Bunlardan bir kısmı 1935 yılında Kudüs’teki İsrail Üniversitesi kitaplığı tarafından satın alındı. Bunlarda bulunan Sabetaycıların “amentü”sünü veriyoruz. Bu amentü, Yahudilerin her sabah duasında tekrarladıkları, Mose ben Maimon’un 13 inanç cümlesi yerine geçiyordu:
-Tam ve kesin inanışla, gerçek Tanrı’ya, İsrail’in Tanrı’sına inanırım. O Tanrı’ya ki Tiphereth’te (Kabalacılarda Tanrı’nın ışımalarının çıktığı gök katı) İsrail’in haşmetinde oturur; bu, bir olan üç iman düğümüdür.
-Tam ve kesin inançla, Sabetay Sevi’nin gerçek kral Mesih olduğuna inanırım.
-Tam ve kesin inançla üstadımız Musa’nın aracılığıyla verilmiş olan Tevrat’ın, kitapta yazılı olduğu gibi gerçekler Tevrat’ı olduğuna inanırım. Bu, Musa’nın İsrail’e, Tanrı’nın emriyle Musa aracılığıyla sunduğu Tevrat’tır. O, kendisine tutunanlar için hayat ağacıdır, ona dayananlar mutludur. (Burada Tevrat’ı öven ve Kutsal Kitaptan alınma birkaç cümle vardır.)
-Tam ve kesin inançla inanırım ki, bu Tevrat değiştirilmez ve başka hiçbir Tevrat olamaz. Tevrat önsüz-sonsuz yürürlüktedir.
-Tam ve kesin olarak inanırım ki, hakikatin Tanrısı, İsrail’in Tanrısı, Kutsal yeri (yani Kudüs Tapınağını) bizim için, yukarıdan aşağıya bina edilmiş olarak gönderecektir, nitekim şöyle denmiştir: Tanrı, evi yapmazsa, yapıcılar boşuna uğraşırlar. Dileriz gözlerimiz onu görsün, yüreklerimiz sevinsin ve ruhlarımız şenlensin, çok geçmeden, günlerimizde! Âmin!
-Tam ve kesin inançla inanırım ki: Hakikatin Tanrısı, İsrail’in Tanrısı bu (maddî) dünyada – ki ona Tebel denir- cemalini gösterecektir. Çünkü şöyle denmiştir: Göz göze göreceklerdir ki Tanrı Siyon’a dönmüştür ve gene denmiştir ki: Tanrı’nın haşmeti tecelli edecektir ve bütün etten olanlar onu görecektir, çünkü Tanrı’nın ağzı böyle vaat etti.
-Hakikatin Tanrısı, İsrail’in haşmetinde sakin olan, İsrail’in Tanrısı! – O haşmet ki inancın üç düğümü içinde birdir – gerçek Mesih’i, kurtarıcımız Sabetay Sevi’yi, çok geçmeden, günlerimizde gönder bize! Âmin! Sf. 370
Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 370) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın