Ahmet Refik’in yayınlamış olduğu 16. yy. a ait belgelerde bu gerçeği görmek daha olasıdır. Sancaklara ve kazalara gönderilen buyrultularda ise, “Ehli Bidat” taraftarlarının temizlenmesi istenmektedir. İslamiyet’e aykırı “Kelimat” kullanma gibi bir gerekçeye dayandırılan buyrultular, Anadolu ve Rumeli’yi adeta dolaşmaktadır. Örneğin, 1559 tarihli bir buyrultudaki içerik “Şer’i şerife aykırı” olarak nitelendirilen Işık ve Kızılbaş gibi unsurları hedef almaktadır. Sultan buyrultularından kadılara uzanan bu yazımlar “Memaliki mahrusemde (korunmuş olan memleketimde) ışık taifesini komayasın” gibi açık bir savaşa dönüşmektedir. Tüm bu takibata karşın, bugün Anadolu’da varlığını sürdürebilmiş Işık ve Işıklar köylerinin sayısal yoğunluğu dikkate alınacak olunursa, taraflar arasındaki savaşın ciddiyeti kendiliğinden anlaşılır. Sf. 44
Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın