Süleyman adını doruğa çıkaran esas güç, sahip olduğu efsanevi yüzükteydi. Kimi dini mitoloji kaynaklarına göre, açıkça söylenmese bile, bu yüzüğün Tanrı tarafından adaletle hükmedebilmesi için ona verildiği ima edilir. Bu öyle bir yüzüktür ki yalnız meleklerin bildiği Tanrı’nın gizli ismini saklar. Tanrının bu bilinmeyen adının yaratma ve hükmetme özellikleri vardır. Kimilerine göre de Âdem’in taşıdığı bir yüzüktür bu ve Âdem cennetten çıkarılırken onu Arşta (İslam inancına göre göğün en yüksek kısmı) bırakmıştır. Daha sonra Cebrail Tanrının emri ile onu Hz. Süleyman’a getirmiştir. Süleyman’a iyilik, güzellik ve adalet için verilen bu yüzük aynı zamanda bir mühürdür. Süleyman’ın mührü aslında beş kollu bir yıldızdır. Ama Mühr-ü Süleyman çift üçgenin kesişimi olarak yani altı kollu yıldızla sembolize edilmiştir. Gerçekte ise altı kollu yıldız Süleyman’ın değil, babası Davut peygamberin kullandığı bir semboldür. Bu altı kollu yıldız iç içe. İki üçgendir. Üçgenlerin biri yere biri göğe bakar. İnsanın maddi ve manevi dünyasını, dişi ve erkek güçleri, dünyaya giriş ve çıkış kapılarını ve daha kim bilir neleri sembolize eder, edebilir. Bu tip sembole yüklenecek ulvi değerler ve anlamlar tamamen insanın hayal gücünüze kalmıştır. İsrael bayrağının da sembolü olan bu altı kollu yıldız, yüzlerce yıl kutsal bir sembol olarak İslam dünyasında kullanılmıştır. Cami ve medrese duvarlarında, mezar taşlarında, muhtelif objelerin süslemelerinde kutsal bir obje olarak, padişah gömleklerinde beladan koruyucu bir tılsım olarak Mühr-ü Süleyman motifini çokça görmek mümkündür.
Yahudi Kralı Davut’un oğlu olan Süleyman güçlü ve dirayetli bir kraldı ve ülkesine bir altın çağ yaşattı. Süleyman’ı efsaneleştiren en önemli eseri efsanevi Sion Tapınağıydı. Davud zamanında Sion (Siyon) Dağında yalnızca bir çadır vardı. İçine Ahit Sandığı konulmuştu. Ahit Sandığına bu eşsiz evi yaptıran Süleyman’ın o devir için son derece görkemli olan bu mabedi, cinlerin yardımı ile yaptığına inanmak için insanların birçok nedeni olmalıdır. Daha sonra yerle bir edilen bu mabedin temel duvarı bugün Yahudilerin Ağlama Duvarıdır. Yanı başında Mescit-i Aksa yükselir. Süleyman’ın Tapınağı Hıristiyan dünyasını da çok meşgul etmiştir. Templer (Tapınak) Şövalyelerinin bir kısmı Kutsal Kadehi, bir kısmı Felsefe Taşını, bazıları da Mühr-ü Süleyman’ı aramış ve hatta bazılarının bunları bularak başka yerlere sakladıkları söylenceleri yayılmıştır.
Alıntı; Bizimkiler II (Devletler) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın