“İyi bir fikrin aşırı uçlara doğru itilerek sivrileştirilmesinin ve yanlış yorumlanarak bir yalan halini alabilmesinin en güzel örneğini bize Marksist-Diyalektik ideoloji açıkça göstermektedir. Marks zamanın sosyal hayatının, üretimin sanayileşmesi sonucu ortaya çıkan bütün zorluklarını ve tabiata aykırı durumlarını ilk defa görenlerden biri olmuştur. Marks’ın doktrinini gerçeklere uygun bir hale sokmak isteyen revizyonist hareketler baş gösterdi. Bu çeşit akımlara karşı girişilen mücadelenin sonucunda Marksizm-Leninizm doğdu. Bu yeni hareket artık “gerçek gelişme teorisine” uymak istemiyor tam tersine tarihin akışını zor kullanarak ille de Marks’ın teorisine uygun bir kalıba sokmaya çalışıyordu. … Emperyalizm çağında kapitalizm birçok halkalardan meydana gelmiş bir zincirdir. Bu zincirin halkalarından birini oluşturan az gelişmiş bir memleketi hedef alıp zinciri oradan kırmak mümkündür. Nitekim bu böyle olmuştur, Kölelik düzenini köleler ve feodalizmi serfler yıkmamıştır. Kapitalizmi de yıkan işçiler olmamıştır.”
Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 – 2.Baskı, Sf. 514 ile 521 arası) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır.
Yorum bırakın