Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: ABD, NATO

  • ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinden Dışişleri Bakanlığı’na telgraf, Ankara.13 Kasım 1957. (Belge no: 6; Foreign Relations, 1955-57, Volume XXIV, s. 745, Kaynak: Department of State, Central Files, Çok Gizli) “Konu: Menderes’in Fatin Rüşdü Zorlu’nun Dışişleri bakanlığı için onay istemesi. Başbakana bu sabah seçimlerden sonra ilk kez, acil bir iş için birkaç dakikalığına görüşmeye gittiğimde, benimle sadece ikimiz…

  • Eisenhower Doktrini olarak bilinen resmi siyasetini açıkladı. Buna göre ABD, ekonomik ve askeri yardım ve hatta ülkelerine askeri çıkarma yapılmasını isteyen Ortadoğu devletlerine bu yardımları karşılamaya hazır olduğunu bildirdi. Sf. 487 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 487) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye Kore savaşının ödülünü aldı: 18 Şubat 1952’de NATO’ya girdi! Türkiye NATO’ya girebilmek için İsmet Paşa “yöntemini” seçti. 26 Ekim 1951’de başlayan Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyelerine yönelik 167 kişilik “büyük tevfikât” günlerce gazete manşetlerinden düşmedi. “Türkiye’yi her an komünist yapacak çok tehlikeli kişiler” yakalanmıştı. Tehlike o kadar büyüktü ki (!) komünistleri ağır cezalara mahkûm…

  • Yine aynı 1979 yılında düzenlenen CIA raporundan bir başka bölüm: “General Barzanî (bugünkü lider Mesud Barzani’nin babası, H.C.) 1979’da Amerika’da öldü. 1975’ten itibaren Amerika’da sür­günde yaşamış olan Barzanî, İsrail ve İran gizli Haberalma örgüt­lerinden yardım aldığına ilişkin açıklamalar yüzünden inandırıcı­lığını bir ölçüde yitirmişti.” 1979 CIA raporundan bir bölüm daha: “1972’de Sovyetler Birliği – Irak Dosttuk…

  • Başbakan Çillerin yakın çevresinde bulunmuş üst düzeyde bir güvenlik yetkilisiyle yaptığım bir sohbette, PKK’ya karşı mücade­lede 1994’ün bir dönüm noktası olduğunu belirtmişti. Topyekûn mücadele için asıl bu yıl düğmeye basıldığını, onun deyişiyle, “Cumhuriyet tarihinin en büyük Kürt isyanının üstüne tam bir kararlılıkla 1994’te gidilmeye başlandığına işaret etmişti. Söyledikleri şöyle özetlenebilirdi: “1994 başında düğmeye basıldı Ankara’da.…

  • Bu geçici anayasa uyarınca, 11 Mart 1974’te ‘Kürdistan Bölgesi İçin Özerklik Yasası’ Bağdat’ta yayınlanmış. Aynı günlerde Molla Barzanî’ye bağlı peşmergeler, Kuzey Irak’ta hükümet kuvvetle­rine saldırmışlar. Barzanî, özerkliğe ilişkin hükümlerin yetersiz olduğunu öne sürmüş ve Irak’ın can damarı olan petrol kenti Ker­kük üzerinde hak talep etmişti. Barzanî’ye göre, Kerkük’te nüfu­sun çoğunluğunu Kürtler oluşturmaktaydı, bu nedenle Kerkük’te…

  • “Adım, Felat Cemiloğlu. 1928 Diyarbakır doğumluyum. 1982 yılında Diyarbakır E Tipi Askerî Cezaevi’nin 33 No’lu ko­ğuşunda yaşadıklarım cehennemdi. … Savaş sonrası 1948’de Amerikan Marshall Yardımıyla birlikte sürgün kararı kalktı. Evinize dönebilirsiniz dediler. Ya da isteyen Ordu’da ve diğer vilayetlerde kalabilir dendi. Herhalde Amerikan yardımının bir önkoşulu olarak İskân Kanunu kaldırılmış oldu. Diyarbakır’a dönmeye karar verdi…

  • İlk talep ve hedefler tamamen dumanlıydı: İlhak, taksim vb. Birtakım gelişmelerden sonra taraflar, başında nihayet, Kıbrıs’ta tarafsız bir Cumhuriyet kurmakta, prensip anlaşmasına varırlar. Bu karara uymakta, karşı tarafın ciddî bir inanışla taahhüde girmediğini, o gün gibi, bugün de ifade etmek mümkündür. Yunanlılarla Kıbrıs Rumlarının, artık vaktin geldiğine karar verdikleri anda, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını (Enosis) ilân…

  • Kapitalist ülkeler ve emperyalist sistemle ilgili iki nokta var. Bunlardan birisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin geliştirdiği ve “Seçmeli Caydırıcılık” olarak Türkçeye çevirdiğim Amerikan doktrini ile ilgilidir. Bu doktrin bir tek sonuca yöneliyor; artık, eninde sonunda ABD ile silahlı çatışmayı göze almadan Türkiye türünde ülkelerde bırakınız sosyalist, “kapitalist olmayan” veya Washington’a dost sayılmayan bir hükümet bile kurmak…

  • Öztorun ile ancak Haydar Saltık yarışabilir. Amerikan Hükümeti’nden görevde iken madalya alan üç generalden birisidir; diğer ikisi yazgı birliği yaptığı Necdet Üruğ ile şimdiki başkan Orgeneral Necip Torumtay’dır. Sf. 82 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de üniversiteleri itibarsızlaştırma süreci devam ediyor. 1402 sayılı yasa ile görevinden uzaklaştırılan ve İdare Mahkemeleri’nden iptal kararı almalarına karşın, İstanbul Üniversitesi Rektörü Cem’i Demiroğlu’nun Danıştay’dan yürütmenin durdurul­masını istemesi nedeniyle ders veremeyen öğretim üyeleri varken, üniversitede dünya barışının düşmanı NATO’nun İngiliz Lordu Genel Sekreteri’ne ders verdiriliyor. Sıkıyönetim Komutanı kararıyla üniversiteden uzaklaştırılan öğretim üyelerinin yanına yaklaşamayan Üniversite…

  • Bundan, Amerikan misyonerlerinin, Osmanlı topraklarına, çok zaman yanlışlıkla sanıldığı üzere, Türkleri Hıristiyanlığa çekmek için gelmedikleri sonucunu çıkarıyoruz; daha çok Ermenileri Protestan yapmaya çalışıyorlardı. Kürtler üzerine çalışmaları da mümkündür, iç içe ve yan yana yaşıyorlardı. Sf. 404 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fakat her ne olursa olsun, Irak’ın işgal edildiği bir zamanda, Türkiye’de geniş geniş yığınları pasifize edebilmek için bir İslâmik Hükümetin kurulması kaçınılmaz görünüyordu; tarikat bağlantısı ve kripto-Yahudi ve Sabatayist kanalların olmasıysa tercih nedenidir. Sf. 293 Daha milletvekili bile olmadan Washington’da Bush tarafından kabulünde Tayyip Erdoğan’ın Bush’a Kuzey Kapısını vaat etmiş olabileceğini tahmin ve teşhis etmek…

  • Ruşen Çakır’ın bir Amerikalı diplomat ile konuşması, Amerikalı diplomatın şu sözleri, bugün söylendiği zamana göre daha değerlidir; “Özal bana Refah Partisi’nin istikbal vadeden bir parti olduğunu ancak temel iki sorunu bulunduğunu söylemişti. Başında genç bir lider bulunmayışı ve Yahudilere, İsrail’e sert tavrı.” Bu tespitten sonra hem Washington’un ve hem de Dünya Yahudi Partisinin İslâmist Partiye…

  • ABD’deki Yahudi Kuruluşu ve Lobileri ise Türk Devletinin resmi muhatabı hâline getirilmişti; yeni Cumhurbaşkanı veya Başbakanlar, önce bunlara takdim ediliyordu. Bütün kapılar bütün kabiliyetlere kapatılmıştı, ortada yetenek kalmamıştı… Sf. 434 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 434) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ottoman Empaire of America kurulmaktadır; plan budur ve burada “Tükler” için yer yok. “Türk İslam Sentezi” veya “Avrasya Birliği” Amerikano – Judaik yayılmanın paravanasıdır. İleri sürdüğüm “rezerv devlet” kavramı tartışılmalı ve geliştirilmelidir. Irak’ta kurulmakta olan Kürdo – Judaik devletler de alınmalı ve incelenmelidir. İslâm’dan sonra Yahudi Devletleri, benim önerdiğim yeni bir kavramdır; a) İspanya’daki Arap…

  • Kissinger’ın anılarında, Kıbrıs Savaşından nerede ise hiç söz etmemesi de düşündürücüdür. .. Savaş döneminin Enerji Bakanı Kâmuran İnan, “Bütün bunları zabıtlardan kendi gözlerimle okudum” sözleriyle bizi teyit ederek, Kıbrıs Çıkartmasını, Kissinger’ın özendirdiğini ve her adımda tahrik ettiğini ortaya koymaktadır; her hangi bir kuşku kaldığını sanmıyorum. s.261 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1.…

  • Kıbrıs’ın şahin Türk lideri Rauf Denktaş’ın Türkiye’nin askerî müdahalesine karşı olması, ilk bakışta, şaşırtıcı görünebilir; Yalnız değil, o zamanlar eski Başbakan Süleyman Demirel ise daha ileride, şiddetle önlemeye çalışıyordu, “biz cihan devleti değiliz ki, üstelik yalnız başımıza yapamayız.” Diye bağırıyordu. Amerika’sız olmaz, anlamında konuşuyordu. .. Hâlbuki o sırada Başbakan Ecevit’ti ellili yıllarda bir staj için…

  • Kissinger’ın Sovyetler Birliğini Orta Doğu’dan atma siyaseti, Kennedy’nin daha 1960 yıllarının başında fark ettiği ve İsrail ve Dünya Yahudiliğinin 1967 savaşından sonra temel politik yönelimi olan çizgiye uygundur. Yalnız, bu direktifin, artık kendisini bağlantısız sayan ve Kıbrıs Komünist Partisi AKEL ile harmoni içinde çalışan Makarios’un Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı sürdüğü müddetçe, realize edilebilmesi belli ki zordur; bu…

  • Gromiko, anılarında, bu konspirasyonla ilgili olarak bazı ipuçları veriyor; .. Washington’da Sovyet temsilcisi olduğu sırada bir Beyaz Saray ziyaretinde Başkan Kennedy’nin, baş başa kalmak istediğini ve burada iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilebilmesinin önündeki, iki engel, daha doğrusu “iki gurup” bulunduğunu söylediğini yazıyor; bu gurupların birisi “ideolojik nedenle” hareket etmektedir. Anlaşılan Başkan bunların üzerinden pek durmak…