“Hadisler”e “güvenilemeyeceğini” belirten Edip Yüksel’in unutmaması gereken yönlerden biri bu.
Yine unutulmamalı ki, “hadis”leri aradan çıkardığınız zaman, İslam’ın yapısından çok önemli bir kesimi gider. Dahası, çok şey kalmaz İslâm’dan: Düşünün ki, beş vakit namaz, nasıl namaz kılınacağı, nasıl oruç tutulacağı ve öteki ibadet biçimleri Kur’an ayetlerinde yok. “Hadis”ler kaldırıldığı zaman, “ibadet”ler dayanıksız kalır. Ya da çok büyük ölçüde dayanağını yitirir. “İslam hukuku” adı verilen kesimin dayanakları da elden gider önemli ölçüde.
Böyle olduğu içindir ki; İslam’da, dört kaynak esas alınmıştır: “Kitab”, yani “Kur’an”; “sünnet”, yani “hadis”, “icma”, yani İslam yetkili dinbilirlerinin, ele aldıkları konuda vardıkları görüş birliği, “kıyas” yani “hakkında ayet ve hadis bulunmayan bir konunun, hakkında ayet ve hadis bulunan bir benzerine benzetilerek hükme bağlanması”. Son ikisi, ilk ikisine bağlıdır. Yani asıl temel olan, “ayet” ve yer tuttuğuna göre, “hadis”i İslam’dan nasıl çıkarabilirsiniz? Bunu, İslam’ı bırakmayı göze almadan ve “Islam’cı” olarak nasıl yapabilirsiniz?
Alıntı; Din Bu II (Tabu Can Çekişiyor) – Turan Dursun, (Kaynak Yayınları 4. Baskı Aralık 1990 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın