“Abdürrahim Efendi oğlum sinir nöbeti geçiriyordu, üstelik sarılık olmuştu, Kızlarımın durmadan burnu kanıyordu. Refikam (hayat arkadaşım, refakat eden, birlikte yaşayan) yatağa düşmüştü. 10 Nisan 1917 Rasim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi “Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan’a maalesef yenilmek üzereyiz Hakanım.” “Dört düvel (devlet) birleşir de haberimiz olmaz mı? Bu nasıl bir gaflettir. Bu devletler birleşemez ki. Aralarında kilise kavgaları var, Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlıyor musun?” dedim. “Kiliseler Kanununu çıkararak Meclis-i Mebusan ve Ayan bu ihtilâfı (kilise ayrılıklarını) halletti. Selanik bugün yarın düşmek üzere sizi İstanbul’a gönderecekler” dedi. “Gidin Kumandanınıza söyleyin, buradan ben değil cenazem gider.” dedim.”
Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 159, 160) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1997): Bir gün sonra Selanik’ten İstanbul’a naklediliyorlar.
Yorum bırakın