Geçmişten bize, bugünkünden daha güzel bir dünya bırakılabilirdi. Bunun olmamasında dinlerden kaynaklı karanlığın çok, ama çok büyük payı var. Bu karanlık olmasaydı, insanlık daha başka bir noktada olacaktı.
İşte bir örnek: Cemel olayı. 9 Aralık 656. Savaş için karşı karşıya gelen iki kesim. Bir yandakilerin başında “Peygamber”in ünlü karısı Aişe, öbür kesimin başındaysa aynı “Peygamberin damadı Ali iki kesim de “ashab”dan. İslam’ın en ileri gelenlerinden. İçlerinde, sağlıklarında “cennetle müjdelenmiş” olanlar da var. İki kesimde de… Kılıç çekiyorlar birbirlerine. Sonuç: 15 bin ölü. Yani bir olayda, 15 bin kişi öldürülmüştür. Hayvan boğazlanır gibi boğazlanmışlardır, örnekler çok. Akıl ve sağduyu ışığının kanına girmeler… Sf. 272
Elimdeki ışığın önemini ve gücünü biliyorum. Bilgim var, yüreğim var ve insanlara, insanımıza yararlı olmaya çalışmak gibi bir huyum ve tutkum var. Varlığım, ölümlüdür kuşkusuz. Ama ölümsüz katkılarım olsun istiyorum. İnsan aklının zincirlerden kurtulup “oh” diyeceği, soluk alacağı daha güzel bir dünya için. Sf. 272, 273
Alıntı; Din Bu II (Tabu Can Çekişiyor) – Turan Dursun, (Kaynak Yayınları 4. Baskı Aralık 1990 – Sf. 272, 273) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın