Kur’an’da “savm” yalnızca bir yerde, Meryem Suresinin 26. Ayetinde geçer; o da “herkesin bildiği oruç” anlamında değildir; “susmak, konuşmamak’” anlamındadır. “Meryem’in başına gelen” anlatılırken yer alır. Ayetin anlamı şöyle: “(Meryem!) Ye, iç! Gözün aydın! İnsanlardan birini görürsen, ‘Ben Rahman’a savm adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım de!”
Demek ki “savm” burada, bilinen anlamıyla “oruç” değil; Müslümanların bilmedikleri anlamıyla “konuşmamak”tır. Herkesin bildiği Kur’an’da “savm” diye geçerken, Abdullah ibn Mes’ud’un “Mushaf’ında (Kur’an derlemesinde) “susmak, konuşmamak” demek olan “samt (ya da sumt)” diye geçer aynı yerde. (Bkz. Fahruddin Râzî, e’t- Tefsiru’l-Kebîr, 21/206.) Şimdi “eldeki Kur’ân’dan başka Kur’an’lar da mı var?” diyeceksiniz. “Evet, başka Mushaflar da var” diyoruz. Bu “Mushaf’ların en ünlüsü de İbn Mes’ud’un Mushaf’ı”dır. Bu arada bunu da belirtmiş olayım. Sf. 165
Alıntı; Din Bu II (Tabu Can Çekişiyor) – Turan Dursun, (Kaynak Yayınları 4. Baskı Aralık 1990 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın