Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

«Sevgili Necip Fazıl;

Sana tevkifhanede söylediğim bu sözü benden yazılı olarak istediğin için aynen kaydediyorum.

Dahlim olmadığı halde bazı ahbaplarımın padişaha suikast teşebbüsünde bulunmaları sebebiyle ben de maznunen (zanlı olarak) Beşiktaş karakolunda tevkif edilmiştim. İsticvabımı (sorgulamamı) yapan Müşir Hasan Paşa ile Yaver Kenan Paşa bana daima «efendi oğlum» diye hitap ederlerdi. Beni zaptiye hapishanesine gönderdikleri zaman bileklerime kelepçe vurmamışlar ve sivil bir polis terfik etmişlerdi (ayırmışlardı). Bu esnada 21 yaşında bir genç mektep talebesiydim.

Hâlbuki 60’ını geçmiş, vekillik etmiş, mebusluk etmiş bir ihtiyar olarak birkaç sene evvel İstanbul polis müdüriyetinde tevkif olunduğum zaman, mahut (Zeki), vaziyete muvafık söz söylemediğim zaman bana «eşek!» diye hitap ve dayakla tehdit etti.

İşte azizim, haşin ve mütehakkim dediğimiz adamların siyaset maznunları hakkında gösterdikleri nezaketle, Cumhuriyet mefkûresine bağlılıklarını iddia eden kesanın izhar ettikleri muamele! Artık sen ilerisini tasavvur et!

19 Ağustos 1947 Hüseyin Sırrı Bellioğlu”

Hüseyin Sırrı Bellioğlu, Atatürk’ün isteğiyle, lV. Dönemde (1931-1935) muhalefet yapması için müstakil mebus olarak seçilmiş, bu dönemde liberal perspektifle TBMM’nde ciddi katkılarda bulunmuş ve bu yüzden de Atatürk’ün isteğine rağmen İsmet İnönü ve Recep Peker’in muhalefetiyle yeniden seçilememiştir. 

Muhalif ve liberal pozisyonu daha sonra devam ettiren Bellioğlu, tek parti diktatörlüğüne “mektupla muhalefet” edince hapsedilmiş, kitapları yağmalanmış ve çok ağır eziyetler görmüştür. Sırrı Bellioğlu 1940 yılının Mart ve Nisan aylarında Cumhurbaşkanı’na, Genelkurmay Başkanı’na, Yüksek Askerî Şura üyelerine, yüksek rütbeli general ve amirallere, belediye başkanlarına, üniversite hocalarına ve gazetelere mektuplar göndermek suretiyle Cumhurbaşkanını ve hükümeti eleştirmiştir. Bu mektuplarda “…hükümetin idaresi tarzı, ferdin, insanlık haklarına, milletin hâkimiyet salahiyetlerine karşı tahammül edilmemesi lazım bir tecavüz ve tahakküm şeklini almış, ilk çağları andıracak bir mahiyeti müstebidane iktisap ettiği…” düşüncesinden hareketle eleştirilerini dile getiren Bellioğlu, 27 Nisan 1940’da İngiltere ile yapılan ittifakı eleştiren imzasız 100 mektup yazdığı iddiasıyla tutuklanır. Mektup gönderdiği kişiler arasında askerler de yer aldığı için, askeri hükümete karşı tahrik ettiği iddiasıyla 9 yıl 4 ay ceza alan Bellioğlu, aynı suçtan İstanbul adliyesi ikinci ağır ceza mahkemesinde de 27 Şubat 1941 tarihinde yargılanmış ve gizli devam eden mahkeme sonucu da 4 yıl 8 ay ceza almıştır.

Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 29 (9.04.1923 / 16.04.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 4, İçtima; 25, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , ,

Yorum bırakın