Sevilen Irak başkanı Abdülkerim Kasım, 1950’lerin sonunda ve 60’ların başında A.B.D. ile Büyük Britanya’ya gitgide artan bir sertlikte kafa tutuyordu. Yabancı petrol şirketlerinin Irak petrollerinden elde ettiği kârı halkıyla paylaşması gerektiğinde diretiyor ve bu isteğe uyulmazsa şirketleri millileştirmekle tehdit ediyordu. E.T.’lerin Kasım’ı yola getirme çabaları başarısızlıkla sonuçlanınca, CIA bir suikast ekibi kiraladı. Ekipte eğitimini henüz tamamlamamış genç bir adam da vardı: Saddam Hüseyin. Ekip Kasım’ın aracına ateş açtı. Arabayı kurşunlarla delik deşik etti, ama Kasım’ı sadece yaralamayı başarabildi. Ayağından vurulan Saddam ise Suriye’ye kaçtı. Başkan Kennedy 1963’te vahim bir karar alarak CIA’ya suikastçıların başaramadığı işi tamamlamak üzere Britanya haberalma servisi MI6 ile işbirliği yapmasını emretti. Kasım, Irak televizyonundayken bir ekibin açtığı ateşle öldürüldü. Bunun ardından yaklaşık beş bin kadar insan komünist oldukları suçlamasıyla derlenerek idam edildi. Saddam birkaç yıl içinde geri getirildi ve ulusal güvenliğin başına yerleştirildi; uzak kuzenlerinden biri de başkan olmuştu. Sf. 198, 199
Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları, 10. Baskı Mart 2015 – Sf. 198, 199) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın