Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: ABD, NATO
-
“Türkiye, sınıfsal yapısıyla, nesnel ve öznel durumuyla, ABD’nin yörüngesine girmek istiyor. Türkiye bunun için bir savaşın çıkmasını da istiyor. Türkiye burjuvazisinin işine yarıyor. Beraat ediyor. Çünkü tehdit olmasa Amerika’nın kucağına atılmayacak. Sonra İsmet Paşa’ya da yarıyor. Çaresiz kalınca koskoca İsmet Paşa ne yapsın? İsmet Paşa da beraat ediyor. Sonra inanmamış solcularla, inanmış fakat bilgisiz ve…
-
“Türkiye, kuvvetli değiştikçe, dostluğunu da değiştirmede alışılmamış bir manevra kabiliyeti sergiledi. Mustafa Kemal’de bir yandan, dünya kuvvet dengesinin çözülüp yeniden düğümlendiği bir dönemde Türkiye’nin başında olmasının; diğer yandan da üstün siyasal yeteneklerinin, daima alabileceğinden daha azına razı olmayı ve yapabileceğinden daha çoğunu yapabilecek izlenimi vermeyi bir politika haline getirmesinin avantajlarından yararlanarak bu manevralara daha ritmik…
-
(II. Dünya savaşı sırasında ve sonunda Amerikan yönetimi ve halkı, Sovyetler Birliği, Lideri olan Stalin ve Dışişleri Bakanı Molotov hakkında çok sıcak duygular besliyorlar. Ortam çok yumuşak. Bu ortamı Churchill sertleştiriyor:) “1946 ilkbaharında Churchill Birleşik Devletleri ziyarete gidiyor. Fakat artık Başbakan değil. Missouri eyaletinde, Fulton kasabasında Westminister Collage de bir konferans veriyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine…
-
(Tarih 9 Şubat 1947 Moskova’da düzenlenen Konferans’ta, Türkiye uzmanı, Prof. A.F. Miller, “Türkiye ve Boğazlar Sorunu” adlı konuşmasında, Sovyetlerin, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın gizli belgeleri açıklamasıyla ilgili olarak şunları söylüyor:) “Bazı Türk devlet adamlarının gerçek çehresini gösterdi” diyor ve devam ediyor; “Türkiye Başbakanı Şükrü Saraçoğlu da daha ileri gidiyor, Von Papen (Alman Dışişleri Bakanı) ile…
-
“4 Şubatta (1944) yani Türk – İngiliz görüşmelerinin kesilmesinden bir gün sonra, İngiltere Dışişleri Bakanı’nın ABD Dış İşleri Bakanı’na gönderdiği bir telgrafta, görüşmelerin kesildiğini bildirdi… Türk – İngiliz ilişkilerinin dondurulduğunu ve Amerika’nın da aynı hareketi yapması isteniyordu.. İngiltere 2 Mart’ta Türkiye’ye yapmakta olduğu silah ve malzeme yardımını durdurdu. ABD ise 1 Nisan’da Türkiye’ye yapılan Lend…
-
“2. Savaştan önce Cemiyet-i Akvam (Birleşmiş Milletler) Avrupa’da idi, ABD’ye taşındı, Uluslararası Para Fonu IMF ve Dünya bankası da yine Washington’da ABD başkanının ikametgâhı olan Beyaz Saray ile aynı cadde üzerinde ve yürüyüş mesafesinde bir yerde kondu.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Menderes, 27 Mayıs’ta (1960) iktidardan düşürülmesinden hemen önce, Sovyetler Birliğini ziyaret edeceğini açıkladı. … 27 Mayıs’tan önce Türkiye’de bir Sosyalist Parti kuruldu. 27 Mayıs’tan hemen önce bir planlama örgütünün nüvesi (çekirdeği) kuruldu.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Milli Birlik Hükümetleri ile İsmet Paşa başkanlığındaki hükümetlerde Dışişleri Bakanlığına Selim Sarper ile Feridun Cemal Erkin getirildiler. İlki (yani Selim Sarper) Moskova Büyükelçisi, ikincisi Dışişleri bakanlığı Genel Sekreteri olarak, İkinci Dünya Savaşı sonunda, Sovyetler Birliğinin bizden üs ve toprak istediği masalının yaratıcısı idiler.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 –…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): 1920 -30 yılları arasında Rusya ile ekonomik ve siyasi ilişkiler iyi. 1930 ve 35 yılları arasında ekonomik ilişkiler iyi siyasi ilişkiler kötü, 1935 ve 55 yılları arasında ilişkiler çok zayıf, 1956’dan sonra Menderes döneminde siyasi ve ticari ilişkiler canlanıyor, 1966’dan sonra çok iyi noktalara geliyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…
-
“Joseph C. Grew 1929’da İstanbul’da ABD Büyükelçisi. 1952’de anılarını yayınlıyor, 2. Dünya Savaşı’nda Zaman zaman ABD Dışişleri Bakanı vekilliği de yapıyor. Grew anlatıyor; “Tevfik Rüştü .. yemekte bana, yeter ki biz (ABD) Türkiye’de kalalım, Hükümeti’nin Ankara’da mı yoksa Konstantinapol’de mi oturmamıza, zerre kadar önem vermediğini, Türklerin benim dostluğum ve öğütlerim olmadan muhtemelen (ihtimaldir ki) işleri…
-
(ABD’nin) “Casus uçuşları Demirel Başbakan olunca durduruldu.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.
-
15 Aralık 1925’de ABD Büyükelçisi Amiral Bristol ülkesine gizli bir rapor gönderiyor; ‘Hüseyin Cahit Bey’in son zamanlarda 9.000 liraya güzel bir Berlıet otomobil aldığı bana bildirildi. Bunun 6500 lirasını peşin olarak ödedi, geri kalanını gazetelerindeki ve başka yerel gazetelerdeki reklamlarla karşılayacak.’ ‘Suphi Nuri Bey, Celal Nuri (İeri) Bey’in kardeşidir. Babaları Nuri Bey, şimdi biraz yumuşamış…
-
“Julian E. Gıllespıe, 2 Şubat 1922’de Washington’a, ondan önce de 10.01.1922’de İstanbul’daki Amerikan temsilciliği yapan Amiral Bristol’e mektuplar yazıyor. Bakanlığa yazdığı mektup resmi, Bristol’e yazdığı mektup çok çıplak. “Sansürsüz bir mektup yazıyorum” diyor, Bristol’e; “Yusuf Kemal (Tengirşek) Bey, Rauf (Orbay) Bey, Fethi (Okyar) Bey, Dr. Adnan (Adıvar) ve Celal (Bayar) Beylerle tatmin edici birçok görüşmeler…
-
Ahmet Emin Yalman: “Yakın Tarihte Gördüklerim, Geçirdiklerim” adlı eserinde anlatıyor; “1923 başları, Lozan’a ara verilmiş, seçime gidiliyor, muhalefet Meclis’ten çıkartılacak, keyifsiz bir hava ülkeye hâkim, tam da bu sırada Amiral Colby M. Chester adında bir Amerikalı ortaya çıktı, kötümser bulutların dağılmasını sağladı. … daha 1908 yılında ortaya atılan projeye göre, Amerikalılar, Merkezi ve Doğu Anadolu’da…
-
“20 Mart 1921’de (Sovyetler – İngiltere Ticaret antlaşmasından 4 gün sonra) Sovyet Dışişleri Komitesi yardımcısı Litvinov, ABD’nin yeni başkanına (Harding), Kongreye Merkez Komitesinin kutlama telgrafını ve iki ülke arasında ticaret ilişkilerinin başlatılması isteğini gönderdi. .. İlk Sosyalist devletin, büyük bir yatırım programı uygulamak zorunda olduğunu ve bu yüzden de sermaye mallarına önemli bir talep yaratacağını…
-
“Kurtuluş Savaşı başında ve içinde Kemalistler, batı ile dost olmak için değil, Sovyet Rusya ile dost olmak için Anadolu’daki komünist hareketi kontrol etmek, bastırmak ve de gerekirse komünistleri öldürmek gereğini düşünüyorlar. İçeride komünist harekete karşı sert tutum ile Sovyet dostluğunu elde etmeye çalışma, Türkiye’de olmasa bile başka ülkelerde, Mustafa Kemal’in önemli bir katkısı sayılıyor. Truman…
-
“Dr. Haluk Ülman “1934 Yıllarından sonra, Türkiye’nin 1930’lara kadar batılı devletlerin hepsinden duyduğu korkunun yerini, özellikle İtalya’dan duyulan korku almıştır. Türkiye’yi o zamana kadar birlikte yürüdüğü Sovyetler Birliğinin dostluğuyla yetinmeyerek, İngiltere ve Fransa’ya bağlanmaya iten, bu korkudur.” Türkiye batıdan korkunca Sovyetler Birliği ile dost oluyor, ancak, Batı ülkelerinden birisinden çok korkunca batı ile kucaklaşıyor.” Alıntı:…
-
“Soğuk savaş Türkiye’nin iç sorunudur. 2.Dünya Savaşı bitince, resmi tarihin söylediğinin tam aksine, Türkiye, dünya topluluğunun yalnız ve itibarsız bir ülkesi oluveriyor. Bu yüzden Türkiye, ikinci savaş biter bitmez yeni bir dünya savaşı özlüyor. Bunun kışkırtıcılığını yapıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Soğuk savaş, korku ile sürdürülen, sıcak savaştır. Korkanların korkularını çoğaltmalarına ve yaymalarına dayanıyor.” İstanbul basını, dün ve bugün hep Dışişleri bakanlığının bir uzantısı olarak çalıştı. Soğuk savaşla birlikte önce ABD de entelektüel yaşam, önemli ölçüde, sona eriyor. George Kennaan, ABD’li çok önemli bir diplomat ve doktrin adamı, ABD yönetimini, Sovyetlerin sarılmasına ikna etti. ABD Dışişleri…
-
“Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor…. İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor…. Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü…