Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Kişi, doğal nesneleri kendi geçimini sağlamak üzere kendi kendine elde ederken kendini, kendisi denetler, oysa o daha sonra başkalarının denetimi altına girer. Tek bir insan, kendi beyninin denetimi altındaki kaslarını harekete getirmeden doğa üzerine etkide bulunamaz. Daha sonra bunlar birbirlerinden ayrılır, bu ayrılma bunlar arasında düşmanca bir karşıtlığın doğacağı noktaya kadar devam eder. Ürün, genel olarak, bireysel üreticinin dolaysız ürünü olmaktan çıkar, bir toplam işçinin üyeleri iş nesnesi üzerinde uygulanan işin ancak büyük veya küçük bir parçasını yapan bir bileşik işçinin ortak ürünü haline gelir. Kapitalist üretim sadece mal üretimi demek değil, esas itibariyle artıkdeğer üretimidir. İşçi kendisi için değil, fakat sermaye için üretimde bulunur, bundan dolayı onun, sadece üretimde bulunması yetmez; artıkdeğer üretmesi zorunludur. Şimdi, ancak, kapitalist için artıkdeğer üreten ya da sermayenin değerlenmesine, değerine değer katmasına hizmet eden işçi üretken işçidir.  İş gücünü işçinin tam kendi iş gücünün değerine eşit bir değer ürettiği noktanın ötesine uzatmak ve bu artık işe (artıkemeğe) sermaye tarafından el koymak; işte mutlak artıkdeğer üretimi denilen şey budur. Kapitalist sistemin genel dayanağını ve nispi (göreceli) artıkdeğer üretiminin hareket noktasını bu teşkil eder. Kapitalist sistemde iş günü (mesai veya mesai süresi) daha baştan iki kısma bölünmüştür; gerekli-iş ve artık iş. Artık işi azaltmak için, gerekli- iş, ücretin eş değeri olan değeri daha az zamanda üretmeyi sağlayan yöntemlerle kısaltılır. Mutlak artıkdeğer üretimi işin teknik sürecini ve toplumun bileşimini giderek köklü değişikliklere uğratır. Demek oluyor ki, nispi (göreceli) artıkdeğer üretimi kendine has yöntemleri araçları ve koşulları ile birlikte ancak işçinin sermayeye şeklen bağımlı hale gelmesi ile sağlanmış bir temel üzerinde kendiliğinden ortaya çıkan ve gelişen özgül bir üretim biçimini yani kapitalist üretim biçimini gerektirir.”

Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 214 ile 216 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , ,

Yorum bırakın