bir saldırı olmadığını” yazmaktadır. Bu kadar değil, Amy Mills adındaki bir yabancı araştırmacının, “6-7 Eylül Olaylarında Yahudilere hiçbir şey yapılmamıştır” tespitini aktarıyor. Bir de “6-7 Eylül Olaylarında, Kuzguncuk’ta Yahudilerden ziyade Rumlar zarar görmüştür” demektedir. İşte hepsi budur. Sf. 33

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok güzel, bu yolla, Jön-Türk liderlerinden Ahmet Rıza’dan sonra Türkiye İşçi Partisi’nin efsanevi liderlerinden, kurucu ve en uzun genel başkan ve milli atlet Aybar’ın da Kuzguncuklu olduğunu öğrenmiş oluyoruz. Sf. 30

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nurettin Paşa’ya bağlanmaktadır, yangın’dan önce İzmir’deki Yahudilerimizin evlerine ve iş yerlerine işaretler konduğu ileri sürülmüştür ve peki doğru mu, işaretliler korundular; hiç zarar görmediler, öyleyse, doğru kabul etmek durumundayız. Sf. 23

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ataman’ın babasında ve kardeşlerinde ve tabii oğlu Orhan’da, bir tek Arabi isim yoktur ve Kuran okumayı ise hiç bilmemektedir. O halde Ataman’a dönüyoruz. Ve döndürüyoruz. Ataman’dırlar ve modern anlamda, laik olduklarından kuşku duymuyoruz. Sf.10

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ve bu adı, “Ataman” ki “başkan” anlamına yakındır, hâlâ kullanıyoruz ve Romalılar, bize, Ataman Beyliği’ne de “ataman” ya da “ottaman” demişler ve biz işte buyuz. Biz Osman’dan türemiş “Osmanlı” değiliz ve biz “Atamanlı” sayılıyoruz. Gericilerden intikam alıyoruz. Sf. 9

    Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Montesquieu’nün Görkem ve Çöküş çalışmasını “okursak”, ne kadar materyalist bir bakışı olduğunu da hemen görüyoruz; çok çarpıcıdır. Roma Halkını, analiz ediyor, a) tribünlerde seyrettikleri ile vahşileştiklerini, böylece bütün halkların en bayağısı ve alçağı olduklarını; b) insani davranışı, sadece çocuklarda ve esirlerde deneyebildiklerini ve bunun ise sınırlı kaldığını, başka bir deyişle, Fransızların ancak kolonilerde gördükleri yırtıcılığı, “ferocite” bildiklerini; c) yurttaşlara, yendikleri ve esir aldıkları düşman halklara davrandıkları türden muamele ettiklerini; d) emretmek ile emir alma arasındaki geçişi yaşamadıklarını haber veriyor. Bunlardan bir sonuç çıkarmaktadır; Roma halkı, “pleb” diyoruz, artık en kötü imparatordan dahi rahatsız olmamaktadır. Roma’da “iyi” ve “kötü” imparator ayrımı kalkmıştır; demek ki, sürü yaratılmışsa, tiran veya despota şaşmıyoruz. Sf. 361

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 361) kitabından birebir alınmıştır.

  • Savaşı sevdim.

    Hareket eden ölüler arasında dolaştım. Kimseyi öldürmedim. Yalnız fırsatı hiç kaçırmadım ve düşmanlarımı ölümden kurtardım. Birisi pek çocuktu; bir gün Kıbrıs’ın Rum kesiminde, bir televizyonda, bizi karşı karşıya getirdiler. Zorlandık, “o zaman başında kaskı vardı” diyordu, sonunda, birbirimizi tanıdık; “doğru doğru, beni bu kurtardı,” Rumca, bağırıyordu. Çok heyecanlı, annesi bana danteller örmüştü; tespitten sonra, yirmi yıl geride kalmıştı, verdiler. Kurtardığım “Rum” çocuk saatçi olmuş, bana saat yapmış, ikisini de çok severim. Ganimetimdirler. Sf. 338

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ve bu arada, Marx ve Engels, birlikte yazmışlar, hatırlatıyorum; bireyin gerçek entelektüel zenginliği, tamamen, çevresinin gerçek zenginliğine dayanmaktadır. Sf. 312

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tabii kolay iş değil, dil ve tarih ve coğrafya bilmek şarttır. Doğu Perinçek önce bana çok kızıyordu ve şimdi orıomastique scierıcez. girdi, soyunu Vikinglere bağlayıverdi; fakat, burada da kuşkum var. Çünkü bir de, ben “Nuri Adıgüzel Ağanın torunuyum” diyor ki, ikisi de, iki isim de, bendeki sözlüklerde mevcutturlar. Bendeki sözlüklerde, “Adıgüzel”, bir tesadüf, “şemtov” olarak geçiyor, İbrani olup, tam karşılığı adı güzel’dir. Tabii “iyi isim” olarak da çevirip taşıyabiliyorlar, sakıncasını görmüyorum. “Nuri,” işte “aynen öyle” vardır ve taşıyorlar. Sf. 269

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 269 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük bir Kemalist ve büyük bir sanatçı idi. Benim büyüğüm ve dostum oldu; mükemmel bir sesi vardı. Pek korurdu, sıcak çay içmezdi, her yemekte taze soğan yerdi ve yanında sigara içilmesine izin vermiyordu. Sesi, hâzinesidir ve hazinemizdir. Sf. 280

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 280 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık genelleme yapabiliyoruz, “Bulut” ve “Çiçek” Kırım’ı ve kısmen de Karaylar’ı çağrıştırıyor. Karadeniz sahillerinde çokturlar; bu ad ve soyadında olanlar, Kırım’dan gelip ilk önce bu sahillere yerleşmiş olabilirler. Sf. 249

    1920 yılını baz alacak olursak, Trabzon’da “dünya ölçüsünde” zengin Yunanî yaşıyordu. Antalya, zengin Yunanilerin yurdu idi ve Kayseri de pek zengindiler. Buralar, Trabzon, Antalya, Kayseri zenginlikleri, Selanik’ten gelen İbrani asıllılara dağıtıldılar. Sf. 265

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 249 ile 265 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1834 yılında Meşhur Raşid Mehmet Paşa, asayişi temin etmek için hükümetten emir alır. Hareketine Sivas’tan başlayarak yirmi bin mevcutlu bir ordu ile Diyarbekir’e kadar yürümüş ve rast geldiği bütün insanları kılıçtan geçirmiş veya ateşe atmıştır. Batı Kürdistan’ın büyük bir kısmında bir dereceye kadar asayiş temin etmiştir.

    Raşit Paşanın şiddetli imha ve yok etme hareketi sonucu Kürdistan’da vâris olan yerli paşalar olduğu gibi ortadan kaldırılmış ve katledilmişlerdir. Kürdistan’da silah zoruyla olsa da bir nebze de olsa sükûnet hâsıl olmuştur.

    Fakat 1843-1846 yıllarında Hakkâri Kürtleri, başlarında başkanları Bedirhan olmak üzere yeni bir isyan çıkarmışlardır. Sf. 246

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kurtuluş Savaşı, askeri açıdan, “easy” bir savaştır ve Batı Anadolu’da kolay savaştır. Yunanilerin hücum gücü ve savaş kabiliyetleri yoktu. Bir kez, keşfe çıkmış bir müfrezeleri, Eskişehir’e kadar gelmişti, İnönü’ye vardılar; oradan dönerken bir çoban görüyor, “kaçıyorlar tutun ha” diye haber ediyor, çığırmıştır. Bizim tarafın haberdar oluşu böyledir ve sonra bu da talihi tersine bükme sayıldı ve tersine bükmek için İsmet Beye “İnönü” soyadını ayırdık; İnönü’yü kazanması bu yolladır. Tabii benim yazdığım tarihte, “Birinci İnönü” zaferi yoktur. Meslekten tarihçi değilim, amma “essah” tarih yazıyorum. Başkaları yazmıyorlar. Sf. 227, 228

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 227, 228) kitabından birebir alınmıştır.

  • Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanı General Boğuşlu-1985;

    “Disiplin, dünyanın en pahalı üretimidir. Disiplini kolaylıkla üreten ve ucuza mal edebilen bir düzen, asker ocağı, kışlalar ve bazı eğitim kuruluşları dışında, henüz icat edilmemiştir. Türk tarihinde disiplini en ucuza mal edebilen düzenlerden biri ise İslamiyet’tir” Sf. 181

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemal Paşa, Atatürk, sağdılar, 1936 yılındaydık; Akif’in cenazesine, devletten bir bekçi dahi göndermediler. Akif, cumhuriyetten kaçmıştı, cumhuriyet, Akif’i hiçbir zaman kendisinden saymamıştır. Sf. 168

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.