(Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Lise Tarih Kitaplarında Mustafa Kemal Paşa’nın Elyazısı İle Yazdığı Görüşleri)
“Muhammed’in aile ve atalarına ait bütün malumat tarihi olmaktan ziyade efsanevîdir. Peygamber zamanında bir malumat yoktu; bunlar sonradan icat olunmuştur.
Arapların aile şecerelerinin tutulması usulü Halife Ömer zamanında başlamıştır. Bu usûl bir takım düzme şecerelerin uydurulmasına yol açtı. Hakikatte, Muhammed’in menşei hakkında pek az şey bilinmiştir, o kadar ki onun asıl ismi dahi malum olmamıştır, Muhammed, Peygamberin ismi değil, lakabıydı.
Peygamberin cetleri hakkındaki malumat dahi tarihî vesikalara uymaz. Araplar, Peygamberin İbrahim neslinden geldiğini isbata çalıştılar; Araplar bu suretle bütün Arap ırkının yüksek necabet sahibi olduğunu isbat etmek hevesinde idiler.
Muhammed kendisi hiçbir zaman asalet şerefi iddiasına kalkışmamıştır; O, boş teferruata ehemmiyet vermezdi; gayesine doğru tereddütsüz yürür amelî bir adamdı.
Muhammed, hiçbir zaman bir asalet hücceti istemedi; damarlarında İbranî nebilerinin kanı dolaştığını iddia etmedi; bilakis gerek kendisinin, gerek ana ve babasının fakir halleriyle iftihar etti.
Bütün mehazlar (kaynaklar), bize, Muhammed’in babası olmak üzere Abdülmüttalib’in oğlu Abdullah namında bir zatı gösterir, Anasının da adını Âmine olarak tesbit ederler.” Sf. 221
Alıntı; Kemalizm – Abdurrahman Dilipak, (Beyan Yayınları, 3. Baskı 1988, Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın