Yaklaşık 9.000 yıl önce Anadolulu çiftçiler İstanbul Boğazı’nı geçip Yunanistan’daki yerel avcı/ toplayıcılarla evlendiler. Evlatları Avrupa’da İrlanda’nın batı kıyıları ve güney İsveç’e kadar tarıma müsait her yere yayıldılar. Diğer Bereketli Hilal çiftçileri güneybatıya yönelip Kuzey Afrika’ya yayıldılar ve piramitleri ve hiyeroglif yazılarıyla ünlü Mısır Medeniyetini kurdular veya tetiklediler. Yine başka bir grup Bereketli Hilal çiftçisi doğuya, İndus Vadisi’ne yayılarak ve Hindistan’ın en eski medeniyetlerini kurdular. Daha yavaş bir biçimde Bereketli Hilal çiftçileri veya onların ürünleri güneyde Etiyopya’ya, Doğu Afrika Boynuzu’na ve sonunda (bitkileriyle değil ama hayvanlarıyla) Güney Afrika’ya kadar yayıldılar.
Anadolulu o çiftçiler boğazı geçip Avrupa’yı istila etmeye başladıklarında kendi dillerinden vazgeçip Baskça veya Avrupa’nın başka bir antik dilini konuşmaya başlamadılar. Bunun yerine, yayılan tüm çiftçilerde olduğu gibi dillerini de batıda Avrupa’ya ve doğuda Hindistan’a taşıdılar: Hint-Avrupa dilleri bu şekilde oluştu. Bu yüzden İrlanda’dan Hindistan’a tüm Avrasya’nın baskın dil ailesi Hint-Avrupa dil ailesidir. Bunun sebebi Hint-Avrupa dillerinin kulağa daha iyi gelmesi veya diğer dillere nazaran daha kolay öğrenilebilir olması değildir. Bunun tek sebebi o ilk göç öğelerini taşıyan çiftçilerin dili olmasıdır. Sf. XV, XVI
Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. XV ve XVI) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın