1935 yılında ise Dersim’in “vilayet teşkilatına alınması” için bir kanun hazırlandı. Dersim’in isminin “Tunceli” olarak değiştirildiği bu kanun, Meclis’in 25 Aralık 1935 günkü oturumunda görüşüldü ve kanun kabul edildi.
2884 nolu bu kanunun birinci maddesinde, yeni oluşturulan Tunceli iline “Korkomutan” rütbesinde bir kişinin vali ve kumandan olarak atanacağı; bu valinin aynı zamanda Dördüncü Genel Müfettişliğin de müfettişi olacağı hususu yer almaktadır. Bu kanunun maddeleri, 32. maddeye kadar hiç tartışmasız olarak kabul edilmiştir. 32. Madde’nin görüşülmesi sırasındaysa idam kararı yetkisinin Meclisten alınarak, bölgedeki vali ve kumandana devredilmesi konusu tartışılmıştır. Fakat bu tartışmalar hazırlanan kanun maddelerinin değiştirilmesini gerektirmemiş ve 32. maddenin tamamlayıcısı konumundaki 33. madde de kabul edilmiştir:
“İdam hükümlerinin vali ve kumandan tarafından tecile lüzum görülmediği takdirde, infazı emrolunur.”
Meclis’te kabul edilen bu kanundan sonra, 4. Genel Müfettişliğe ve Tunceli Valiliği’ne General Abdullah Alpdoğan atandı. 4. Genel Müfettişlik karargâhı da Elazığ’a kuruldu. Böylece Elazığ ve Bingöl denetim altına alınarak, Dersim’in çevreden yardım alması da önlendi. Sf. 476
“Başta Seyit Rıza olduğu halde, Yukarı Abbasan, Ferhadan, Karabalyan aşiretleriyle, Bahtiyar, Yusufan, Demenan, Haydaran ve kısmen de Kalan aşiretleri kuvvetli ve sıkı bir ittifak yapabilmişlerdi.
Ovacık, Koçan, Şemkan, Mazgirt ve Pülümür aşiretleri tamamen tarafsız ve yalnız kendini savunma konumunda kalmaya, Hozat aşiretleri ise hükümete teslim olmaya karar vermişlerdi. Bu aşiret reisleri Elaziz’e gelmiş, Alpdoğan’a sığınmış, hükümetin her türlü teklifini kabul edeceklerini bildirmişti.” Sf. 476
Alıntı; İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan, (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 476) kitabından birebir alınmıştır.