Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Annemin gözü, yani ameliyat olmayanı hâlâ öyle, bir tanesi ameliyat oldu, ötekisi eskisi gibi, fakat o durup dinlenmeden tek gözle resim yapıyor. Anlıyorum ki, daha doğrusu bir kere daha anlıyorum ki, bu dünyada ihtiyarlamamak, kör olmamak, yaşamak için, güzel — en geniş manasıyla — bir şeye bağlanmak ve onunla faal münasebette…

  • Akıllı tasarım en az malzemeyle en çok üretim yapmanın adıdır. Hâlbuki doğa bu bakımdan inanılmaz derecede savurgandır. İşte bunun neden böyle olması gerektiğini ancak evrim bilimi bize veriyor; çünkü akıllı bir tasarımda, her şey önceden planlanır ve tasarlanır. Sf. 456, 457 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları, …

  • Dünyada dogma’yı yönetimine esas alan hiçbir huzurlu ve ahlaki değerleri yüksek ülke bilinmemektedir. Dogma sizin dışınızda başka varlıklara sorumlu olduğunuzu, bilimse insanın kendi vicdanına karşı sorumlu olduğunu öğretir. Dolayısıyla vicdanınızla sürekli baş başa olmanız nedeniyle ahlaksızlıklardan olabildiğince uzak kalmayı başarabilirsiniz. Dogma dışı öğretide günahın sevapla değişimi yoktur. Sf. 403 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin…

  • Bunu takdiri ilahi ve basit bir ihmal olarak geçiştiremeyiz diyemiyor; çünkü bunu dedikleri an, merak duygusu yeşermeye başlıyor, geçmişi ve sıkı sıkı sarıldıkları öğretinin masanın üzerine yatırılmak zorunluluğu doğuyor. O zaman egemen güçler için tehlike çanları çalmaya başlıyor. Bir defa merak duygusu bir toplumda yeşermeye başlarsa, akılcı düşünce de filizlenmeye başlayacak demektir. Bu ise dogmanın…

  • Batı’nın bilimde atılımı ve aydınlanmaya başlaması, unutulmamalıdır ki bazı düşünürlerin (başta Luther) dogmaya karşı çıkmasıyla başlamıştır. Sf. 373 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.

  • Burada ateist olmak değil her bilim adamının olması gereken agnostik olmak durumu hâsıl olur. Agnostik, sayılabilir, ölçülebilir, tartılabilir, sınanabilir, tekrarlanabilir, fizik, kimya ve biyoloji yasalarına aykırı olmayan kurallarla ve olaylarla ilgilenir ve onların -aksi kanıtlanmadıkça- doğruluğundan kuşku duymaz. Sf. 371 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6.…

  • Canlılık, organize ve belirli görevleri yapan bir sistem olarak sahneye çıkmadı. Birkaç on dizilimden oluşan bir molekülün (RNA olarak bilinen) kendini çoğaltma yeteneği kazanmasıyla yola çıktı. Buna moleküler evrim diyebiliriz. İnorganik moleküllerden daha soma canlılığın temellerini oluşturacak, kendi kendine ya da basit aracılar kullanmak suretiyle kendini çoğaltabilecek, bugünküne göre çok daha basit organik (biz buna…

  • Evrim yoktan var edilmeyi tartışmaz ve savunmaz; var olanın nasıl daha karmaşık (daha doğru bir yaklaşımla daha başarılı) hale dönüştüğünü açıklar. Sf. 278 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evren yaratılmamıştır; hep vardı; hep var olan bir şeyin yaratılmasını kurgulamak da anlamsızdır. Sf. 276 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu dünyada hakkını alamayan kişi, hıncını öbür tarafta alacağını söyleyen düşüncelere eğilim duymuştur. İşte dinleri ayakta tutan, insanoğlunun bu hıncı olmuştur. Sf. 275 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hâlbuki otçul bir hayvanın yavrusu, doğumdan birkaç dakika sonra anasını izleyecek biçimde doğuyordu; yani sinaspları hemen hemen tamamlanmış olarak; ancak bir insan yavrusunun kendini doğada kurtarması neredeyse 1-2 on yıldan önce gerçekleşmiyordu. Bu süre içinde hem yavrunun hem de ananın korunmaya, özenli bakıma gereksinmesi vardı. Bu, hayvanlar âleminde rastlanmayan bir durumdu. Özellikle âdet gören dişi,…

  • Büyüme sürebilirdi; ancak bir fiziki yapımız buna daha fazla izin vermedi. O da dişilerdeki çatı kemiği aralığıydı. Sf. 267 Beyin büyümeye devam edebilirdi. Ancak o zaman büyük başın bu aralıktan çıkabilmesi için kalçaların da enine genişlemesi gerekiyordu. Genişleyebilirdi; ama fiziki bir kural bunu engelliyordu, üyeler orta -median- çizgiden ne kadar uzakta bağlanırsa iki yana yalpalayarak…

  • Burada yaşayan primat türlerinin bir ya da birkaçı, gittikçe seyrekleşen ormanlardaki ağaçlardan yere inmek ve yırtıcılardan korunmak için de zaman zaman dikelerek çevreyi gözetlemek zorunda kalıyor. Böylece ilk ayağa kalkış denemesi ilkel de olsa başlatılıyor. Getirdiği yararlar nedeniyle teşvik ediliyor ve ayağa kalkmış olanlarda ön üyeler serbest hale geçerek alet yapımı için kullanılır hale dönüşüyor.…

  • Eğer ölümsüzlük başlangıçta canlının özelliği olsaydı, yaşam tümüyle ortadan kalkacaktı; çünkü bir bakteri 24 saat içinde 200 milyar, birkaç gün içerisinde de dünyanın ağırlığı kadar birey meydana getirecekti. Bakteriler tekhücreliler tarafından ve kazayla tekhücreliler yine diğer organizmalar tarafından ve yine kazayla yaşamlarını yitirirler. Herhangi bir iç nedenle ölüm ortaya çıkmaz. Potansiyel olarak ölümsüzdürler. Sf. 240…

  • Eğer yavru meydana getirme anasal bir özellik olarak tanımlanırsa, denebilir ki ilk iki milyar yıl boyunca bu dünyada sadece analar (dişiler) vardı. Erkeğin ortaya çıkması için dünya iki milyar yıl bekleyecekti. Bu nedenle başlangıçta evrim çok yavaş yürümüş ve prokaryotik (çekirdeksiz bir hücreli) canlılardan daha yukarıya çıkamamıştır. Sf. 221 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin…

  • İlk canlılar bu duyularla iki şeyi yaparlar; Besinlerini ve eşlerini bulmak. Bu nedenle koku üreme için gereklidir. İnsanlar bu nedenle sosyal iletişim ve üreme için koku kullanır. Herkes kendine özgü koku taşır ve eşeyler, özellikle dişiler kendilerine en uygun kokusu olan erkekleri seçer. Sf. 216 Kokunun en ilginç yanlarından biri hatıraları canlandırabilmesidir. Sf. 216 Koku…

  • Eğer yarın bir cennet ya da cehennemde, bugünkü duyu organlarımıza yani duyularımıza göre yaşamak istiyorsanız, Big-Bang’i, Samanyolu gibi spiral bir galaksiyi, büyüklüğü Güneş kadar (ne büyük ne küçük) olan bir yıldızı, Ay’ı, Allen Kuşakları’nı, ozon tabakasını yanınıza almanız gerekir. Bunların katılmadığı bir ortamda hiçbir duyunuz işlev göremeyecektir. Maddi hiçbir yapınız kalmayacaktır. Sf. 167 Alıntı; Evrim…

  • Bu nedenle doğada ar, namus, şeref, onur, acıma, affetme, yardım etme gibi insanı insan yapan duyguların hiçbiri yoktur. Sf. 83 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrimin olmazsa olmaz kuralı: Doğada güçlü ve yetenekli olan seçilir, olmayan elenir. Bunun istisnası yoktur. Güçlü ve yetenekli kendi genlerini gelecek kuşaklara başarılı bir şekilde aktarma şansını yakalayacağı için, özelliklerini de aktarmış olur. Sf. 82 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf.…

  • Sabit bir hacmi barındıran en küçük yüzey bir kürenin yüzeyidir. Yani belirli bir hacimdeki bir maddeyi en küçük yüzey oluşturacak biçimde yerleştirmeye kalkışırsak, bunun bir küre olduğunu görürüz. Moleküllerin birbirini çekmesinden dolayı; kütle, çekimi en kolay bir küre biçiminde bir arada tutulabilir. Sf. 69 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy,…