Kategori: Araplar
-
Eski zaman şövalyelerinin torunları olan Kastilya soyluları, çalışıp çabalamanın, yarını düşünmenin bir İspanyol’a layık olmadığını söylerlerdi. Çalışkan Arapları ve Musevileri yurtlarından kovan İspanyollar, yağmayla ele geçirdikleri Amerika altınlarıyla, alın teri dökmeden zenginleşeceklerini ummuşlardı. Fakat altınlar, aldıkları Hollanda, Fransız, İngiliz mallarına karşılık, tembel ellerinden akıp gidiyordu. Sf. 564 Alıntı; İnsan Nasıl İnsan Oldu – Mikhail İlin…
-
Gerçi kitabın değerini bütün halifeler anlamıştı denemez. Söylentiye göre, Ömer zamanında zapt edilen İran’da pek çok kitap ele geçirilmiş. Kumandanlardan biri Ömer’e “Kitapları ne yapalım, ganimet olarak alınan öbür eşyalarla birlikte Müslümanlara mı dağıtalım?” diye sormuş. Ömer de, “Kitaplar, Kur’an’dakilerden bahsederse, faydasız demektir. Yok, söz konusu başka bir şeyse, o halde zararlıdır. Bunun için her…
-
(Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Lise Tarih Kitaplarında Mustafa Kemal Paşa’nın Elyazısı İle Yazdığı Görüşleri) “Muhammed’in aile ve atalarına ait bütün malumat tarihi olmaktan ziyade efsanevîdir. Peygamber zamanında bir malumat yoktu; bunlar sonradan icat olunmuştur. Arapların aile şecerelerinin tutulması usulü Halife Ömer zamanında başlamıştır. Bu usûl bir takım düzme şecerelerin uydurulmasına yol açtı. Hakikatte, Muhammed’in menşei…
-
Saddam ise çakalları (1) ve tekniklerini biliyordu. 1960’larda CIA tarafından Kasım’a yapılacak suikastta yer almak üzere kiralanmıştı ve bizden, yani müttefikinden 1980’li yıllar boyunca çok şey öğrenmişti. Adamlarını özenle sakındı. Ona ikizi kadar benzeyen dublörleri vardı. Korumaları onun mu, yoksa benzerlerinden birinin mi güvenliğini sağladığını asla kesin olarak bilemiyordu. Çakallar başarısızlığa uğradı. Washington da bunun…
-
Sekiz yıllık İran-Irak Savaşı modern çağlar tarihinin en uzun, en masraflı ve en kanlı savaşı olmuştur. 1988’de bitene dek bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açmıştır. Her iki ülkenin de köyleri, çiftlikleri ve ekonomisi harap olmuştur. Ama şirketokrasi yeni bir zaferin tadını çıkartmaya koyulmuştur. Sf. 240 Ama Suudiler İmparatorluk’a katılmaya istekliydi; Saddam ise bunu reddediyordu.…
-
USAID elemanı sözüne devam etmeden önce suyundan bir yudum daha aldı. “O arada Müslüman Kardeşler tekrar oyuna dâhil olmuştu. Nasır’ın ateist komünistlerle olan ortaklığı ve İslami bir yönetim kurmayı reddetmesi kendilerini ihanete uğramış gibi hissetmelerine yol açıyordu. Gündemdeki her şeyin Kral Faruk’u devirmek üzere Hür Subaylar Topluluğu’na dâhil oldukları zaman yapılan anlaşmayla taban tabana zıt…
-
Sevilen Irak başkanı Abdülkerim Kasım, 1950’lerin sonunda ve 60’ların başında A.B.D. ile Büyük Britanya’ya gitgide artan bir sertlikte kafa tutuyordu. Yabancı petrol şirketlerinin Irak petrollerinden elde ettiği kârı halkıyla paylaşması gerektiğinde diretiyor ve bu isteğe uyulmazsa şirketleri millileştirmekle tehdit ediyordu. E.T.’lerin Kasım’ı yola getirme çabaları başarısızlıkla sonuçlanınca, CIA bir suikast ekibi kiraladı. Ekipte eğitimini henüz…
-
Halkının kendi topraklarından çıkartılan petrol üstündeki hakları için dayatan, demokratik seçimlerle iktidara gelmiş ve çok popüler bir karakter olan İran başbakanı (ve TİME dergisinin 1951’de yılın adamı seçtiği) Muhammed Musaddık, Britanya petrol şirketlerini ulusallaştırdı. Büyük öfkeye kapılan Britanya, yardım için 2. Dünya Savaşı’ndaki müttefiki Birleşik Devletler’e döndü. İki ülke de askeri müdahalenin Sovyetler Birliği’nin nükleer…
-
Kitabın 2. Bölümünde de, Doğu Yahudiliğinin ve dolayısıyla dünya Yahudiliğinin büyük çoğunluğunun Sami kökenli olmayıp, Hazar-Türk kökenli olduğunu ortaya koyan tarihsel kanıdan derledim. Sf. 235 Alıntı; On Üçüncü Kabile (Orta Asya’nın Yahudi Türkleri Hazarlar) – Arthur Koestler, Çeviri; Belkıs Dişbudak, (Alfa Yayınları, Nisan 2015 – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kadınları, ne kendi erkeklerinin ne de yabancıların yanında peçe kullanıyor; vücutlarını da örtmüyorlar. Bir gün bir Oğuz’un evinde oturuyorduk. Karısı da yanımızdaydı. Biz konuşurken kadın bir ara vücudunun görünmemesi gereken bir tarafını açıp kaşıdı… Hepimiz gördük. Hemen ellerimizle gözlerimizi kapatıp, “Allah’ım, sen bize günah yazma,” diye yakardık. Kocası güldü, çevirmenimize şunları söyledi: “Sizin önünüzde açılmamızın…
-
“Ertesi gün Türklerden biri karşımıza çıktı. Görünüşü pek çirkin ve kirliydi, davranışları kaba ve nefret uyandırıcıydı. O sırada sağanak yağmur altında ilerliyorduk. O, “Durun!” diye bağırdı. 3000 hayvan ve 5000 kişiden oluşan kervan olduğu yerde durdu. Adam, “Biriniz bile bir adım ileriye geçmeyeceksiniz” dedi. Emrine uyup durduk. “Biz Kudarkin’in (vali) dostlarıyız” dedik.” Sf. 40 “Bunlar…
-
İbn Abbâs’dan: “Peygamber (sav) erkekten muhanneslere (kadın kılıklılara), kadınlardan da kendilerini erkeklere benzetenlere lanet etmiş ve şöyle buyurmuştur: «Onları evlerinizden çıkartın.» Bunun üzerine o, falan kadını çıkarttı. Ömer de falan erkeği çıkarttı.” [Buhârî, Tirmizî ve Ebû Dâvud.] Merak ettiğim şey, benzerliğin ölçütü neydi? Özellikle kadının erkeğe benzerliğini neyle, nasıl tespit ediyorlardı? Ve İbni Abbas’ın da…
-
“Ali ise şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın Resulü! Allah seni darda koymaz. Ondan başka çok kadınlar vardır. Fazla düşünme, cariyesine sor, sana doğrusunu söyler.” Sf.151 “Bunun üzerine aynı gün Peygamber (sav) îbn Ubeyy bin Selûl’ün iftirasını hükümsüz kılmak için minbere çıkıp şöyle konuştu: ‘Ailem hakkında yaptığı eziyet ve cefayı bertaraf edecek (ve iftiracıyı cezalandıracak) kimse yok…
-
Âişe(ra)den: “Cahiliyette nikâh dört şekildi. Biri bugünkü şekli: Kişi, kişiden velisi bulunduğu kadını veya kızını ister, karşılığında mehrini verip onunla evlenir. Diğer nikâh şekli: Kadın hayızından temizlendiği zaman, kocası ona şöyle derdi: «Haydi git falandan faydalan, hamilelik talep et.» Kadın gider, ondan faydalanırdı; o kocadan gebe kaldığı iyice anlaşılıncaya kadar esas kocası ondan uzaklaşıp ona…
-
Câbir(ra)den: “Biz Allah Resulü(sav)nün ve Ebû Bekr’in zamanında bir avuç kuru hurma ve un karşılığında, günlerce kadınlardan yararlanırdık. Ömer, Amr bin Hureys’e bunu yasaklayıncaya kadar bu böyle devam etti.” [Müslim] Sf. 138 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hadis sizce de ilginç değil mi? Bir kadın geliyor, insanların içinde peygambere kendisini bağışlıyor. Yani peygamberle yatmak istiyor. Bugün dünyada bir milyarı aşkın Müslüman içinde kadınların konumunu düşününce o dönemde ne büyük cesaret ne büyük özgürlük varmış kadınlarda diye düşünüyor insan. Aslında Kur’an’daki bir ayetin yorumu için uydurulmuş olan bir hadis bu. Peygamberin nikâhlama yöntemi…
-
Şeytan Ayetleri öyküsü ne Kur’an’da ne de herhangi eski sözlü veya yazılı kaynakta yer alır. Peygamberin en yetkin biyografisi olan İbn İshak’ın Siret’inde de yoktur. Ancak onuncu yüzyılın tarihçisi Ebu Cafer ül Taberi’nin (öl. 923) eserinde sözü edilir. Taberi, Muhammed’in, tanrıçaların kültünü reddettikten sonra kendisiyle aşiretinin çoğunluğu arasında gelişen gerginlikten rahatsız olduğunu ve “Şeytan”dan aldığı…
-
Eski kaynakların bize aktardığına göre bir an için bütün Mekke Muhammed’in yenilenmiş Allah dinini kabul edecek gibi oldu. Mevcut durumdan memnun olan zengin takımı anlaşılır biçimde yeni dinden uzak durdu, fakat Muhammed Müslümanlara pagan tanrılara inanmayı yasaklayana kadar önde gelen Kureyşlilerin açık bir karşı koyuşu da yoktu. Görevinin ilk üç yılında Muhammed’in mesajının tektanrıcı yönünü…