Kategori: Dil, Edebiyat
-
Bizim dilimizde pirinç, “sarı” manasında Farsçadır! Kabuğu ayrılmadan önceki rengi sebebiyle bu ismi almıştır. Bilirsiniz, sarı rengi sebebiyle, bakır-çinko karışımı metale de “pirinç” denir. Pirinç, Arapçada “ruz” demektir. Avrupa dillerindeki karşılığı da buradan gelir: İngilizce “rice”; Almanca Reis, İtalyanca “riso” Sf. 67 Alıntı; Saklı Seçilmişler (Siz Onları Değil Onlar Sizi Seçti) – Soner Yalçın, (Karakedi…
-
Aile lakapları olanlar, bunları soyadı olarak kullanabilecekler, ancak adın yeni Türkçe olmasına çalışılacaktı. Soyadları kullanılması konusu Haziran 1934’te kanunlaştı. Sf. 54 Halk böylece zorlanıyordu. Hatta soyadı bulmakta güçlük çekenlere, valiler, kaymakamlar, idari müdürler soyadları veriyorlardı. Devamlı üzgün görünen karamsar kişilere “Üzman” veya devamlı neşeli görünen iyimser kişilere “Gülman” gibi soyadlarının verildiği bile görüldü. Mustafa Kemal…
-
(Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’ya Mektup) Vâlâ Dünyanın en iyi insanlarından biri olan Türk halkının ve dünyanın en güzel dillerinden biri ve belki de en başta gelenlerinden olan Türk dilinin yabancı diyarlarda tanınmasına vesile olabilmek ömrümün en büyük sevinci ve şerefi olur. Bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse ben de Türk…
-
(Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Hapis adamın bundan başka yapabileceği bir şey daha var. Biz sevgili memleketimize ve namuslu milletimize, hapiste ancak ona layık eserler vermekle sevgimizi ispat edeceğiz ve memleketimizin, halkımızın düşmanlarına da, burda, indirebileceğimiz en kuvvetli tokat da yine namuslu Türk halkına layık eserler vermek olacaktır. Sf. 337 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar –…
-
(Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Güzel şeyler konuşalım ve mektubumu öyle bitirelim. Çalış, kardeşim, namuslu, çalışkan Türk halkı senden kendine layık eserler beklemekte haklıdır. Sf. 295 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Ekim 1949 Çorum Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bu tahlil beni kesin olarak hareketten, öyle bir namussuza karşı, mesela, ölüm hükmünü vermekten alıkoymuyor ama onun da bir sosyal düzen verimi olduğunu anlamaktan da geri bırakmıyor. Netice itibarıyla kinim ve garazım ön planda insanlara değil, düzene çevriliyor. Bu işten sanatım kaybediyor. Çünkü sanat ön plana düzenin değil,…
-
(Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hikâyelerin hakkında verdiğin bilanço beni bahtiyar etti. Yaşa, Kemal’ciğim, bu canım Türk halkına en güzel, en gerçek sanat eserlerini vermek bizim, bilhassa bizim boynumuzun borcudur. Şu Malatya romanını da artık bir düzene koy. Sf. 239 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf.…
-
(Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Mesela, Müddeiumumi’ye (savcıya) bizim halk ya müddeim, diyor, yahut müddeymun. Halk için müddeiumumi sözünün Arapça babaları falan filanla ilgisi yok, bu müddeymun yahut müddeim olunca Türkçeleşiyor, oluyor Türkçe kelime. Müddeim’e ille de yeni bir şey uyduracağımıza ya müddeim’i yahut müddeymun’u kabul etmeliyiz. Sf. 226 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar –…
-
(Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Derler ki Baudelaire Edgar Po’nun hikâyelerini o kadar güzel tercüme etmiş, öyle Fransızlaştırmış ki, aslından güzel olmuş. Sf. 222 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
(17 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hapishane idareleri tarafından kontrol edilen ve bir hapisteki arkadaşıma yazdığım mektuplardan neyi öğrenmek istiyorlar? Bu hususta neler düşündüğümü vaktiyle Adliye Vekiline, hatta bizzat Reisicumhura yazmıştım ve nasıl rezilce bir gadre uğratıldığımı ve uğratıldığımızı, Türkiye’nin her namuslu kanun adamı bilir. Yoksa mektuplarımdan öğrenilmek istenen şey, memleketime…
-
(9 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kardeşim Kemal Tahir, Memleketini ve memleketinin çalışan insanlarını sevmeyen insan, dünyayı ve dünyanın çalışan insanlarını sevemez ve dünyayı ve dünyanın çalışan insanlarını sevmeyen insan kendi memleketini ve kendi memleketinin çalışan insanlarını sevemez. Sevmeyen insan da edebiyat, resim, mimarlık filan yapamaz. Bizim yüksek mi, derin mi,…
-
(1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Gelelim Behçet Kemal’in hakkımda yazdıklarına, gülerek okudum. Ne tuhaf şey, İslamcılık kusur, Osmanlıcılık kusur, bunu anlamayacak, takdir etmeyecek kimse yoktur, çünkü ikisi de zamanlarını yaşamıştır ve memleketim için yeniden canlandırılmaları asırlarca gerilemek arzusuyla birdir. Fakat sosyalist şair olmak, yani memleketini ve halkını en çok seven, memleketinin ve halkının en…
-
(1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Her ne sebepten olursa olsun, Kemal Tahir, tembelliği bırakalım, ayıptır, dört elle kaleme sarılıp işimize, yazımıza devam edelim, sevgili Türk halkının bizden, bugün, bu şartlar içinde, beklediği budur. Ona en güzel romanları, hikâyeleri ve şiirleri yazmak zorundayız. Sf. 198 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, …
-
(30.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bundan bir hayli zaman önce cümle kuruluşundaki, fiil ve fail vesairenin yerlerini değiştirmek denemeleri yapıldı. Fakat bu Selanikli şivesine inkılap etti ve nihayet Karakurt’un elinde can verdi. Sf. 158 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
(4.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Halifei rûyi zemin ve padişahı âlem’i tekrar tahtı bahtı Osmanî’ye çıkarmak için mektep müdürlerini ve hocalarını bizzat isyana teşvik eden ve bu yüzden As. Cz. K. 94’üncü bedbaht maddesiyle 24’er seneye mahkûm edilen iki mürteci yobaz, softa, divane Harbiye talebesini — bu hadise altı yıl kadar önce olmuş sanıyorum…
-
(5.05.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Haydi şöyle el birliğiyle bizim Türk edebiyatına hapishanelerimizden yarının en güzel eserlerini hazırlarsak burada geçen senelerimiz boşu boşuna geçmemiş olur. Sf. 134 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, 2. Baskı 1975 – Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.
-
(29.01.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Radyoda, Yurttan Sesler saatiyle, Klasik Türk Musikisi’ni, Mesut Cemil’in bu iki himmetini, ciddiyetle takip, et. Modern teknikli Türk müziği, operası filan bence bu kaynaklara dayanmalı. Bu hususta Mesut Cemil’e de bir mektup yolladım. Seninle de konuşacağım daha. Mesele Türk edebiyatı köylü şairleri taklit etmeli gibi değildir. Mesele Türk edebiyatı…
-
(7.06.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Yani demek istediğim, gazete okuyup, radyo dinleyen ve aklıselimi, gözlüğü ve ölçüsü olan bir mahpus bu hususta dışardakilerden daha çok hürdür. Daha çok anlamak imkânına sahiptir. Bu belki biraz da tesellidir. Ama içinde hakikat olan bir teselli. Sf. 63 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, …
-
(29.04.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Benim şiirler hakkındaki kanaatini bildirip bildirmemekte bir hayli zaman tereddüt ettiğine canım sıkıldı. Şiirlerimi kötü bulduğunu yazmak ne zamandan beri bir cesaret meselesi oldu? Kötü bulduğun şeyi “kötüdür” diye en sevdiğin insanın yüzüne dahi haykırmak hakkından hiçbir endişe seni alıkoymamalı. Bilirsin ki ben şahsen kendi yazılarıma karşı elimden geldiği…