Gelişen dört hukuk yorumu (mezhep) şunlardır:
Ebu Hanife (ölümü 767) tarafından kurulan ve Bağdat’ta gelişen Hanefi okulu;
Medineli kadı Malik bin Enes’in (ölümü 795) uygulamalarından kaynaklanan Maliki okulu;
Maliki öğrencilerinden eş-Şafii (ölümü 820) tarafından geliştirilen Şafii okulu;
Ahmet İbn Hanbel’in (ölümü 855) Bağdat’ta kurduğu Hanbeli okulu. …
Ulemâsının ortak düşüncesini kabul ederler. Malik’e göre iman, inanmak, inandığını söylemek ve Allah’ın emirlerini yerine getirmektir: İman artar ama azalmaz. İnsan yaptıklarından sorumludur ama kader de vardır. Bu konuda Mutezile yanılmıştır. Büyük suç işleyenler, tövbe ettikleri ve Allah bağışladığı takdirde, suçları kadar azap göreceklerdir. Affedilmeyeceği kesin olan Allah’a şirk koşmaktır. Maliki’ye göre haram olan kötü bir şeye sebep olan şey de haramdı.
Hanefiler kişisel mahkemelere diğer hukuk okullarından daha çok yer verirler. Uzlaşma gerektiğinde, Medine’deki ulema ile yetinmez, bütün ulemanın ortak düşüncesine bakarlar. Şafiiler, hadisleri Malikilerden daha fazla kullanırlar. Şafiiler, Maliki ve Hanefilerin, karar verirken uyguladıkları özgürlükten kaygılıdırlar, ama bütün buyruklar da metinlerde yoktur. Bu nedenle Şafiiler, kıyas yoluyla düşünmeye daha fazla önem verirler. Ancak bu üç okul da önemli sorunlarda anlaşırlar. Birbirlerini doğru yol olarak kabul ederler.
Hanbeli Okulu ise, diğer üç okula tepki olarak çıkmıştır. Onları yenilikler çıkarıyor diye suçlayan, gelenekçi bir okuldur. İlk üçü Hanbelileri hak yolu sayarken, Hanbeliler, onlara aynı saygıyı göstermezler.
Alıntı; Bizimkiler VII (Müslüman İmparatorluğu) – Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 99, 100) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın