Edip Yüksel, “Kur’an dışındaki hadis kitapları çelişkili” diyor ve “hadis kitapları”na güvenilemeyeceğini anlatmaya çalışıyor.
Yüksel’in böyle bir şey ileri sürüyor oluşunu alkışlarım önce. Gerçekten de “hadis kitapları”, en güçlü sayılanları bile, “uydurma hadislerde doldurulmuştur.
Ama neden “hadis uydurma” gereği duyulmuş ve bu uydurmalara başvurulmuştur? Bu çok önemli.
“Hadis uydurma” çabalarında ve uydurulanlara başvurmalarda, “maddi çıkarlardın başta geldiği kuşkusuz. Ama yine bu çıkarlara dayalı olsa da, bir başka şey daha var: “İslam’ı belirli bir yapı içinde oluşturulup geliştirme.” Yapı, türlü “sahteciliklerle ve “yalan”larla oluşturulup geliştirilmiştir. “Beyin”ler öyle “yıkanmış”, daha doğrusu kirletilmiş, koşullandırılmış, uyuşturulmuştur. İnsanlar, kitleler öyle “sürü”leştirilmiş; istenen “hedef’e götürülmüşlerdir. Gerçekler öyle gözlerden kaçırılmış, ışık gelecek yerler kapatılabilmiştir. Yoksa karanlığın ömrü bu denli uzun olabilir miydi? İşte “hadis uydurma” çabaları ve “uydurulan hadislere başvurma”lar da bu alanda olanların bir parçası, ama çok önemli bir bölümdür.
Alıntı; Din Bu II (Tabu Can Çekişiyor) – Turan Dursun, (Kaynak Yayınları 4. Baskı Aralık 1990 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın