Bir kentteki etkileşimin ölçeği, bir insan beynindeki etkileşimin ölçeğiyle kıyaslanabilir. Ama bir kentin bilince sahip olup olmadığını anlamak elbette çok zordur. Bunu bize nasıl açıklayabilir ki? Ya da biz ona nasıl sorabiliriz?
Böyle bir soruyu yanıtlamak, daha derin bir soruyu da sormayı gerektirir: Herhangi bir ağın, bilinç deneyimine sahip olmak için belirli sayıda parçadan daha fazlasına mı ihtiyacı vardır acaba? Örneğin, etkileşimlere temel olacak belirli bir yapıya?
Wisconsin Üniversitesinden Profesör Giulio Tononi, tam da bu soruya yanıt bulmak için çalışıyor. Tononi, bilinç için nicel bir tanım ileri sürmüş durumda. Ona göre parça ve bileşenlerin arasındaki etkileşim yeterli değil; bu etkileşimin altında belirli bir düzenlenme biçiminin de yatıyor olması gerek. Sf. 234
Tononi’ye göre bu durumun nedeni, uyanık ve bilinçli olduğumuzda farklı kortikal alanlar arasında yaygın bir iletişimin olması, bilinçdışı uyku durumunun ise alanlar arasındaki iletişimin kesilmesiyle betimleniyor olmasıdır. Sf. 234, 235
Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 234, 235) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın