Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: ABD, NATO
-
Silah şirketlerimiz dünyanın en kârlı kuruluşları arasında yer alıyor. İngiltere, Fransa, Rusya ve Brezilya ile birleşince satışları yılda 900 milyar doları buluyor. Günü’müzün kimyasal, nükleer ve biyolojik silah cephanelikleri daha geleneksel silah yığınaklarıyla birlikte ekonomileri patlatabiliyor; kitle kıyımı tehdidi yaratıyor. Sf. 242 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John…
-
Saddam ise çakalları (1) ve tekniklerini biliyordu. 1960’larda CIA tarafından Kasım’a yapılacak suikastta yer almak üzere kiralanmıştı ve bizden, yani müttefikinden 1980’li yıllar boyunca çok şey öğrenmişti. Adamlarını özenle sakındı. Ona ikizi kadar benzeyen dublörleri vardı. Korumaları onun mu, yoksa benzerlerinden birinin mi güvenliğini sağladığını asla kesin olarak bilemiyordu. Çakallar başarısızlığa uğradı. Washington da bunun…
-
Sekiz yıllık İran-Irak Savaşı modern çağlar tarihinin en uzun, en masraflı ve en kanlı savaşı olmuştur. 1988’de bitene dek bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açmıştır. Her iki ülkenin de köyleri, çiftlikleri ve ekonomisi harap olmuştur. Ama şirketokrasi yeni bir zaferin tadını çıkartmaya koyulmuştur. Sf. 240 Ama Suudiler İmparatorluk’a katılmaya istekliydi; Saddam ise bunu reddediyordu.…
-
Sevilen Irak başkanı Abdülkerim Kasım, 1950’lerin sonunda ve 60’ların başında A.B.D. ile Büyük Britanya’ya gitgide artan bir sertlikte kafa tutuyordu. Yabancı petrol şirketlerinin Irak petrollerinden elde ettiği kârı halkıyla paylaşması gerektiğinde diretiyor ve bu isteğe uyulmazsa şirketleri millileştirmekle tehdit ediyordu. E.T.’lerin Kasım’ı yola getirme çabaları başarısızlıkla sonuçlanınca, CIA bir suikast ekibi kiraladı. Ekipte eğitimini henüz…
-
Halkının kendi topraklarından çıkartılan petrol üstündeki hakları için dayatan, demokratik seçimlerle iktidara gelmiş ve çok popüler bir karakter olan İran başbakanı (ve TİME dergisinin 1951’de yılın adamı seçtiği) Muhammed Musaddık, Britanya petrol şirketlerini ulusallaştırdı. Büyük öfkeye kapılan Britanya, yardım için 2. Dünya Savaşı’ndaki müttefiki Birleşik Devletler’e döndü. İki ülke de askeri müdahalenin Sovyetler Birliği’nin nükleer…
-
“Sol elimi ceketimin cebine atıp, “Burada oyuna uygun şekilde katılırsanız size ve ailenize verilecek birkaç yüz milyon dolarım var dedim. ‘Oyunu biliyorsunuz; petrol şirketlerinin başındaki dostlarıma nazik olacak ve Sam Amca’ya hürmet edeceksiniz.” Sonra yanına yaklaşıp bu kez sağ elimi ceketin cebine attım ve yüzüm onunkine neredeyse değecek kadar eğilerek fısıldadım: ‘Burada da bir tabanca…
-
Evo Morales 2005 yılının Aralık ayında oyların büyük bölümünü alarak Bolivya’nın yerli halklardan çıkarttığı ilk başkanı oldu. Ve derhal başkanlık maaşını yarıya indireceğini, kuracağı hükümetteki kimsenin kendisinden fazla maaş almamasını sağlayacağını ve bu kesintilerin daha fazla devlet okulu öğretmenine iş verilmesinde kullanılacağını duyurdu. Sf. 161 A.B.D. basını kendi izleyicilerim açıktan açığa yanılttı. Medya, ülkesi işgal…
-
“O kameralara kimin yakalandığım da biliyor musunuz?” diye sordu Jose. “Dedikoduya göre, George W. Bush babasının başkanlığı sırasında kokain kullanır ve normal dışı seks yaparken resimlenmiş.” Latin Amerika’da genç Bush ile kafadarlarının bu fotoğraflarının, Noriega tarafından Başkan Bush’u anahtar konumundaki kimi meselelerde Panama yönetimiyle birlikte davranmaya ikna etmek için kullanıldığı yönünde bir kuram vardı. Bunun…
-
Katılımcıların çoğundan daha şık giyimli bir adam bana kendisini Brezilya Başkanı Lula’nın en üst düzey danışmanlarından biri olarak tanıtan kartvizitini verdi. Benimle otelimin yakınındaki küçük bir parkta buluşmak istiyordu. “Lütfen bunun sadece sizinle benim aramda kalmasına özen gösterin,” demeyi ihmal etmedi. Sf. 150 Adını yazmadığım sürece not almamı kabul etti. Sf. 151 Vurguladığı çok önemli…
-
E.T.’lik zamanlarımda Endonezya, Mısır ve Kolombiya devlet memurlarından farklı zamanlarda işittiğim bir öğüt vardı: “Bechtel işi istiyorsa, ihaleye girmeye zahmet bile etme.” Sf. 141 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları, 10. Baskı Mart 2015 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şirketokrasi, Châvez’i büyük tehdit kabul etti. Sadece petrol ve öteki sektörlerdeki uluslararası şirketlere meydan okumakla kalmıyor, başka önderleri de kendi modelinin benzerlerini izlemeye teşvik ediyordu. Bush yönetiminin perspektifinden, uzlaşılması imkânsız iki devlet başkanı, yani Châvez ve Saddam Hüseyin sona erdirilmesi gereken kâbuslar haline dönüşmüştü. Irak’ta (hem E.T.’lerin, hem de çakalların) incelikli çabaları sonuç vermemiş ve…
-
United Fruit böylece Birleşik Devletler’de büyük bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı; Amerikan kamuoyunu ve Kongre’yi, Arbenz’in Guatemala’yı bir Sovyetler uydusuna dönüştürdüğü ve toprak reformu programının Latin Amerika’da kapitalizmi yok etmeye yönelik bir Rus komplosu olduğuna inandırdı. CIA sonunda, 1954 yılında bir darbe düzenledi. Amerikan uçakları başkenti bombaladı, demokratik yollarla seçilmiş olan başkan alaşağı edildi ve…
-
Bu konuşma bana Amazon’daki Shuar’ları anımsatmıştı. Orada erkekle kadının eşit, ama rollerinin farklı olduğuna inanırlar. Erkekler besin için hayvan öldürür, ateş için ağaç keser ve başka erkeklerle savaşır. Kadınlarsa çocuk yetiştirir, tarla ekip hasat kaldırır, evin ateşini canlı tutar ve erkeklere ne zaman durmaları gerektiğini söylemek gibi önemli bir görevi üstlenir. Shuarlar bana kadınlar onları…
-
Nike eğer Endonezya’daki işçilerinin (ki bu toplam işgücünün 1/6’sını oluşturur) ücretlerini ikiye katlasa bile bu ona 1.63 milyar dolarlık reklam bütçesinin yaklaşık %7’sine mal olur. Yani reklam bütçesinden bir dilimi daha yüksek ücret ödenmek üzere fabrikalara aktarsa, sweatshop işçiliği koşullarının büyük bölümünün ortadan kalktığını görürüz. Sf. 65, 66 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi…
-
Endonezyalılar sonunda kitleler halinde sokağa döküldü. Varlıklılar bile büyük bir kargaşa çıkmasından korkarak değişim için dayattı. Suharto sonunda 1998 Mayıs’ında istifaya zorlandı; otuz iki yıllık diktatörlüğü böylece sona erdi. 1999 yılı Eylül ayında Clinton yönetimi Endonezya ordusuyla olan tüm askeri bağları koparttı. Sf. 52 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları)…
-
DOĞU TİMOR’DA ENDONEZYA İŞGAL GÜÇLERİ 200. BİN CİVARINDA İNSANI KATLETTİ Kİ, BU NÜFUSUN ÜÇTE BİRİYDİ
Endonezya’da yaşanan en berbat insan hakları ve çevre ihlali benim Ujung Pandang’da bulunduğum dönemde Doğu Timor’da gerçekleşti. Doğu Timor da Sulawesi gibi uzak adalardan biri olarak kabul ediliyordu ve petrol ve gaz rezervleri yönünden zengindi. Sulawesi’nin aksine, Endonezya’nın parçası olan Doğu Timor dört yüzyıl boyunca Portekiz yönetimi altında kalmıştı. Endonezya’nın %90’ı Müslümanken, bu ada ağırlıklı…
-
Tarihi 1830’lara kadar giden bu terimi metinde olduğu gibi bıraktık. Sweatshop’lar insanlık dışı denebilecek kadar kötüleşebilen çalışma koşullarında, sık sık günde on sekiz saate varan mesailerde (çoğu çocuk olan) işçilerin az para ile çalıştırıldığı ve/veya insan emeğinin istismar edildiği sağlıksız işyerleridir. Sf. 41 Jim önce kişisel görüşmeler düzeyinde, sonra da kamuoyuna sweatshop tarzı imalat yapmakla…
-
Endonezya’nın stratejik ülke kabul edilmesinin birincil nedenlerinden biri Başkan Suharto’dur. Görüşlerinden ödün vermeyen bir antikomünist olarak ün yapmıştı Suharto ve politikalarını uygulamaya koyarken en üst düzeyde acımasızlığa başvurmaktan çekinmiyordu. 1965 yılında ordunun başkumandanı olarak komünist yanlısı bir darbeyi ezdi, bunu izleyen kan banyosunda üç yüz bin ila beş yüz bin insan hayatını kaybetti ki, bu…
-
Bir imparatorluk hükümet ve iletişim organları (günümüzde medya) üzerinde denetime sahip, gücü halk tarafından seçilerek eline geçirmemiş, halkın iradesi erişiminde olmayan ve iktidar süresi ve koşulları yasalarca belirlenmemiş bir imparator ya da hükümdarın buyruğu altındadır. Bu koşul ilk bakışta Birleşik Devletler’i öteki imparatorluklardan ayrı yere koyar, ama bu bir yanılsamadır. Sözünü ettiğimiz imparatorluk tıpkı bir…
-
Birleşik Devletler dünya nüfusunun %5’ten azına sahiptir, ama dünya kaynaklarının %25’ten fazlasını tüketir. Bu büyük ölçüde başka ülkelerin ve öncelikle gelişmekte olanların sömürülmesiyle gerçekleştirilir. Birleşik Devletler dünyanın en büyük ve en sofistike donanımlı ordusunu besler. Her ne kadar imparatorluğu (ekonomik tetikçilerin de katılımıyla) ekonomi temelli olsa da, dünya liderleri başka yaptırımların yetersiz kaldığı anda (Irak’ta…