Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Roma Ortaçağ’da hem Balkanlar, hem de Doğu için bir modeldi. Tam da bu nedenle zaptı bir tür modeli ele geçirme ve modelin yerini alma anlamına geliyordu. Roma İmparatoru olmanın yolu ise İstanbul’u almaktan geçiyordu; bu bakış açısıyla zapt edilmek isteneni “Roma’nın tüm bir tarihi ve unvanları” olarak düşünebiliriz. Nitekim Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethettiğinde sadece İstanbul’u değil, “Kayzer” unvanını da elde ediyordu.

Üçüncü Roma sayılan Osmanlılar İstanbul’u fethettiklerinde de, bilgiyi veren İlber Ortaylı’dır, resmi yazışmalarında şehrin ismini değiştirmemişlerdi ki, Romanın izleyeni olma düşüncesiyle uyumludur: “Şehrin adı bütün resmi vesikalarda Konstantiniye olarak muhafaza edildi.” Konstantiniye’nin özenle muhafaza edilen kuşkusuz sadece ismi değildi, Rumen tarihçisi Nicolae Iorga, Byzantium After Byzantium eserinde, Türk yöneticilerinin Konstantiniye için bir isim koyamamakla kalmayıp, şehrin bütün ihtiyaç ve tutkularını gözettiklerini ve şehri büyüterek sevdiklerini, koruduklarını yazar. Bunu modeli sevmek olarak düşünmek mümkündür.

Ama tarihçilere göre, Türklerin korudukları sadece Konstantiniye’den ibaret değildi. Toynbee korunanın aslında Roma imparatorluğu olduğunu söyler. Hıristiyan Grek Roma İmparatorluğu’nun Müslüman Türk Roma İmparatorluğu biçiminde yeniden yükselmek üzere çöktüğünü yazıyordu. Sf. 231

Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın