Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: ABD, NATO

  • Temmuz 1932’de Whittemore, Mustafa Kemal’in evlatlıkların­dan Amerikan Kız Koleji mezunu Zehra Kemal ile birlikte An­kara’ya gitti ve Mustafa Kemal’e Ayasofya’daki çalışmalarını an­lattı. İki yıl sonra, 24 Kasım 1934’te Mustafa Kemal’in arzusu üzerine Ayasofya müzeye çevrildi ve 1 Şubat 1935’te müze ola­rak halka açıldı. Aynı ay içinde Mustafa Kemal Ayasofya’yı ziya­ret etti. Whittemore, Eylül 1936’da Mustafa…

  • 1994’te Amerikan Diyabet Derneği, Amerikalıların kalorilerinin %60 ila 70’ini karbonhidrattan almalarını önerdiğinde diyabet (ve obezite) salgını patlak verdi. 1997 ile 2007 yılları arasında ABD’deki diyabet vakalarının sayısı iki katına çıktı. 1980’den 2011’e kadar bu sayı en az üç kat arttı. 2014 yılı itibarıyla ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDÇ), 29 milyondan fazla Amerikalının (her…

  • Son araştırmalar Amerikalıların yüzde doksan dokuzunun Tanrı’ya inandıklarını söylediklerini ortaya koymaktadır. Sorun, hangi Tanrı’ya inandıklarını düşündüklerindedir. Sf. 23 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf.23) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Mart 1947’de, ABD Devlet Başkanı Truman, komünizmin yayılmasını sınırlamaya yönelik Sınırlama Doktrinini açıkladı ve General George Marshall, 5 Haziran’da Harvard’da yaptığı bir konuşmada, Marshall Planını açıkladı. Aynı yıl içinde, az tanınan ABD Kongresi üyesi Joseph McCarty, Birleşik Devletlerde Komünist Partisi’nin yasal olmasına karşın buna üye olan herhangi birinin sırf bu nedenle hain olduğunu ileri…

  • CIA, talepleri karşılayacaktı; Örgüt operasyonları yürütecekti. Bir daireyi yöneten Alman ajanının yanına bir CIA yetkilisi atanacak ve CIA, bir Alman/Amerikan haber merkezine gidecek bütün raporları ve değerlendirmeleri elde edecekti. Yine de sorun noktası varlığını sürdürüyordu; Critchfield, Örgüt üyelerinin adlarının kendisine verilmesi konusunda ısrar etmeyi sürdürüyordu ve Gehlen de reddetmeyi sürdürüyordu. Sf. 132 Alıntı; General Reinhard…

  • Gehlen’in boyutunu yüksek bir hızla büyüttüğü Örgüt, para darlığı çekiyordu; Ordu tarafından kendisine tahsis edilen miktar ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyordu ve karaborsacılık asıl gelir kaynağı hâline geldi. Sistem, titiz olduğu, kadar üçkâğıda da açıktı. Ordu, özel Örgüt birimlerinin karaborsada sattığı malzemeleri satın almak için tahsis edilen parayı harcıyordu. Daha sonra satışın tamamlanmasının ardından Amerikan Ordusu Ceza…

  • Winston Churchill, Sovyetlerin Doğu Avrupa’yı yutmakta olduğu ve daha fazlasını kapmaya hazır oldukları uyarısında bulundu. “Bu arada” diye uyardı, “halklarımızın dikkati harap ve tükenmiş olan Almanya’ya baskı uygulamakla meşgul olacak ve Ruslar, bunu seçmeleri durumunda Kuzey Denizi’nin ve Atlantik’in sularına kısa zamanda ilerlemeye açık olacaklar.”  Churchill daha sonra kendisinin de Mayıs 1945’e kadar “Rus kütlesinin…

  • “Sovyetlere 1000 uçak daha gönderiyoruz” diye yazıyordu Deane, zamanın Ordu Genelkurmay Başkanı General George C. Marshall’a, “ve aylardır muallakta olan bir vizeyi onaylıyorlar. Bunun ardından, gönderebileceğimiz diğer hediyeler için kafamızı kaşıyoruz ve onlar da daha başka ne isteyebileceklerini belirlemek için kendilerininkini kaşıyorlar.” Sf. 46 Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren;…

  • Herbert Hoover’in 1928’de Başkan seçilmesinin ardından ona yeniden yaşam pompalama umuduyla Yardley, elde ettiği ve şifrelerini çözdüğü bir dizi önemli denizaşırı mesajı yeni Dışişleri Bakanı Henry L. Stimpson’a göndererek kendi dairesinin cesaretini göstermeye karar verdi. Bunun bir hata olduğu ortaya çıktı; Stimpson’ın yanıtı tam olarak mahvediciydi. Derinden şaşkınlığa uğramış halde ve hükümet içinde yabancı hükümetlerin…

  • Amerikalılar, Almanya’nın kalbini oluşturduğu zayıf, istikrarsız bir Avrupa’yı, komünist yayılma için uygun bir zemin olarak görüyorlardı. Bunun ötesinde Almanlar, Sovyetler Birliği ile açık ya da, örtülü bir tür ittifak biçimi oluşturabilirlerdi. Bunu daha önce yapmışlardı. I. Dünya Savaşı’nın sonunda Versailles Antlaşması ile konulan koşullardan rahatsızlık duyarak 1919’da Almanya, Sovyet yardımı ile yeniden silahlanmak için bir…

  • Amerikalılar, Sovyetlerin ne kadar ve hangi sınıftan askerlerinin olduğunu, bunların nasıl silahlandırıldığını, nerede olduğunu veya liderlerinin onlarla ne yapmak niyetinde olduğunu bilmiyorlardı. Ortaya çıkarma yeteneğine de sahip değillerdi. Ama Hitler’in Sovyet askeriyesi ile ilgili uzmanı General Reinhard Gehlen’e sahiptiler. Bu etkileyici bilgi deposuna ek olarak Gehlen, Amerikalılara kaçınılmaz olarak istedikleri bilgileri sağlayabilecek bir şebekesinin Doğu…

  • Chotiner, Nixon’a agresif siyaseti öğretti. Bu siyaseti Chris Matthews şöyle özetler: “Chotiner’in iki ilkesi vardı. Birincisi, oy vermenin negatif bir edim olarak görülmesiydi: İnsanlar birisi için değil, birisine karşı oy verirlerdi. Chotiner’in ikinci kuralı, seçmenlerin bir kerede ancak iki ya da üç sorunu kavrayabilecek kadar zihinsel kapasiteye sahip olduklarıydı. Her bir kampanyanın hedefi, bu nedenle,…

  • Yakın arkadaşlarının olmaması (Reagan gibi) ve içe dönüklüğü (Carter gibi) nedeniyle Nixon kendi sınırlarını biliyordu. “Dandik bir kişiliğe sahip olduğumu biliyorum,” demişti bir keresinde. Dehşet küfrederdi: Beyaz Saray tapelerinde açığa çıkan, en fazla kullandığı sözler, “saksocu” ve “lanet Yahudiler” idi. (Kennedy, “sikiş” ve “siktir” sözcüklerini tercih ederken, Johnson kurmay toplantılarını başkanlık tuvaletinden sürdürür, işeme ve…

  • Kennedy protestoların neden yükselmekte olduğunu merak ediyordu. Bir gazetenin imtiyaz sahibi ve en yakın siyah danışmanı olan Louis Martin’e başvurdu. “Zenciler öncekinden farklı fikirler geliştiriyorlar,” dedi Kennedy. “Bu fikirleri nereden alıyorlar?” “Sizden!” diye yanıtladı Martin. Sf. 219 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları,…

  • Roosevelt fazla felsefe ve şiir okumaz, tarihi tercih ederdi. Entelektüel tartışmaya katılma baskısı hissettiğinde, duraksardı. Bir keresinde genç bir muhabir neredeyse tartışmaya yer bırakmayacak şekilde, “Sayın Başkan,” dedi, “yoksa siz bir Komünist misiniz?” “Hayır.” “Peki, kapitalist misiniz?” “Hayır.” “Sosyalist misiniz?” “Hayır,” dedi FDR biraz şaşırarak. “O zaman sizin felsefeniz nedir?” “Felsefe mi?” dedi Başkan, iyice…

  • “Freud ve Frank şiddet içeren misillemenin, adaletsizliğe daha doğal bir tepki olduğu konusunda bence haklıydılar.” Sf. 136 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. ) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sonunda İç Savaş köleliğin yerine ayrımcılığı koydu. Bir başka yüzyılda ırkçılığın sona ermesi için bir başka depresif lideri beklemek gerekecekti. Görevin geri kalanını ancak Martin Luther King’in şiddet içermeyen radikal biçimde empatik siyaseti tamamlayacaktı. Lincoln köleliği yasal olarak sona erdirdi; King ise ona ahlâki olarak son verecekti. Birincisi askeri güç gerektirmişti; İkincisinin ruh gücüne ihtiyacı…

  • Bir başka hemşehrisi, “Lincoln, tehlikeyi ya da intiharı önlemek için… arkadaşları tarafından bir yere kilitleniyordu.” İnsanlar Lincoln’ın delirip delirmeyeceğini merak ediyorlardı. Sf. 88 1840’larda, Lincoln arkadaşı olan bir siyasetçiye, zaman zaman “dehşet verici bir melankolinin kurbanı” olduğunu söylemişti, bu yüzden asla cep bıçağı taşımıyordu; bıçak yanındayken kendine güvenemiyordu. Sf. 88 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik…

  • Bir ET olarak John’un görevi, üçüncü dünya ülkelerini alt- yapı yatırımları için inanılmaz – hatta gerekenden çok yüksek miktarlarda borç almaya ikna etmek ve bu kalkınma projelerinin Halliburton ve Bechtel gibi ABD firmalarına verilmelerini garanti etmek idi. Bu ülkeler bir kere büyük miktarlarda borç yükü altına girince, ABD hükümeti ve ona bağlı uluslararası yardım kuruluşları,…

  • John Perkins dört hayat yaşamıştır: Bir Ekonomik Tetikçi (ET) olarak; başarılı bir alternatif enerji şirketinin, ET geçmişini açıklamadığı için ödüllendirilen CEO’su olarak; bir yerel kültürler ve Şamanizm uzmanı ve bu uzmanlığını, bir ET olarak yaşami hakkındaki sessizliğini koruma sözüne sadık kalmaya devam ederken, ekolojiyi ve sürdürülebilirliği desteklemek için kullanan bir öğretmen ve yazar olarak ve…