Kategori: Felsefe
-
Bağdat’tan kovulan bilim, İspanya’daki Cordoba’da barınak buldu. Bilim nerede saygı görse, orası evi olmuştur hep. Cordoba tüccarları, halifelerin bir yazma kitap için bin altın dinar ödedikleri zamanları daha unutmamışlardı. Bağdat’ta, insanlardan uzak yaşayan filozof Gazali, bilginin gereksiz, akim güçsüz olduğunu söylerken, Cordoba’da, aynı X. yy. da, bir Aristoteles hayranı olan filozof İbni Rüşt, bilimi cesaretle…
-
Önceleri, felsefeyle doğa bilimi bir bütündü. İlk Yunan filozofları, aynı zamanda doğayı inceleyen birer araştırıcıydı. İskenderiye’de bilimle felsefenin yolları artık ayrılmıştı. Buradaki filozofların çoğu Platoncuydu. Platon sağ olsaydı, memnun olurdu. Çünkü Ptolemaiosçular onu, Atinalılardan daha iyi takdir etmişlerdi. Demokritosçularaysa İskenderiye’de şüpheyle bakılırdı. Demokritos’un İskenderiye kitaplığındaki kitapları tozlar içindeydi, kimse bunları okumazdı. Sf. 348 Alıntı; İnsan…
-
Yunanistan’da Anaksagoras, Demokritos, Sokrates gibi filozoflar yaşarken, Çin’in de kendi filozoftan vardı. Filozof Mo-Tzu, insanların nasıl düşündükleri ve doğru düşünüşlerin yanlış düşünüşlerden nasıl ayırt edildiği üstüne bilimsel bir eser yazmıştı. Mo-Tzu, maddeyi ve enerjiyi tarif ederek, enerjinin, hareket halinde madde olduğunu yazmıştı. Mo-Tzu, safahat içinde yaşayan soyluları açığa vurarak, insanları, haksızlık ve zulümle savaşa çağırır.…
-
Atinalıların filozoflara ilk esaslı saldırısı Anaksagoras’a yapılandır ki bundan sonra birtakım büyük düşünürlere saldırmak âdet olacaktır. Sf. 325 Alıntı; İnsan Nasıl İnsan Oldu – Mikhail İlin ve Elena Segal, Çeviri; Ahmet Zekerya, (Say Yayıncılık, 20. Baskı Ekim 2019, Sf. 325) birebir alınmıştır.
-
Demokritos, başka bir dünya hakkında anlatılardan masal sayar ve şöyle der: “Ölümlü, canlı doğanın yok olmaya mahkûm olduğunu bilmeyen kimi insanlar, hayatlarını öbür dünyaya dair yalan uydurmakla, sıkıntı ve korku içinde geçirirler.” Platon “öbür dünya hakkında böyle masallar” uyduranlardan biriydi. Demokritos’un görüşleri hoşuna gitmezdi ve insanları yine “ilahi kurucuya”, ahiretin, öbür dünyanın; çektikleri sıkıntıların ödülünü…
-
Bu savaşların bariz nedenleri arasında, şehir devletlerinin egemenlik alanlarını artırmak istemeleri, toprak anlaşmazlıkları ve sulama kanallarının veya ticaret yollarının kontrolünü elde etme girişimleri bulunmaktaydı. Bununla birlikte, Mezopotamya kayıtlarında böyle nedenlerden nadiren bahsedilir; savaşlar daha ziyade tanrıların çatışması olarak gösterilir. Sf. 202 Alıntı; Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı (İlk İnsanlar ve Dinlerin Kökeni) – E…
-
Dünyadaki bunca kötülüğün gerçekleşmesi sorunu pek çok insanda olduğu gibi Darwin’de de inanç kaybına katkıda bulunmuştu. En sevdiği kızının on yaşındayken muhtemelen tüberküloz nedeniyle ölmesi onu çok üzmüştü. Darwin, sözüm ona gücü her şeye yeten ve her şeyi bilen bir Tanrı’nın “milyonlarca tür hayvanın neredeyse sonsuza kadar acı çekmesine” nasıl izin verebildiğini de sorguladı. Bir…
-
Dürüstlük: bir durumda istediğimle yaptığımın aynı olmasıdır. Alıntı; Etik ve Değerler Hakkında – İoanna Kuçuradi, (İnternet 2021, Sf. ) birebir alınmıştır.
-
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma, sözü de bir çıkar içeriyor, zaten, kötü şeyi yapmamalıyız. Alıntı; Etik ve Değerler Hakkında – İoanna Kuçuradi, (İnternet 2021, Sf. ) birebir alınmıştır.
-
İnsanlık onurumuzu yaptıklarımızla veya yapmadıklarımızla koruyoruz, bize yapılanlarla değil. İşkenceyi yapanın insanlık onuru zedelenir. Alıntı; Etik ve Değerler Hakkında – İoanna Kuçuradi, (İnternet 2021, Sf. ) birebir alınmıştır.
-
Doğru değerlendirmek nasıl yapılır: eğer bir şeyin değerini yani etik değerini biliyorsak doğru değerlendirebiliriz. İnanç, kültür gibi değer bilgileri ile doğru değerlendiremeyiz. Değer yargıları şartlar değiştiği halde değişemiyorlar. İlkeleri korumaya çalışıyoruz, insan güme gidiyor. Değer yargıları bizi ezbere değerlendirmelere götürüyor. Değerlerin bilgisini öğrenmek lazım. Alıntı; Etik ve Değerler Hakkında – İoanna Kuçuradi, (İnternet 2021, Sf.…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Müzehher kardeşim, Bana öyle geliyor ki, bir tek insana, yüz milyonlarla insana, bir tek ağaca, bütün bir ormana, bir tek düşünceye ve fikre âşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir. Hemen âşık olmaya başla. Sf. 57 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi, 2. Baskı 1993 – Sf. 57) kitabından…
-
(Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Annemin gözü, yani ameliyat olmayanı hâlâ öyle, bir tanesi ameliyat oldu, ötekisi eskisi gibi, fakat o durup dinlenmeden tek gözle resim yapıyor. Anlıyorum ki, daha doğrusu bir kere daha anlıyorum ki, bu dünyada ihtiyarlamamak, kör olmamak, yaşamak için, güzel — en geniş manasıyla — bir şeye bağlanmak ve onunla faal münasebette…
-
(Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, kardeşim, Mektubunu aldım. Beni, çok sevdiğin için gözünde büyütüyorsun. Senin yüreğinde yaşattığın kadar, iyi, büyük bir insan olmanın saadetine, daha elli sene yaşasam da erişemem. Ben sadece seven, anlayan, inanan, dövüşen bir insancağızım. Sf. 262 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf.…
-
(1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Gelelim Behçet Kemal’in hakkımda yazdıklarına, gülerek okudum. Ne tuhaf şey, İslamcılık kusur, Osmanlıcılık kusur, bunu anlamayacak, takdir etmeyecek kimse yoktur, çünkü ikisi de zamanlarını yaşamıştır ve memleketim için yeniden canlandırılmaları asırlarca gerilemek arzusuyla birdir. Fakat sosyalist şair olmak, yani memleketini ve halkını en çok seven, memleketinin ve halkının en…