Şimdi yeni bir dalga ile karşılaşıyoruz; “Alican”, “Aslı”, “Baran”, Berke, “Burak”, “Çağan”, “Ebru”, “Eda”, “Ege”, Elif, “Eylül”, “İzel”, “Irmak”, Keremcan, “Kerimcan”, “Nehir”, “Nil”, “Tuba”, “Su”, Yağmur adları bastırılmaktadır; matbuat ve televizyon ile “diziler” bu ve bu tür adların propagandasını yapıyorlar. Bu da sadece küçük bir seçkidir, “atıl” veya “eser” ve benzerlerini ekleyebiliyoruz; bir hücum var. Güzel, yalnız bombardımanı yapılan bu adların hepsinin, isim sözlüğümüzde, “yeni” olduklarını tespit edebiliyoruz ve yine güzel, ancak Türk isim-kurma usulleriyle bir bağlantılarını bulamıyoruz. O halde, nereden geliyorlar ve nasıl çıkarılıyorlar; bu soruyu formüle etmek zorunludur. Sf. 111
Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın