Kategori: Anekdotlar
-
Birini örnek vermeliyim: Çikolata kakao bitkisinden yapılıyor. Amerikan kıtasının keşfinden sonra çikolata Avrupa’ya yayıldı. Kralların, kardinallerin tatlısı oldu. Yaygın tüketimi 19’uncu yüzyılda oldu. İlk çikolata üreticileri İngiliz ve Amerikalı Fry, Cadburry, Rowntree, Hershey dinine çok bağlı Protestan ailelerdi. Ama bu dindarlar kakao yerine çikolataya katkı maddeleri doldurmaya başladılar! İdealizmin ticarette yeri yoktu. Sf. 96 Alıntı;…
-
Çok geçmedi… Tarih: 17 Nisan 2006. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na giderek Mehdi Eker’i ziyaret etti. 13 Ocak 2006 tarihinde de yine bakanlıkta ağırlanmıştı. Keza. ABD Büyükelçisi Wilson göreve başladığında, Türkiye’deki ilk resmi ziyaretini Mehdi Eker’e yapmış ve bakanlık çıkışında gazetecilere, “pirinç, şeker ve biyoteknoloji konularında işbirliği yapmayı kararlaştırdık” demişti. Son…
-
Yapılanlara dayanamayıp dünya devi Syngenta’dan istifa eden Steven Smith, ölümünden önce 2003 yazında şöyle yazdı: “Size GDO’nun dünyayı besleyeceğini söyleyenlere öyle olmadığını söyleyin. Dünyayı beslemek siyasi ve ekonomik niyet ister, sadece üretim, dağıtım değil…” Namuslu bilim insanları yok değil: Hintli ekonomist -çocukluğunda açlık yaşamış- Amartya Sen, kıtlıkların doğa değil, insan kaynaklı olduğunu söyledi. Sf. 71…
-
Bizim dilimizde pirinç, “sarı” manasında Farsçadır! Kabuğu ayrılmadan önceki rengi sebebiyle bu ismi almıştır. Bilirsiniz, sarı rengi sebebiyle, bakır-çinko karışımı metale de “pirinç” denir. Pirinç, Arapçada “ruz” demektir. Avrupa dillerindeki karşılığı da buradan gelir: İngilizce “rice”; Almanca Reis, İtalyanca “riso” Sf. 67 Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi…
-
Çernobil patlamasını dünyada bilmeyen yoktur. Peki, Bhopal felaketini duydunuz mu? Pek sanmam. 3 Aralık 1984 günü, ABD kökenli Union Carbide firmasının Hindistan Bhopal’de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması sonucu 18 bin kişi öldü, 150 binden fazla insan zehirlendi. Çevresel etkileri Çernobil faciasından bile korkunç olan bu kaza sonrasında,…
-
Pilav genellikle şehir sofralarında olurdu. Anadolu köylüsü bulgur yerdi. (Birinci Dünya Savaşı’nda pirinç kıtlığı olunca İstanbullu bulgura “Enver Paşa Pirinci” adını verdi!) Sf. 62 Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1. Baskı 2017, Sf. 62) birebir alınmıştır.
-
“Verimi artırır” dediler; artırmadığı ortaya çıktı! (Örneğin, A.BD hibrit soya verimini yüzde 6 artırırken Fransa yerel tohum soya verimini yüzde 166 artırdı. Keza; pamuk üretiminin yüzde 36’sında hibrit tohumlar kullanan ABD’de 1996-2008 arası pamuk verimi yüzde 9 artmışken, aynı dönemde Türkiye’de geleneksel tohum ıslahı ile verim yüzde 31 arttı. 2008’de Türkiye’ de ortalama pamuk verimi…
-
Oğlumla bir gün Beşiktaş çarşıdayız; ayran içmek istedi. “Ayran neden yapılıyor,” diye sordum. Bu sorumu tuhaf bir yüz ifadesiyle “yoğurt” diye yanıtladı. “Aldığın ayranın içindekiler bölümünü oku bakalım yoğurt var mı,” diye sordum. Okudu. Yoğurt yoktu. Yoğurtsuz ayran! Sf. 10 Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi Yayınları, 1.…
-
Gerçi kitabın değerini bütün halifeler anlamıştı denemez. Söylentiye göre, Ömer zamanında zapt edilen İran’da pek çok kitap ele geçirilmiş. Kumandanlardan biri Ömer’e “Kitapları ne yapalım, ganimet olarak alınan öbür eşyalarla birlikte Müslümanlara mı dağıtalım?” diye sormuş. Ömer de, “Kitaplar, Kur’an’dakilerden bahsederse, faydasız demektir. Yok, söz konusu başka bir şeyse, o halde zararlıdır. Bunun için her…
-
Barbarlar birçok bakımdan Romalılardan geriydiler. Ama en önemli meselede ileriydiler. Barbar kabilelerinde çiftçi, emeği ile kabile önderini ve maiyetindeki askerleri besleyip geçindirmek zorunda olduğu halde, köle değildi. Ekmeğini kendi alın teriyle kazananlar için barbarlar arasında yaşamak daha kolaydı. Romalı toprak kölelerinin ve şehirli yoksulların, barbarların tarafına kaçmalarının sebebi de buydu. Sf. 421 Alıntı; İnsan Nasıl…
-
Roma İmparatorluğu’nun durumu günden güne kötüleşiyordu. Açgözlü memurlar, halkı soyup soğana çeviriyorlardı. Öyle bir zaman geldi ki, yalnız imparator değil, imparator naipleri de hükümdar ve tanrı kesilmişti halkın başına. Kimileri, tıksırıncaya kadar yiyip içebilmek için midelerini boşaltacak kusturucu ilaçlar alırken, kimileri de açlıktan ölüyordu. Açlar toklardan, zayıflar şişmanlardan kat kat fazlaydı. Sf. 414 Alıntı; İnsan…
-
Ama İskender, kılıcın kestiğini bir daha birleştiremediğini bildirdi. Bunun için de, halkları birleştirmek, aralarında akrabalık bağları kurmak için, on bin askerini İranlı kadınlarla evlendirmiş, kendisi de aynı gün İran hükümdarının kızını almıştı. Tarihte en büyük düğün bu olmuştur. Filozof Diyojen, kendisine dünya vatandaşı derdi. İskender’se, dünya hâkimi ve tanrı olmak istemişti. Babil’i başkent yapmış ve…
-
Atinalıların filozoflara ilk esaslı saldırısı Anaksagoras’a yapılandır ki bundan sonra birtakım büyük düşünürlere saldırmak âdet olacaktır. Sf. 325 Alıntı; İnsan Nasıl İnsan Oldu – Mikhail İlin ve Elena Segal, Çeviri; Ahmet Zekerya, (Say Yayıncılık, 20. Baskı Ekim 2019, Sf. 325) birebir alınmıştır.
-
Herhalde ilahi uzmanlaşmanın en uç noktasına “çaldıkları malları satarken hırsızlara yardım eden özel bir tanrıya sahip olan” Tonga adasındaki Polinezyalılar erişmişlerdir. Sf. 18 Alıntı; Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı (İlk İnsanlar ve Dinlerin Kökeni) – E Fuller Torrey, Çeviri; Erkan Aktaş, (Paloma Yayınevi, 3. Baskı Ekim 2019, Sf. 18) birebir alınmıştır.
-
Evet, Atatürk’ün asıl adı Mehmet Mustafa’dır. «Kemâl» ise kendisinin akranı arasındaki «mükemmel»liğini ilk defa sezmiş olan bir hocasının koyduğu mahlâs (takma isim) … Sf. 53 Alıntı; Kemalizm – Abdurrahman Dilipak, (Beyan Yayınları, 3. Baskı 1988, Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Kazım Karabekir Fevzi Çakmak Paşa’ya Anlatıyor;) “Yegâne istinatgâhları sen olan Mustafa Kemâl Paşa muhteris ve menfaat düşkünüdür. Maksadı, şekli hükümeti değiştirmek, diktatör olmaktır. Ahlâkça herkesçe fena tanınan bu zatın milletin başına belâlar getireceğini seni seven bütün arkadaşlarınız ve ben yakinen biliyoruz. Ali Fuat Paşa da muhterisin biridir. En itimat ettiğin İsmet de aynı fikirdedir. Ve…
-
Sofradaki sinirli havanın yumuşaması ümidiyle kalktık. Ancak biraz sonra yeni bir olay meydana geldi. İçerdeki odaya geçerken Mustafa Kemal Paşa karşılaştığı Mısır sefirini selamladı, hatırını sordu. Sefirin başında uzun bir fes vardı. Mustafa Kemal “Burada herkesin başı açık, siz de onlar gibi hareket edin, fesinizi çıkartın rahat edersiniz” dedi. Sefir bir hareket yapmadı. Paşa oradan…
-
Kâzım Özalp’in Atatürk’le olan arkadaşlığı 19. yüzyılın son yıllarında başlamış ve bu arkadaşlık sonuna kadar, 40 yıl, bozulmayan bir dostluk şeklinde sürmüş, Kâzım Özalp’i Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları arasına katmıştır. 1921-1924ye 1935-1939 yallarındaki Milli Savunma Bakanlığı ve 1924-1935 yıllarındaki Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevlerinde, daima Atatürk’ün yanında, onun bir destekleyici arkadaşı olarak çalışmıştır. 1920 yılında…
-
Fesler ayaklar altında çiğneniyor ve bulabildikleri şapkaları zorla giydiriyorlardı. Hava kararınca bu zulmün nerelere kadar varacağını anlayan İzmirliler şahlanmak üzereydiler. Sf. 119 Alıntı; Ali Çavuş (Mustafa Kemal’in Canyoldaşı) – Zeynel Lüle, (Doğan Kitap, 1. Baskı 2008, Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır.